740 bin esnaf kepenk indirdi

Her yıl yüz binlerce esnaf kepenk indiriyor. Esnaf sayısı, 2001 yılındaki kiriz dönemindeki rakamların bile çok gerilerine düştü.

Bir yandan ekonomideki kriz, diğer yandan dev alışveriş merkezlerinin yaygınlaşması, küçük esnafı yok oluşla karşı karşıya bıraktı. 2004’te 3 milyon 448 bin olan BAĞ-KUR’lu sayısı, geçen şubat itibarıyla 2 milyon 708 bine geriledi. Yani 740 bin esnaf kepenk indirdi.

2004’TEN BERİ SÜREKLİ AZALIYOR

Küçük esnaftaki kan kaybı, AKP iktidarında düzenli bir seyir izliyor. 2003 yılında 3 milyon 383 bin olan BAĞ-KUR’lu sayısı 2004 yılında bir miktar artarak 3 milyon 448 bine yükseldi. Ancak 2004 yılından bu yana sürekli azalıyor.
Türkiye’nin büyük bir ekonomik kriz yaşadığı, esnafın Başbakanlıkta yazar kasa fırlattığı 2001 yılı esas alındığında ise esnaf sayısı 628 bin azaldı. Esnafın kepenk indirmesi, sadece belli meslek kollarıyla ilgi değil. Her iş kolunda esnaf sayısı, AVM’ler karşısında tutunamayarak yok oluyor. Kan kaybının en çok hissedildiği meslek gruplarının başında fotoğraf stüdyoları, marangoz atölyeleri, bakkallar, büfeler, tesisatçılar, ayakkabıcılar ve terziler geliyor.

KREDİ ALMA İMKANLARI SINIRLI

Devletin adeta gözden çıkardığı esnaf kesimi, kredi imkanlarına ulaşamıyor. Kredi alamayan, sermayesini geliştiremeyen esnaf, işini de geliştiremiyor. Bu tablo içerisinde ayakta kalamayan esnaf devre dışı kalıyor.
Kazandığıyla kira, fatura, vergi ve primini ödeyemeyen esnaf, kurtuluşu kepenk indirmekte buluyor. Böylece bireysel işletmeler bir bir yok oluyor. Süreç işsizliği tetiklemesinin yanı sıra pek çok geleneksel meslek kolunun da tarih olmasına yol açıyor.

ECZANELER İFLASTA

AKP iktidarı döneminde sorunları katlanarak artan 25 bine yakın eczacı, ekonomik kriz ile karşı karşıya. Geçen yıl 1700 eczane ekonomik gerekçelerle kapandı, 2 bin 500 eczane ise kredi borç batağıyla karşı karşıya.
SGK’nin ilaç politikası nedeniyle özellikle kanser, kan hastalığı gibi hayatı tehdit eden hastalıkların tedavilerinde kullanılan yeni dönem ilaçlar, ülkemize gelemiyor. Hastalar da mağdur, eczacılar da. SGK’nin uyguladığı yüzde 50’lik kamu kurumu indirimi karşısında firmalar “Bu işten para kazanamıyorum” gerekçesiyle ilaçları ya üretmiyor ya da ithal etmiyor. Ayrıca döviz kurundaki artışın yarattığı sorunlar da var. ‘Dövizdeki her yüzde 10 artış, ilaç kuruna eklenir’ düzenlemesi olmasına karşın kurun 2.07 avro olarak sabitlenmesi karşısında firmalar pahalı ve yeni nesil ilaçları Türkiye’ye getirmekten vazgeçti. Bunun sonucu olarak kanser ilaçlarındaki yeni nesil birçok ilaç ülkemizde yok.