Zeynep Oral: “SETA Ortaya bir ‘cadı avı’ koymuştur”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, PEN Türkiye, Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın İş, Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye Yayıncılar Birliği, HABER-SEN ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Temsilcilerinin katıldığı toplantıda SETA’nın gazetecileri fişleyen raporuyla ilgili basın meslek örgütü temsilcileri görüşlerini paylaştı.

PEN Türkiye Başkanı Zeynep Oral: SETA  (Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı) Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları başlıklı 196 sayfalık  raporunu  baştan sona okudum.  O sayfaların araştırmayla, düşünceyle, analizle, yorumla ilgisi yok. O sayfalar bir fişleme olayı, bir ihbarcılık ve tehdit aracı... Gözdağı vermek, korkutmak için yazılmış. Ve zaten nicedir sınırlı olan düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef alıyor.

Türkiye'nin her yıl en çok gazeteci ve yazar hapseden ülke olması yetmedi, bu utanç yetmedi, Medyanın iktidar sahipleri tarafından satın alınması yetmedi, Medyanın büyük bir çoğunluğunun aynı başlıklarla çıkması yetmedi, iktidar emriyle meslektaşlarımızın işlerinden kovdurulması yetmedi, düşünceyi, yazmayı, çizmeyi, ifade etmeyi yasaklamak, terör suçuyla ilişkilendirmek yetmedi, eleştiren gazetecileri vatan haini diye yaftalamak yetmedi. Şimdi sıra yabancı medyanın yanı sıra Cumhuriyet, Birgün, Evrensel, Diken, T24 gibi kuruluşları ve kimi meslektaşları hedef göstermeye geldi.

Bu raporda gazetecilerin tavırları inceleniyor. Dünya görüşleri irdeleniyor. Öz geçmişlerinden, sosyal medya paylaşımlarından ve yaptıkları haberlerden yola çıkılarak dünya görüşlerine ilişkin yorumlar yapılıyor. Gazetecilerin Twitter hesaplarından alınan bazı ekran görüntüleri örnek olarak sunuluyor.  Kimin kimden ne retweet ettiği saptanıyor.  Bu rapora göre, kadın sorunlarıyla ilgilenmek de, Meclisteki yasal bir parti olan HDP' ile iletişim kurmak da kuşkuyla karşılanıyor ya da 'suç' sayılıyor.

Bu rapora göre yolsuzluk yapmak değil ama yolsuzluk var demek suç. Bu rapora göre hükümeti eleştirmek suç. Bu rapora göre, ülke ekonomisi berbat olabilir, emekçinin   hakkı gasp edilebilir; ancak bunları dillendirmek yasak.  Bu rapora göre her ay 30-40 kadının erkekler tarafından öldürülmesi doğal ama her ay bu ülkede 30-40 kadının öldürüldüğünü yazmak suç!  Bu rapor düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü için yargı reformlarının konuşulduğu bir dönemde basın ve ifade özgürlüğüne vurulmuş kara bir lekedir; ağır bir darbe niteliğindedir.  SETA, hükümetin halkla ilişkiler görevini üstlenirken, ortaya bir cadı avı koymuştur.  Hemen şunu vurgulamalıyım: Sadece adı geçen gazeteler ya da meslektaşlar değil; bu raporla, işini yapmaya çalışan tüm gazeteciler, bağımsız tüm medya kuruluşları tehdit altındadır. Ve eğer meslektaşlarımızın başına bir şey gelirse sorumlusu SETA olacaktır. Bugün bir araya geldiğimiz meslektaşlarımız ve tüm bu kuruluşlarla birlikte, ülkede düşünce ve ifade özgürlüğü sağlanıncaya dek mücadeleye devam diyoruz.”