Yüceer’den vazalak açıklaması: “Nefret suçu işleyenler vakit kaybetmeden istifa etmeli”
Diyanet İşler Başkanlığı’nın ‘Alevilerle evlenilmez. Alevilerin elinden yemek yenmez’ fetvalarının ardından, Devletin bir diğer bir kurumu olan Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde ‘vazalak’ kelimesinin anlamının, ‘Alevi, müslüman olmayıp öyle görünen, oruç yiyen’ olarak ifade edilmesi kabul edilebilir değildir.
Devlet kurumlarının bütçesi sadece tek bir inanç grubunun değil, bütün yurttaşların vergileriyle oluşturulmaktadır. Diyanet’te görev yapan memurlar da TDK Sözlüğü’nü yazan memurlar da maaşlarını bu bütçeden almaktadır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ LAİK BİR DEVLETTİR
Bırakın bir inancı yok saymayı, herhangi bir yurttaşın inancını sorgulamak, aşağılamak, hakaret etmek, Devlet kurumlarının ya da herhangi bir kişinin haddi değildir.
Devletin görevi nefret diliyle toplumu ayrıştırmak, ötekileştirmek, yok saymak, hakaret etmek değil; her inanca eşit mesafede yaklaşmak, her bir inanç grubunun inancını yaşamasını teminat altına almaktır.
Ancak iktidar sözcüleri başta olmak üzere, Devlet kurumları tarafından sistematik bir şekilde Alevi yurttaşlarımızın hedef gösterilmesi, cemevlerine ısrarla yasal statüsü verilmemesi, tek bir inanca yönelik zorunlu din dersi dayatması, ders kitaplarında Aleviliğin yok sayılması, Devletin Aleviliğe bakışını ve Alevileri eşit yurttaş görmeyen anlayışını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
BU ANLAYIŞ HER ŞEYDEN ÖNCE İNSANLIK DIŞIDIR
Miting meydanlarında ‘soy önemli soy’ diyerek toplumu bölmek isteyenler bu nefret suçunun baş sorumlusudur.
Maalesef bu anlayış Devlet kurumlarına da sirayet etmiş durumdadır.
Yolu erkanı gereği her zaman barış ve özgürlükten yana tavır alan Alevilere ve Alevi inancına yönelik bu nefret söylemleriyle demokrasiye; çok kültürlü, çok kimlikli toplumsal yapıya karşı da suç işlenmektedir.
ALEVİLER BU TOPLUMUN EŞİT YURTTAŞLARIDIR
Devlet, Alevilerin inanç ve değerlerine “kör” olmayı bırakmalı, hak temelli bir yaklaşımla eşit yurttaş olarak haklarını teslim etmelidir.
Bu nefret suçunu işleyenler vakit kaybetmeden istifa etmeli, sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmalı, incitilen Alevi yurttaşlarımızdan özür dilenmelidir.
BİZ DE BU SKANDALIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
TDK’da, Diyanet’te, müfredatta, Devletin bütün kurumlarından toplumu ayrıştıran nefret dili son bulana, kadın ve çocuklara yönelik cinsiyetçi ifadeler ayıklanana kadar mücadelemize devam edeceğiz.
Yeni Soluk
Yorum Yap