Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Yüksek Askerî Şûra (YAŞ), önemli bir kararla Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı görevine Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nu getirdi. Görev süresi dolan Orgeneral Metin Gürak’ın emekliye sevk edilmesinin ardından yapılan bu atama, TSK’nın kurumsal yapısı ve demokratik denetim açısından da dikkatle izleniyor.
Bayraktaroğlu’nun atanması, sadece bir askeri terfi olarak değil, aynı zamanda Türkiye’de son yıllarda yaşanan sivilleşme-tarafsızlık tartışmaları açısından da değerlendiriliyor. Özellikle askeri kadrolar üzerindeki siyasi etkilerin arttığı yönündeki eleştiriler göz önüne alındığında, bu tür atamalar geniş yankı uyandırıyor.
BAYRAKTAROĞLU KİMDİR?
Artvin’in Yusufeli ilçesinde 1961 yılında doğan Bayraktaroğlu, Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu mezunu. Askeri kariyerinde istihbarat, MEBS ve siber savunma gibi stratejik görevlerde yer aldı. 2021 yılında orgeneralliğe terfi eden Bayraktaroğlu, 2023 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilmişti.
TSK’nın çeşitli kademelerinde görev yapan Bayraktaroğlu’nun adı, özellikle Genelkurmay Personel Başkanlığı yaptığı dönemde ihraç kararlarına imza atan komutanlar arasında anılmıştı. Bu süreçte verilen bazı kararlar, kamuoyunda ve muhalefet çevrelerinde tartışma yaratmıştı.
YAŞ KARARLARI GÖZLERİ SİVİL-ASKER DENGESİNE ÇEVİRDİ
Yüksek Askerî Şûra’nın 2025 kararlarıyla birlikte toplam 61 albay general ve amiralliğe yükseltilirken, TSK’daki general ve amiral sayısı 332’ye ulaştı. Ancak bu terfiler, liyakat vurgusu yapan muhalefet partileri tarafından dikkatle izleniyor. CHP’li kaynaklar, geçmişte olduğu gibi askeri kadroların partizanlaşmasının orduyu zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
CHP kurmaylarına göre, TSK’da yapılacak her atama, yalnızca askeri disiplin ve düzenle değil; aynı zamanda anayasal çerçevede sivil otoriteyle olan ilişkiyle de değerlendirilmeli. Bayraktaroğlu’nun geçmiş sicili ve görevdeki performansı bu açıdan izlemeye değer bir dönem başlatıyor.
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI GÖREVİ NASIL ŞEKİLLENİR?
Bayraktaroğlu’nun yeni görevi, Türkiye’nin iç ve dış güvenlik politikalarının yanı sıra, NATO ilişkileri ve savunma reformları açısından da kritik önemde. Uzmanlara göre, özellikle personel yönetimi ve siber güvenlik alanlarında önceki görevlerinden gelen deneyimiyle öne çıkan Bayraktaroğlu’nun nasıl bir profil çizeceği önümüzdeki aylarda netleşecek.
MUHALEFETİN TAKİBİNDE: TARAFSIZLIK İLKESİ TEST EDİLECEK
CHP’ye yakın kaynaklar, Genelkurmay Başkanlığı makamının siyasi iktidar ile mesafesinin korunmasının kritik olduğunu vurguluyor. Son yıllarda askeri bürokrasinin iktidarla paralel çizgide hareket ettiği yönündeki algı, demokratik denetim ve tarafsızlık ilkesinin daha da güçlendirilmesini zorunlu kılıyor.
SONUÇ: YALNIZCA TERFİ DEĞİL, SİYASİ BİR GÖSTERGE
Selçuk Bayraktaroğlu’nun Genelkurmay Başkanı olarak atanması, teknik bir terfi olmanın ötesinde, iktidarın ordu üzerindeki denetimi ve asker-sivil ilişkilerinin gidişatı açısından da önem taşıyor. CHP çevreleri bu gelişmeyi, “kurumsal denge” açısından kritik bir dönüm noktası olarak yorumluyor.