Üç gün sürecek olan CHP'de 39. Olağan Kurultayından notlar…

CHP’nin 39. Olağan Kurultayı, partinin 17 yıl sonra yenilediği parti programının delegelere sunulmasıyla başladı. Yeni program oybirliğiyle kabul edildi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Olağan 39'uncu Kurultayı'nın açılışını yaptı. Kurultay maratonu, 3 gün boyunca sürecek.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), üç gün sürecek 39. Olağan Kurultayı’nı “Şimdi iktidar zamanı” sloganıyla Ankara Spor Salonu’nda başlattı.

Kurultayın ilk günü parti programını yenilenmesi ve tüzükteki bazı maddelerin değiştirilmesi görüşüleceği için seyircilere kapalı olarak gerçekleştirildi.

Kurultay salonunda CHP’nin tutuklu belediye başkanlarının fotoğraflarına yer verildi. Salonun dört ana sütununda Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, CHP lideri Özgür Özel’in, yakın zamanda yaşamını yitiren eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen’in ve yine yakın zamanda yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in fotoğrafları yer aldı.

Salonda CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu için de “İmamoğlu’na özgürlük” yazılı bir pankart ile Özel ve İmamoğlu’nun fotoğraflarının yer aldığı “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” pankartı asıldı.

Ayrıca CHP’nin “Millet iradesine sahip çıkıyor” mitinglerinde kullandığı “Adayımızı yanımızda, sandığı önümüzde istiyoruz” sloganı afiş olarak salona asıldı.

Partinin 81 ilinden kadın kollarının parçalarını birleştirerek oluşturduğu “Önce adalet, önce hürriyet” yazılı devasa bir pankart da salonun tribünlerine yerleştirildi.

KOREOGRAFİ HAZIRLIĞI

Salonda partinin kurultay için hazırladığı yeni şarkısı, Edip Akbayram’ın Güneşli Günler şarkısı, Zülfü Livaneli’nin şarkıları, İmamoğlu’nun seçim şarkılarından “Ekrem burada, hodri meydan” gibi şarkılar çalındı. Bunun yanında salonda kurultayın ikinci günü için yapılan koreografi hazırlıkları olduğu da görüldü.

KEMAL KILIÇDAROĞLU KATILMADI

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılmadığı kurultayda, Özel’in yanında partinin eski genel başkanlarından Murat Karayalçın, İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, Muharrem İnce, partinin genel başkan yardımcıları oturdu.

Bunun yanı sıra partinin milletvekilleri, belediye başkanları ve delegeleri de salondaki yerini aldı. Geçen hafta tahliye olan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da kurultaya katıldı.

Kurultay saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

DİVAN BAŞKANI OYBİRLİĞİYLE SEÇİLDİ

Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce oybirliğiyle divan başkanı olarak seçildi.

ÖZEL: 'OYBİRLİĞİ İLE ONAYLAMIŞTIK'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Olağan 39'uncu Kurultayı'nın açılışını yaptı.

Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Değerli yol arkadaşlarım, partimizin vefakar ve cefakar neferleri bir kez daha hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum. 39’uncu Olağan Kurultayımıza hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün kurultayımızın ilk günü, cumartesi ve pazar günleri iki günlük, seçimli, siyasi tonu yüksek kurultaylarımızın yanı sıra uzun süre sonra ilk kez üzerinde uzun emekler verdiğimiz parti programımızı tartışacağımız, görüşeceğimiz, son şeklini verip hayata geçireceğimiz, oylamasını yapacağımız, ardından tüzüğümüzde son bir yıl içinde ortaya çıkan bir takım değişiklik ihtiyaçlarını gidereceğimiz, ardından da yarınki kurultay takvimimizi işletmek üzere bugünkü çalışmalarımızı tamamlayacağımız kurultayımızın ilk günündeyiz.

Yarın 81 ilden, Türkiye’nin dört bir yanından buraya koşup gelecek Cumhuriyet Halk Partililerin takip edecekleri bu salonda bugün delegelerimizle ve davetlilerimizle birlikte program çalıştayımızı yapacağız. Bildiğiniz gibi iki yıl önce bu salonda Değişim Kurultayı’mızda bir takım sözler, vaatler ve önümüze bir çalışma takvimi koyulmuştu. O takvimin içinde hiç şüphe yok ki en önemli iki hedefimiz, tüzüğümüzü değiştirmek ve programımızı yenilemekti. Geçen sene 4-9 Eylül tarihleri arasında; 4 Eylül, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partimizin de ilk kongresi o günkü söylemle, ilk kurultayı olarak kabul ettiği Sivas Kongresi’nin toplandığı gün, 9 Eylül de hem düşman işgalinden Anadolu’yu kurtardığımız, düşmanı denize döktüğümüz hem de partimizin kuruluş yıldönümüne gelen haftayı kuruluş haftası olarak tanımlamıştık.

Geçen sene bu kuruluş haftası boyunca çeşitli etkinlikler yapmış, tüzüğümüzü 81 il başkanımızın ve örgütümüzün sahiplendiği bir süreçle örgütün talepleri, çağın talepleri, Türkiye’nin önüne koymak istediğimiz örnek parti içi demokrasi hedeflerimiz, bizlerin ve parti içi demokrasiye dair söz söyleyen herkesin taleplerinin ortaklaştığı ve 10 ay öncesindeki kurultayımızda söz verdiğimiz gibi ortak akılla çalışıp, bir mutabakatla sonlandırmak istediğimiz tüzüğümüzü bu salonda toplanan delegelerimizin neredeyse oybirliğiyle, en tartışmalı maddesinde 32 karşı oya karşı bin 200’ün üzerinde oyla, maddelerinin çoğunu oybirliği ile onaylamış ve yürürlüğe koymuştuk. O tüzüğümüzde artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin bundan sonra her yıl 4-9 Eylül arasındaki haftayı kuruluş haftası olarak kutlaması da resmiyet kazanmıştı.” 

BİZDE BÖYLE OLAMAZDI.

“4-9 Eylül haftasında bu yıl için hedefimiz, program çalışmamızdı. Tabii ki program çalışması ne bir güne, ne bir haftaya sıkıştırılabilecek ya da partide birkaç kişinin oturup kaleme aldığı ve ardından oya sunduğu bir metin olamazdı. Elbette pek çok siyasi partide bunun şekil şartı tamamlamak için yürütülen bir süreç olduğunu biliyoruz. Ama bizde böyle olamazdı. Biz söz verdiğimiz gibi 81 ilde ilk il danışma kurullarını yapıp, bu çalışmaları il bazına taşıyarak, tanıtarak tartışmaya başladık. Ardından 923 ilçemizde ilçe danışma kurulları yapıldı. İlçe bazında partimize geçmişte emek verenler, katılım sağlamak isteyen tüm üyelerimiz.

O ilçelerin meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri, varsa sendikal örgütlenmelerinin davet edildiği, şehrin kanaat önderlerinin ziyaret edilerek fikirlerinin alındığı, ilçe danışma kurullarında tartışıldığı, raporlaştırıldığı bir süreci hep birlikte siz yaşadınız ve programımızdan beklentileri ilçe bazında tartışarak olgunlaştırdınız. Ardından ikinci il danışma kurulu toplantılarımız yapıldı. İlçelerden gelen öneriler, il danışma kurulu toplantılarında tartışıldı. Üzerinde mutabakata varılan maddeler olgunlaştırıldı, raporlar haline getirildi ve genel merkezimize yollandı.

Bu çalışmalarla eş zamanlı olarak Sayın Genel Sekreterimizin, yardımcılarının ve görev dağılımı gereği gölge bakanlarımızın kendi alanlarında ve tüm Parti Meclisi üyelerimizin, milletvekillerimizden katkı koymak isteyen çok sayıda arkadaşımızın emekleriyle hem bu raporlar çalışıldı hem dünyadaki örneklere bakan komisyonlarımız çalışmalarına devam ettiler. Bir yandan da bu kez genel merkezler düzeyinde, meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri, sendikalarla gerekli temaslar kurularak olgunlaşmakta olan metin anlatıldı.” 

KONUŞMAMI BUGÜN SADECE PROGRAMLA İLGİLİ KISIMLARLA SINIRLI TUTACAĞIM.

“Bu süreci mart, nisan, mayıs aylarında olgunlaştırmayı düşünüyorduk. Malum 19 Mart sivil darbesi, hatta 19 Mart yargı darbesiyle birlikte bambaşka bir sürece girdik. O günden bugüne neler yaşadık, neler oluyor? Bunların hepsini yarınki konuşmam sırasında değerlendireceğim. Ama bugünü programla ilgili detayların, programla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu perspektifin, Türkiye’nin önüne koyacağı yol haritasının önüne geçmemesi açısından konuşmamı bugün sadece programla ilgili kısımlarla sınırlı tutacağım.

Siyasi polemiklere, siyasi değerlendirmelere ya da önümüzdeki süreçle ilgili hep birlikte kararlılığımızı ifade edeceğimiz söylemlerin tamamını yarına bırakıyorum. 19 Mart’tan beri gelen zorlu süreçle Türkiye’de hem siyaseti paralize etmek, felç etmek, Cumhuriyet Halk Partisi’ni felç etmek ve bunların tamamen Cumhuriyet Halk Partisi’nin pozitif gündemini terk etmesini sağlamak, Türkiye’nin sorunlarını bildiği ama nasıl çözeceğine yönelik sözlerinin duyulmasına engel olmak maksatlı o kötü girişim; bir yanda arkadaşlarımızı özgürlüklerinden mahrum bırakırken, eşlerinden, çocuklarından, ailelerinden ayırırken, onlara çok ağır, çok haksız bedeller ödetirken, bir yandan da Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara hazırlanmasının, iktidar yürüyüşünün ve bunun toplum tarafından kıymetlendirilmesinin önüne geçmeye çalıştığı da çok açıktı. Her şeye rağmen bir yandan direndik ama bir yandan büyük bir emekle, büyük bir gayretle çalışmaya devam ettik.

Cumhuriyet Halk Partisi karşı kafede kayyım kapıda beklerken, içeride program çalışmalarını yapabilen, zaman zaman görev yapan genel başkan yardımcılarımızın, Parti Meclisi üyelerimizin ‘Partiye bir müdahale var mı?’ diye perdeyi aralayıp, dönüp ‘Dünyadaki sosyal demokrat programları Türkiye’ye en olumlu yönleriyle nasıl taşırız?’ çalışmasını birlikte yapabildikleri bir süreçti. Otobüsün üzerindeki konuşmanın öncesinde bir yandan ‘Ne konuşacağız?’ı not alırken, bir yandan programla ilgili verilmesi gereken bir- iki kritik kararı Genel Sekreterimizin telefonu ucunda yanıtladığım süreçleri dün gibi hatırlıyorum. O yüzden esas meselenin her şeyden kurtulmak için iktidar olmak, iktidar olmak için Türkiye’nin önüne Türkiye’nin sorunlarını çözecek hem kadroları hem programı çıkarmak, bu programdan bir hükümet programı çıkarmak, o hükümet programının somut vaatlere evrilmesinin ve kamuoyunda ‘Evet, bizi bu program kurtarır, bu parti kurtarır, bu kadro kurtarır. 100 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeyi bir kez daha kurtarır’ dedirtebilmenin esas yolunun bu çalışmalardan geçtiğini biliyorduk. O kararlılıkla da bugün sizlerle buradayız, sizlerle birlikteyiz.”  

PATCHWORK DİYE İSİMLENDİRİLEN KIRKYAMA ÇALIŞMASI

“Çok kıymetli konuklarımız var, Dilek Kaya İmamoğlu başta olmak üzere. Eşleri cezaevinde olan, babaları cezaevinde olan, evlatları cezaevinde olan aileler de burada. Çünkü nihai kurtuluşun ilk adımının bu salondan atılacağını biliyoruz. Yarın Türkiye’nin dört bir yanından gelecek ve bu salondaki iktidar yürüyüşü coşkusuna katılacak olanların oturacağı yerlerde anlamlı görseller var. Şunu ifade edeyim, benim sol tarafımda salonda bir kırkyama çalışması var. Patchwork diye isimlendirilen kırkyama çalışması var. Bununla ilgili ilk fikir sevgili Muharrem Erkek’in eşi Özen kardeşimizden geldi. Dedi ki, ‘Biz Türkiye’deki 81 ildeki bütün kadınlar ilmek ilmek, emek emek bir şey yapıp, onu gelip Saraçhane’de birleştirmek istiyoruz.’ Karşıdaki Türkiye haritasının her bir ili, o ildeki kadın kolları başkanlarımızın liderliğiyle, kadın kollarımızın gayretiyle, o ildeki kadınların emeğiyle hazırlandı.

Kadın Kolları Genel Başkanımızın, Sayın Dilek Kaya İmamoğlu’nun, Proje Koordinatörü Canan Çimen Hanımefendi’nin büyük gayretleriyle de Saraçhane’de bir araya getirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi Saraçhane’deki binasına, hep birlikte 19-26 Mart arasında kayyıma direndiğimiz, İstanbul’un iradesine sahip çıktığımız ve sonunda Ekrem İmamoğlu Silivri cezaevinde olmasına rağmen orayı bir atanmışa değil, yine ona vekâlet edecek Cumhuriyet Halk Partili bir seçilmişe emanet edene kadar mücadele ettiğimiz o binaya asıldı. O binadaki görüntü oradayken, arkadaşlarımız o binadaki 19-26 Mart direnişimizin, ki dışarıdaki fotoğraf sergisinde ilk geceki 110 bin kişiden 23 Mart akşamki 1 milyon 200 bin kişilik miting görüntülerine kadar o sergiyi de görebileceksiniz.

O günlerin anısına benimle görüntülü görüşmek istediler. Biraz güçlüklerle yapabildiğimiz o görüşmede, karşımdaki bu görüntüyü Saraçhane’nin üzerinde görünce dedim ki, ‘81 ildeki kadınların emeğiyle ortaya çıkmış bu çalışma, ‘Önce adalet ve önce hürriyet’ diyen bu çalışma, ‘Şimdi iktidar zamanı’ diye yola çıkacağımız kurultayımızda da mutlaka bulunmalı’ diye. Şimdi yarın belki bu boyutuyla gösteremeyiz, bütün tribünü kaplıyor. Ama buna emek veren 81 ilin Cumhuriyet’e sahip çıkan, demokrasiye sahip çıkan, seçme seçilme hakkına ve seçtiklerine sahip çıkan, Cumhurbaşkanı adayımıza ve iktidar kadrolarımıza sahip çıkan kadınları yürekten alkışlıyoruz. Hepsinin emeklerine sağlık.”

İKİLİ HUKUK UYGULAMALARININ ÖNÜNE GEÇECEK BİR ÇALIŞMAYI BURADA OLGUNLAŞTIRACAKSINIZ.”

“Sayın Genel Başkanım, değerli delegelerimiz. Bu salonda bugün ben birazdan aranıza katıldıktan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokrasi ve adalet konusunda kurumların yıpratıldığı, kuralların esnetildiği, gevşetildiği, terk edildiği bir büyük çöküşe, bir yandan sokakta çetelerin dolaştığı, bir yandan insanların yarın evine ekmek götürüp  götüremeyeceği kaygısını taşıdığı bir güvencesizlik ortamında, başta mahkemelerde, hukukta, sonra ekonomide sonra sosyal hayatta ve Türkiye’nin yarınlarında nasıl güvenli yarınları kurabiliriz, dirençli bir yurttaşı, güvenli yarınları ve kalkınan Türkiye’yi, güçlenen Türkiye’yi, kazanan Türkiye’yi nasıl sağlayabiliriz, nasıl taahhüt edebiliriz, bugün burada bunları çalışacaksınız.

Bu çökmüş sisteme karşı umudu örgütlemek için yola çıktık. Bunun için demokrasiyi konuşacağız, hukuku konuşacağız. Demokrasinin önündeki en büyük engel olan seçim barajını konuşacağız. Sadece belli partilere yapılan Hazine yardımının nasıl siyasetin toplumsallaşmasının önünde engel olduğunu ve bunu nasıl aşacağımızı konuşacağız. Siyasetin finansmanını, Siyasi Ahlak Yasası’nı, GRECO kriterlerini de aşacak, Türkiye’de siyasetin hem finansmanını şeffaflaştıracak hem yolsuzlukların önünü kesecek hem de bundan sonra her türlü tartışmayı ve ikili hukuk uygulamalarının önüne geçecek bir çalışmayı burada olgunlaştıracaksınız.”

TEMEL VATANDAŞLIK GELİRİNİ KONUŞACAKSINIZ.

“Eşit yurttaşlık ilkesi ile inanç kimliklerinin nasıl korunacağını, herkesin kendini eşit yurttaş hissedeceği güvencelerin, Anayasa Mahkemesi’nin önemini, AİHM kararlarının anayasal bağlayıcılığını ve bunun bundan sonraki süreçte nasıl güvence altında olacağını konuşacaksınız. Bugün bu salondan artık hiçbir çocuğun annesinden babasından yoksulluk mirası devralmaması için, hiçbir çocuğun annesinden, babasından yoksulluk mirası devralmaması için, hiçbir çocuğun hayata kapatamayacağı kadar bir farkla geriden başlamaması için devletin üstüne düşenleri konuşacaksınız. Temel Vatandaşlık Gelirini konuşacaksınız.

Birilerinin vergiyi tabana, siyaseti tavana yaymışken; verginin tavana, siyasetin tabana nasıl yayılabileceğini konuşacaksınız. Nitelikli eğitimin hem sınıftaki eğitimin hem okulun bahçesinden koridorlarına kadar nitelikli eğitimin önündeki eşitsizliğin, yoksulluğun yarattığı sorunların nasıl ortadan kaldırılacağını, o eğitimi veren ordunun bugün atanmayan öğretmenler de dahil olmak üzere sorunlarını ve Türkiye’nin bu konudaki yarınlarını, bu konudaki taahhütlerimizi konuşacaksınız.

Kadını sosyal hayata katan, çocuğu erkenden doğru şekilde eğitime hazırlayan kamu kreşlerinin olmazsa olmazlığını, başta üniversite öğrencileri olmak üzere tüm toplum için ücretsiz barınma hakkını, asgari ücretin ortalama ya da temel bir ücret olmak yerine bir yıllık kıdemle hızla ondan uzaklaştırılan bir başlangıç maaşı olmasını, onun da belirlenirken komisyonun adil, şeffaf hakkaniyetli olup orada emekçinin sözünün nasıl olacağını, yıllarca emek vermiş alın teri, göz nuru akıtmış, elleri nasırlanmış emeklilerin şu anda uğradıkları büyük haksızlığın nasıl ortadan kalkacağını, devletin memuruna da işçisine de nasıl sahip çıkması gerektiğini siz konuşacak, siz somut önerileri tartışacak, parti programımıza derç edeceksiniz.”

ÖRGÜTLÜ BİR EMEK YARATMANIN YOLUNU, YÖNTEMİNİ KONUŞACAKSINIZ.

“12 Eylül darbesi siyasetin üstünden tanklarla geçerken esas ezilenin örgütlenme hakkı olduğunu, her dört işçiden üçü sendikalıyken bugün Türkiye’de gerçek anlamda grevli toplu sözleşmeli sendikal hakların kamu dışarı çıkarıldığında nasıl eser miktarda kaldığını, bunun önündeki engelleri kaldırmanın, hem emeği korumak, hem siyaseti güvence altına almak, hem de demokrasi güvence altına almak olduğunun bilinciyle örgütlenme hakkını ve sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldırmanın örgütlü bir toplum, örgütlü bir emek yaratmanın yolunu, yöntemini konuşacaksınız.

Elbette ki ne sermayeye ne üretmeye düşman, esas çarenin kalkınmada, daha çok kazanmada, sonra bu geliri hakça paylaşmakta olduğunun bilinciyle yeşil, mor, dijital, nitelikli istihdama yönelik dönüşümü ve bununla ilgili çağı yakalayan ve Türkiye’nin önüne koyması gereken hedefleri somutlayan çalışmaların son halini duyacak, bunun üzerinde tartışacaksınız.

Tarımdaki ithalat bağımlılığından çiftçinin yalnızlaştırılmasına, ortalama 58’lere çıkmış çiftçi yaşına, her üç genç çiftçiden ikisinin asgari ücretle sanayide çalışmaya razı olduğu bu süreçte gerçek beka sorunun bu olduğunu konuşacaksınız. Ve dirençlilik denildiğinde sadece deprem değil, ama en önemlisi deprem, her türlü afete karşı dirençli olmayı ve bu konuda orman yangınlarından sellere, heyelanlara kadar tamamının aslında doğru planlama ve doğru tedbirlerin zamanında alınmaması ve önleyici çalışmaların önemini de afetin yönetimini de ihtiyaç olduğunda yaraların sarılmasındaki zafiyetleri de ortadan kaldıracak, gerçekten sorunu bilen ve çözmeye azmetmiş olan bir perspektifi hep birlikte tartışacaksınız.”

“HEM BATI İTTİFAKI ÜYESİ HEM DOĞUNUN PAYDAŞIYIZ” 

“Türkiye’nin dış politikasında eşlerin, kardeşlerin, çocukların muhatap alındığı ve burada muhatap kılındığı değil, Türkiye’nin hariciye geleneğini yeniden ayağa kaldırıldığı, o süreçte Türkiye’nin hem batı ittifakının bir üyesi hem de Rusya’nın komşusu, Çin’in gelecekteki en önemli paydaşlarından bir tanesi ve Orta Doğu’da orayı bataklık olarak gören değil, orayla doğru ilişkiler kuran ve kendindeki, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölgedeki tüm ülkelerde artık yükselen ve selefi yaklaşımlardan çok bundan sonraki sürece yönelik olarak laikliğin, sekülerizmin yükselmek üzere olduğu Orta Doğu’ya nasıl örnek bir parti, Türkiye’nin nasıl örnek bir ülke, Orta Doğu’nun sömürülmek için gidilip de üzerinde planlar yapılan bir yer değil, barış içinde Türkiye ile Orta Doğu’nun, Balkanların, Kafkasların hep beraber güçlenebileceği ne kadar önemli komşuluklar olduğunu taahhüt eden dış politika perspektifimizi hep birlikte tartışacak, iktidarını sürdürmek için Türkiye’nin gelecek umudu nadir toprak elementlerinin nasıl güvence altına alınacağını da Karadeniz’deki, mavi vatandaki hidrokarbon yataklarını da Türkiye’nin bundan sonraki hem dış politikasını hem Avrupa’nın çok ihtiyaç duyduğu güvenlik kaygıları için en önemli müttefiki olabileceğini hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu cesur, kararlı ve doğru ilişkilerle ilerlediği Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinde gençler için yasaksız bir Türkiye’nin, vizesiz Avrupa’nın nasıl mümkün olduğunu bu salonda sizler olgunlaştıracaksınız.”

SÖZÜ YÜKSELTMENİN GÜNÜDÜR

“Bu salondan elbette bir program için beklenenden çok daha somut, ama ‘Sorunlar nasıl çözülecek?’ meselesine didik didik baktığında belki bir parça soyut kavramlar çıkacak. Ama bu salondan bir iktidar perspektifi, bir iktidar yürüyüşü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için ortaya koyacağı bir hükümet programı ortaya çıkacak. Sonra bu programı burada bırakıp gitmeyeceksiniz. Bu programı zihninize, gönlünüze ve elinize alıp şehirlerinize gideceksiniz.

Önce yöneticilerimizle, sonra 2 milyon üyemizle bir büyük ordu olarak; ev ev, sokak sokak, dükkan dükkan, işçi servisinde, iş yerlerinin önünde, köylerde ve evlerde, Türkiye’nin en önemli seçmen gruplarından birisi olan, evinde çalışmayan, aslında ev işçisi olarak evdeki emeğiyle Türkiye’nin yarını çocuklarını yetiştiren ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin ulaşmakta güçlük çektiği ev kadınlarının kapısını çalacak, onun çocuğunun kreşini de okul yemeğini de barınma hakkını da gelecek güvencesini de bir dünya vatandaşı olması umudunu da onlarla birlikte öreceksiniz. Bu salondan Türkiye’nin gelecek iktidarının kararlılığını, o konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nin inancını, birkaç gün içerisinde somutlaştıracağı ve zenginleştireceği kadrolarını ve bu konudaki yürüyüşünün ordusunun ilk ama ilk harekete geçen takımını burada ağırlamaktan, bugün bu güçlü takımla, bu güçlü ekiple birlikte bunu her şeye rağmen oturup slogansız, tartışmanın sesinin değil, içinin güçlü olduğu bir süreci birlikte örmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Hepiniz hoş geldiniz, iyi ki geldiniz.

İyi ki hafta içinde bir cuma günü, ‘Sabah 10’da’ dedik, sabah 10’da bin 300’ün üzerinde imza attınız, ‘Ben hazırım. Sorunları söylemeye değil, çözmeye kararlılık koymaya, çözümüne katkı koymak için bana 2 milyon üyemizin, mahalleden ilçeye, ilçeden ile, il kongresinden bu kurultaya beni yolladığı, sorumluluğumun farkındayım’ diyen her birinizi ve bu sürece bütün bir sene boyunca katkı koymuş, 600 akademisyenimizi, 600 örgüt özel temsilcimizi, parti dışından 250 genç arkadaşımızı, sendikaların temsilcilerini, meslek örgütü temsilcilerini, her birisini, bugün buraya cesaretle geldikleri ve delegelerimizle birlikte bu nitelikli tartışmaya eşlik ettikleri için teşekkür ediyorum. Önemli gündür. Bugün sesi değil, sözü yükseltmenin günüdür. Sözüne, sesine, her birine ayrı ayrı saygı duyduğum sizleri saygıyla selamlıyorum. Kolay gelsin. Hepiniz hoş geldiniz. İyi çalışmalar diliyorum.”

AYŞE ÜNLÜCE DİVAN BAŞKANI OLDU

Özel, Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce Divan Başkanlığına önerdi. Oy çokluğuyla Ünlüce Divan Başkanlığı'na seçildi.

Divan Başkanı seçilen Ünlüce, şu ifadeleri kullandı:

"Hepimiz biliyoruz ki bu kurultay milletin kaderini yine milletin belirleyeceği bir başlangıcın ilk adımı olacaktır. En son olağanüstü kurultayımızda delegelerimizin ve genel başkanımızın gösterdiği irade halkın umudunu büyüttü. Şimdi iktidar zamanı diyoruz. İşte irade burada, işte CHP burada, işte halkı iktidara taşıyacak kadrolar burada! Bizler savaş meydanlarında kurulan kuruluşun ve kurtuluşun temsilcileriyiz. İstikametimiz ilk genel başkanımız Mustafa Kemal Atatürk yoludur. Gençlerin umudu, kadınların kararlılığı, emekçilerin alın teri, emeklilerin sessiz çığlığı, ülkesine inanan milyonların hak, hukuk ve adalet arayışı için bir aradayız."

TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ TASLAĞI, KURULTAY BAŞKANLIK DİVANI'NA SUNULMAK ÜZERE ONAYLANDI

CHP'de Parti Meclisi üye sayısının 60'tan 80'e çıkarılmasını ve gölge kabinenin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ne entegrasyonunu öngören tüzük değişikliği taslağı, Tüzük Hazırlık Komisyonu'nda, Kurultay Başkanlık Divanı'na sunulmak üzere onaylandı.

YENİ PARTİ PROGRAMI KABUL EDİLDİ

Son olarak, CHP’nin yeni programı oybirliğiyle kabul edildi.

ADAYLIK BAŞVURULARI BAŞLADI

CHP'nin 39. Olağan Kurultayı'nda Genel Başkanlık adaylığı için başvurular başladı. Yarın saat 10.30'a kadar başvuru yapılabilecek.

CHP tüzüğüne göre en az 70, en çok 138 delegenin imzasıyla aday olunabiliyor.

CHP’DEN 34 TEMEL VAAT

CHP Genel Başkan Yardımcıları ve CHP’nin gölge bakanları, CHP’nin 34 somut önerisini sıraladı.

Önerilerden bazıları, şunlar oldu:

  • Adalet sözde kalmayacak, güvenceli ve haysiyetli bir yaşamı inşa edeceğiz.
  • Korkuyu yöneten değil, güveni büyüten özgür Türkiye’yi kuracağız.
  • Türk silahlı kuvvetleri siyaset dışı olacak, caydırıcılığı artacak.
  • İstikrarlı ekonomiyi kuracak, enflasyonu bitireceğiz.
  • Milletin vergisini şirketlere değil, hizmete aktaracağız.
  • Yoksul hanelerin enerjiye ucuz erişimini sağlayacağız.
  • Herkes için insan onuruna yaraşır iş, refah yaratan gelir sunacağız.
  • Laik, nitelikli, parasız eğitimi kuracağız. Her çocuğa temiz içme suyu ve bir öğün yemek vereceğiz.

PM SAYISI 60'TAN 80'E ÇIKTI

CHP Parti Meclisi'nde üye sayısının 60’tan 80’e çıkarılmasını öngören tüzük değişikliği de oybirliğiyle kabul edildi.

15 MADDELİK PARTİ TÜZÜĞÜ DEĞİŞİKLİĞİ KABUL EDİLDİ

CHP'nin 39. Olağan Kurultayı'nda 15 maddelik Parti Tüzüğü değişikliği oybirliğiyle kabul edildi

Bununla birlikte kurultayın ilk günü sona erdi.

GENEL BAŞKAN SEÇİMİ YARIN

CHP kurultayının ikinci günü kapsamında yarın genel başkanlık seçimi gerçekleştirilecek. Şu ana kadar CHP lideri Özel’in dışında adaylığını açıklayan bir isim bulunmuyor.

Bu nedenle kurultayda bir genel başkanlık yarışı beklenmiyor.

Bugünkü konuşmasında genel başkanlık için geçmiş dönemlerde yaşanan imza toplama tartışmalarına değinen CHP lideri Özel, yaptıkları tüzük değişikliğiyle artık mevcut genel başkanın aday olmak için imza toplamasına gerek kalmadığını, aday olmak isteyenlerin delege sayısının yüzde 5’inin imzası ile aday olabileceğini belirtti. Özel, kurultayın yarın seyircilere açılacağını da kaydetti.

YENİ PARTİ PROGRAMI KABUL EDİLDİ: 4 TEMEL BAŞLIK

CHP'nin üç gün sürecek 39'uncu Olağan Kurultayı, bugün Ankara Arena Spor Salonu'nda başladı. "Şimdi İktidar Zamanı" sloganıyla gerçekleştirilen kurultayın ilk gününde, partinin yeni programı oy birliğiyle kabul edildi.

Parti programında 4 temel başlık yer alıyor. Bu başlıklar, "Demokrasi, Yönetim ve Adalet, Kalkınma Programı, Sosyal Devlet ve Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik" olarak belirlendi.

"Demokrasi, Yönetim ve Adalet" politikaları ile aktif yurttaşlığa dayalı demokratik yönetim ve herkes için adalet amaçlanıyor. "Kalkınma ve Ekonomi" politikaları ile, üretim odaklı ve dönüştürücü bir anlayışla, tüm toplumun hep birlikte zenginleşmesine imkan verilmesi, eşitlikçi, adil, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir kalkınma amaçlanıyor.

"Sosyal Devlet" politikaları ile, herkes için haysiyetli bir yaşam, toplumsal eşitlik ve kapsayıcılık hedeflenirken, "Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik" politikaları ile saygın, güvenli, dirençli ve kazanan Türkiye öngörülüyor.

PROGRAM TASLAĞINA GELEN ELEŞTİRİLER DİKKATE ALINDI

CHP'nin kurultaydan yaklaşık 1 hafta önce kamuoyuna tanıtılan program taslağına gelen eleştiriler üzerine, Program Hazırlık Komisyonu taslaktaki bazı ifadeleri güncelledi. Bu değişiklikler CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre tarafından delegelere anlatıldı.

Buna göre; "Atatürk milliyetçiliği" tanımı, "Atatürk milliyetçiliği, yurttaşlık bağıyla cumhuriyetimize bağlı olan herkesin eşitliğini savunur. Türk milleti bu anlayışla tanımlanır. Farklı kimliklerin dışlanmaması ve yurttaşların aynı hak ve özgürlüklere sahip olması esastır. Günümüzde eşit yurttaşlık, bu anlayışın eksiksiz olarak hayata geçirilmesi ve güçlendirilmesi anlamına gelir" şeklinde güncellendi.

Ayrıca, Kıbrıs'a ilişkin taslakta yer alan cümleye, "Kıbrıs Türkü'nün siyasal eşitliğini, egemenliğini ve uluslararası hukuktan doğan haklarını savunmak" kısmı eklendi.

"LAİKLİK" BÖLÜMÜNDE REVİZYON YAPILDI

Programa Lozan Barış Antlaşması'na ilişkin olarak, "Lozan Barış Antlaşması, Cumhuriyetimizin kuruluş belgesi ve ulusal egemenliğimizin tapusudur” cümlesi de eklendi.

Program taslağındaki, “Herkesin kendini ülkenin eşit yurttaşı olarak hissedebilmesi esastır” cümlesinden sonra, gelecek şekilde “Ana dil haktır" ifadesi eklendi. Aynı bölümde yer alan, "Bu yaklaşımla tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkına saygı gösterilecek" cümlesi de, "Bu yaklaşımla tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkı sağlanacaktır" biçiminde değiştirildi.

Programın giriş bölümündeki "Laiklik" bölümüne, "CHP için hukukun, eğitimin ve siyasetin laik olması temel bir ilkedir" ifadesi eklendi.

Program taslağında yer alan, "CHP için laiklik, devletin bütün inançlara eşit mesafede durduğu, hiçbir yurttaşın inancından dolayı ayrımcılığa uğramadığı bir toplumsal düzeni ifade eder" cümlesi de, "CHP için laiklik, devletin bütün inançlara eşit mesafede durduğu, tüm inançlar ve felsefi görüşlerin özgürce yaşanmasının devlet güvencesinde olduğu, hiçbir yurttaşın inancından dolayı ayrımcılığa uğramadığı bir toplumsal düzeni ifade eder" biçiminde değiştirildi.

Aynı başlığa, "Devlet kurumlarının ve devlet toplum ilişkilerinin nesnel ve evrensel hukuk kurallarına göre düzenlenmesi CHP için esastır. Laiklik CHP'ye göre bireyin özgürlüğünün, ilerlemenin, toplumsal barış ve eşitliğin en temel güvencesidir" kısmı da eklendi.

TÜZÜK DEĞİŞİKLİKLERİ OYLANDI

“Şimdi İktidar Zamanı” sloganlı kurultayda, partinin yeni programının kabul edilmesinin ardından tüzük değişiklikleri de oylandı.

CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Muğla Milletvekili Gizem Özcan ve Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu’ndan oluşan tüzük hazırlık komisyonu değiştirilecek 15 maddeyi karara bağladı.

TÜZÜKTE YAPILAN 15 DEĞİŞİKLİK OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ

15 maddelik tüzük değişiklikleri oybirliğiyle kabul edilerek, yürürlüğe girdi.

Tüzükte değişen maddeler şöyle:

- Tüzüğün PM üyesi sayısını düzenleyen 20’nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğe göre 60 kişiden oluşan Parti Meclisi üye sayısı 80'e, 15 kişiden oluşan Parti Meclisi yedek üye sayısı 20'ye çıkarıldı.

- Tüzüğün "Kongrelere Çağrı, Toplantı Yeter Sayısı ve Gündem" başlıklı 37'nci maddesinde yapılan değişiklikle il kongresini açmak için il başkanı ya da bir il yönetim kurulu üyesinin bulunmadığı durumlarda, kongreyi Genel Sekreter tarafından görevlendirilen bir kongre üyesinin kongreyi açabileceği, bunun da olmaması durumunda, kongrenin en yaşlı üyesince kongrenin açılabileceği hükme bağlandı. Bu değişikliğin geçtiğimiz aylarda Olağanüstü İstanbul İl Kongresi'nde yaşanan tartışmaları bertaraf etmek maksadıyla tüzüğe eklendiği belirtildi.

- Tüzüğün "Kongrelerde Adaylık" başlıklı 41'inci maddesinde yapılan değişiklikle partili belediyeler ve bağlı kuruluşları ile iştiraklerinde görev yapan yönetim ve müdürler kurulu üyeleri ile danışmanların aday olması engellendi.

- Tüzüğün “Kurultayda Seçimler” başlıklı 51’inci maddesinde yapılan değişikliğe göre, Bilim Kültür Sanat Platformu (BKSP) üyelerinin sayısı sekizden 10’a çıkarıldı. BKSP üyeleri seçimleri için Genel Başkan delegeye 15 kişi önerecek. Ayrıca asil ve yedek üyeliğe seçilmek için delege tamsayısının en az 1/4'ünün oyunu alma zorunluluğu esnetilerek, yeterince adayın seçilememesi durumunda kota gözetilmeksizin en çok oy alanların asil ve yedek üyelikleri tamamlaması kararlaştırıldı.

GENÇLİK KOTASININ YAŞ ARALĞI GENİŞLETİLDİ

- Tüzüğün kotaları düzenleyen 56’ncı maddesinde yapılan değişiklikle gençlik kotasında yaşanan uygulama sorununun önüne geçilmesi amacıyla, yüzde 25’lik gençlik kotası korunarak yüzde 10 olarak uygulanan 18-25 gençlik kolları yaş aralığının üst sınırı 30’a; yüzde 15 olarak uygulanan 25-40 çalışma çağı yaş aralığının alt sınırı 31’e yükseltildi.

CUMHURBAŞKANLIĞI ADAY OFİSİ TÜZÜĞE EKLENDİ

- Tüzüğe ayrıca Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ni düzenleyen bir geçici madde eklendi.

Madde şöyle:

“İlk Cumhurbaşkanı seçimine kadar partinin cumhurbaşkanlığı adaylık sürecini ve çalışmalarını yürütmek üzere Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi kurulur. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, Genel Başkanca belirlenen yerlerde çalışmalarını yürütür. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ile Genel Merkez arasındaki siyasi ve icrai koordinasyon, Genel Başkanca görevlendirilecek kişilerce sağlanır. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin saha çalışmaları, parti örgütü tarafından yürütülür. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin giderleri parti bütçesinden karşılanır.”

GÖLGE BAKANLARIN “PARTİ İKTİDAR OLANA KADAR” OFİS BÜNYESİNDE ÇALIŞMASI KARARLAŞTIRILDI

Geçici maddenin devamında gölge kabine tanımlanarak Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ne bağlandığı belirtildi.

Madde şöyle:

“Genel Başkan, PM üyeleri ve milletvekilleri arasından yürütme erkinin görev alanlarına uygun olarak parti programı doğrultusunda bakanlık politikaları oluşturmak üzere, gölge kabine üyeleri belirleyebilir. İhtiyaç olması halinde gölge kabine üyeleri PM üyeleri ve milletvekilleri dışından da belirlenebilir. Gölge kabine üyelerinin görev alanları ve sayısı cumhurbaşkanı adayının teklifi, Genel Başkan’ın onayıyla belirlenir.

Gölge kabine toplantısına katılması halinde Genel Başkan ya da cumhurbaşkanı adayı başkanlık eder. Gölge kabine üyeleri, görev alanlarıyla ilgili parti politika ve stratejilerine ilişkin raporlarını PM’ye sunar. Her bir gölge bakan başkanlığında birer politika kurulu oluşturulur. İlgili gölge bakan bu kurulda milletvekillerine, PM üyelerine ve alanında uzman kişilere görev verebilir. Gölge kabine üyelerinin görev süresi, partinin iktidar olmasıyla sona erer."

- Yürürlük ve yürütmeyi düzenleyen 87’nci maddede yapılan değişiklikle, bugün yapılan değişiklikler kabul edildiği anda yürürlüğe girecek.

GENEL BAŞKAN SEÇİMİ YARIN

CHP kurultayının ikinci günü kapsamında yarın genel başkanlık seçimi gerçekleştirilecek. Şu ana kadar CHP lideri Özel’in dışında adaylığını açıklayan bir isim bulunmuyor.

Bu nedenle kurultayda bir genel başkanlık yarışı beklenmiyor.

Bugünkü konuşmasında genel başkanlık için geçmiş dönemlerde yaşanan imza toplama tartışmalarına değinen CHP lideri Özel, yaptıkları tüzük değişikliğiyle artık mevcut genel başkanın aday olmak için imza toplamasına gerek kalmadığını, aday olmak isteyenlerin delege sayısının yüzde 5’inin imzası ile aday olabileceğini belirtti.

Özel, kurultayın yarın seyircilere açılacağını da kaydetti.