Şişli ve Mecidiyeköy’de 1 Mayıs Ablukası: TİP’lilere Biber Gazlı ve TOMA’lı Müdahale
Farklı ülkeler tarafından kırmızı bültenle aranan çok sayıda suç örgütü liderinin Türkiye’de yakalanmasının tesadüf olmadığını belirten Kılıç, Türkiye'nin uluslararası suç ağları için bir "çekim merkezi" haline getirilmesine sert tepki gösterdi.
DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN BARONLAR TÜRKİYE'DE BULUŞUYOR
Kılıç, yaptığı açıklamada son yıllarda Türkiye'de yakalanan isimleri tek tek sıralayarak tablonun vahametine dikkat çekti. CHP'li Kılıç, "Nedense hepsi aynı noktada buluşuyor" diyerek şu isimleri hatırlattı:
Salim Dola: 3 gün önce İstanbul’da yakalanan Hindistanlı uyuşturucu baronu.
Isaac Bignan: 2023 yılında Isparta’da yakalanan Hollanda bağlantılı isim.
Rawi Ali Qureshi ve Christian Palic: 2024 yılında İstanbul’da yakalanan uyuşturucu ve suç örgütü liderleri.
Thomas Josef Konrad: Polonyalı kartel yöneticisi.
Şamil Amirov: Rusya merkezli suç örgütü lideri.
Zeljko Bojanic: Sırp suç örgütü lideri.
Nenad Petrak: Kırmızı bültenle aranırken Türkiye’de vatandaşlık alan isim.
Eric Schroeder: Almanya’da uyuşturucu ticaretinden aranan isim.
Hakan Ayık: Avustralya merkezli Comanchero suç örgütü liderlerinden.
"SADECE SAKLANMIYORLAR, BURADA HAYAT KURUYORLAR"
Türkiye’nin artık sadece uyuşturucu trafiğinde bir geçiş noktası olmadığını, bir "yerleşim alanına" dönüştürüldüğünü vurgulayan Av. Sevda Erdan Kılıç, bu kişilerin Türkiye’de kurdukları düzeni şu sözlerle eleştirdi:
“Bu kişiler Türkiye’de sadece saklanmıyorlar. Burada hayat kuruyorlar. Ev alıyorlar, şirket kuruyorlar, oturum izni alıyorlar, hatta bu ülkenin ay yıldızlı pasaportunu alıp vatandaş oluyorlar. Bu tablo açıkça gösteriyor ki Türkiye, uluslararası suç örgütleri açısından bir yerleşim alanına dönüştürülüyor. Bu ülke, dünyanın suç baronları için bir paratoner haline getiriliyor. Kirli para burada akıyor, uyuşturucu burada dönüyor.”
ARAŞTIRMA KOMİSYONU TALEBİ: KAPILAR NASIL BU KADAR KOLAY AÇILIYOR?
Yakalamaların ardından yapılan açıklamaların asıl sorunu gölgelediğini savunan Kılıç, "Gereği yapıldı" cümlelerinin ötesine geçilmesi gerektiğini belirtti. Meclis Araştırması Önergesi ile şu soruların yanıtlanmasını istedi:
Bu insanlar Türkiye’yi neden bu kadar rahat seçebiliyor?
Kapılar onlara nasıl bu kadar kolay açılıyor?
Vatandaşlık ve oturum süreçleri bu kişiler için nasıl işletiliyor?
Yargı süreçlerinde ve kara para aklama iddialarında hangi zafiyetler yaşanıyor?
Kılıç açıklamasını, “Türkiye suç örgütlerinin sığınağı, kara paranın güvenli limanı değildir. Bu vatanın suç baronlarının paratoneri olmasına asla izin vermeyeceğiz” diyerek noktaladı.