Toprak: “İliç’teki siyanürlü atık felaketi milyonlarca insanın yaşamını uzun yıllar sürecek bir felaketle karşı karşıya getirdi”

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Bergama’da başlayan siyanürlü altın madenciliğine yönelik toplumsal tepkileri, doğaya yönelik tehditleri görmezden gelerek, küresel madencilik şirketleri ve iktidara yakın yerli ortaklarına binlerce maden ruhsatı dağıtan iktidarın aymazlığı, Erzincan-İliç’teki siyanürlü atıkların kaymasıyla, yüzbinlerce dönüm alanı, stratejik su kaynaklarını ve milyonlarca insanın yaşamını uzun yıllar sürecek bir felaketle karşı karşıya getirdi” dedi.

Toprak, “Erzincan-İliç’teki siyanürlü altın madeni faciası yeraltı zenginliklerinin hoyratça yabancı şirketler ve iktidara yakın yerli ortaklarının kâr hırsına feda edildiğini gösterdi. Ölüm saçan madenin yıllar önce yapılması gereken ruhsat iptali nihayet faciadan sonra işleme konuldu!” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak açıklamasında şunlara yer verdi:

“İNSAN YAŞAMI UZUN YILLAR SÜRECEK BİR FELAKETLE KARŞI KARŞIYA”

Bergama’da başlayan siyanürlü altın madenciliğine yönelik toplumsal tepkileri, doğaya yönelik tehditleri görmezden gelerek, küresel madencilik şirketleri ve iktidara yakın yerli ortaklarına binlerce maden ruhsatı dağıtan iktidarın aymazlığı, Erzincan-İliç’teki siyanürlü atıkların kaymasıyla, yüzbinlerce dönüm alanı, stratejik su kaynaklarını ve milyonlarca insanın yaşamını uzun yıllar sürecek bir felaketle karşı karşıya getirdi.

Maden Tetkik ve Arama Kurumu (MTA) Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün resmi verilerine göre, 1923’ten 2002 yılına kadar 79 yılda verilen maden arama ve işletme ruhsat sayısı 1186 iken, 2002 yılından bu yana AKP hükümetlerinin dağıttığı ve halen ihaleye çıkartılmış durumdaki maden sahalarına ilişkin ruhsat sayısı 386 bine ulaştı.  Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nın (TEMA) hazırladığı rapora göre 24 ildeki 15 bin 332 maden arama ve işletme ruhsatının kapsadığı bölgelerde, 3 binden fazla endemik canlı ve bitki türü yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Ruhsatlarının kapsadığı bölgelerde 109 bin 884 hektar (1,1 milyon metrekare) orman alanı madencilik faaliyetine açıldı. 

VERGİ BORCU SİLİNDİ.

İliç’teki siyanürlü altın madeni 2008’de verilen ruhsatla 2010 yılından bu yana faal durumda. Başta Kanadalıların işlettiği bu saha, Kanadalı şirketin ABD’li küresel madencilik şirketi SSR Mining tarafından satın alınmasıyla Amerikalılara geçti. Amerikalılar ise iktidar ile işlerini yürütmek için kamuoyunun yakından tanıdığı bir banka-müteahhitlik-medya holdinginin patronunu yüzde 20 payla ortak aldı. Bu ortaklıkla kamudaki, yargıdaki tüm sorunlarını süratle çözen şirketin 7,5 milyon dolarlık vergi borcu silindi.

20 ŞİRKET SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİ İÇİN RUHSAT ALDI.

İşletme sahasını üç kat büyütme başvuruları eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve şu anda iktidarın İBB adayı Murat Kurum tarafından onaylandı.

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları hızla işleme konuldu.

ÇED raporunu hazırlayan şirketin sahibi altın şirketinde yönetim kurulu üyesi yapıldı.

Aynı şirket Artvin’de de siyanürlü altın madeni işletiyor. Bergama, Uşak, Fatsa vb. ilde 20 maden işletmesi faaliyette. 20 şirket siyanürlü altın madenciliği için ruhsat aldı.

Ülkenin sınır aşan stratejik su kaynağı Fırat nehrine 350 metre mesafedeki siyanürlü atıklar, yağmur ve yeraltı sularıyla nehre ulaştığında Atatürk, Karakaya, Keban barajları siyanür tehdidi altında. Barajlardan beslenen şehir su şebekeleri, sulu tarım yapılan araziler zehir riski içinde. Bilim insanları bu çevre, doğa ve insani felaketin etkisinin yüzlerce yıl sürebileceğini, sağlık sorunları, kitlesel göçler, tarım ve hayvancılığın yok olması vb. sorunların yaşanması ihtimalini dile getiriyor.