Toprak: 319 bin konut yerine depremzedelere 46 bin konut dağıtıldı.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “6 Şubat depreminin üzerinden bir yıl geçti. Deprem illerinin ekonomik ve sosyal açıdan ayağa kaldırılması için verilen sözlerin hemen hiçbiri tutulmadı. İzmir ve Elazığ depremlerinde hak sahiplerinin bir kısmına konut teslim edilemedi. 11 ilde, 319 bin konut yerine depremzedelere 46 bin konut kurayla dağıtıldı” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak Her hafta yayımladığı 'Haftalık Değerlendirme Raporu'nu yayımladı. Türkiye ve Dünya Gündemi olarak yayımladığı raporu Sıcak gündem, Ekonomi, Tarım, İç politika, Dış politika başlıklarıyla kamuoyu ile paylaştı.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak'ın 11 Şubat 2024 tarihli raporunda şunlara değindi:

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesindeki başarısızlığın faturasını muhalefete yıkmak istiyor. Felakete uğrayan yurttaşların acılarını, ekonomik ve sosyal kayıplarını, yıkılan yaşamlarını siyasi istismar malzemesi yaparak, yerel seçimde iktidar adayını seçmeyen illere hizmet gitmeyeceği tehdidini savuruyor. Yıkılan 11 ilden sadece Hatay’da Büyükşehir Belediyesi CHP’de olmasına karşılık, AKP’li belediyelerin yönetimindeki diğer 10 ilde depremzedelerin büyük bölümü hâlâ konteynerlerde. Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya’da çadırlarda yaşam mücadelesi veren depremzedeler bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta 11 ili yıkıma uğratan deprem felaketinin ardından İktidar, ilan ettiği hedefleri gerçekleştiremedi. Kızılay’ın bile çadırları parayla sattığı bu yıkımın üzerinden bir yıl geçtiği halde, hâlâ zaman zaman enkazlardan yeni cesetler çıkarken, çok sayıda kayıp kişinin, ailelerin aradığı çocukların akıbeti bilinmiyor.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesindeki başarısızlığın faturasını muhalefete yıkmak istiyor. Felakete uğrayan yurttaşların acılarını, ekonomik ve sosyal kayıplarını, yıkılan yaşamlarını siyasi istismar malzemesi yaparak, yerel seçimde iktidar adayını seçmeyen illere hizmet gitmeyeceği tehdidini savuruyor. Yıkılan 11 ilden sadece Hatay’da Büyükşehir Belediyesi CHP’de olmasına karşılık, AKP’li belediyelerin yönetimindeki diğer 10 ilde depremzedelerin büyük bölümü hâlâ konteynerlerde. Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya’da çadırlarda yaşam mücadelesi veren depremzedeler bulunuyor.

Kahramanmaraş-Pazarcık merkezli depremde en büyük yıkım ve en fazla can kaybı tek başına Hatay’da yaşandı. Cumhurbaşkanı Hatay’ın ‘garip ve mahsun’ kaldığını, yeterli desteği alamadığını söylerken, bunun gerekçesini ‘Merkezi yönetimle, yerel yönetimin farklı partilerden olmasına’ bağladı. Acılar ve yıkımlarda bile yurttaşları oy verdiği partiye, siyasi düşüncesine, siyasi tercihine göre bilinçli şekilde ayrıştırdıklarını, kendilerine oy vermeyenleri dışladıklarını kendi sözleriyle açığa vurdu.   

CB Erdoğan, 6 Şubat sonrası 31 Mart 2023’te 319 bini bir yılda olmak üzere 650 bin yeni konut yapılarak, depremzedelere teslim edileceği sözü vermişti.  Geçen hafta 11 ilde biten konut sayısı; 41 bini şehir merkezleri, 5 bini köylerde olmak üzere toplam 46 bin olarak açıklandı. Kurayla dağıtılan konutlar teslim sözü verilen sayının çok gerisinde. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, TOKİ’nin depremzedeler için 850 bin konut inşa edeceğini açıkladı. Van, Elazığ ve İzmir depremlerinde yıkılan evlerin yerine yapılacağı vaat edilenler bile aradan yıllar geçtiği halde büyük kısmı hak sahiplerine teslim edilmedi. Şimdi 6 Şubat’ın yıldönümünde Cumhurbaşkanı yine meydanlarda bu kez yapımı devam eden 40 bin konutun peyderpey teslim edileceğini, yılsonuna kadar 200 bin evin biteceğini söylüyor. Seçime dönük bir propaganda ve algı kampanyası.  

✓ Bir yılda TÖKİ’nin deprem bölgesinde 11 ilde yapacağı konutların sadece yüzde 50’sinin projesi tamamlanabildi. 

İktidarın başta 2 yıl önce ilan ettiği ‘İlk Evim, İlk İşyerim’ kampanyasında peşinatları alıp, taksitleri başlattığı bir yılda 250 bin konut başta olmak ü zere, pek çok ilde, deprem ve sel felaketi yaşayan yerlerdeki proje ve sözlerin büyük kısmı kağıt üstünde ve aldatmaca olarak kaldı. 6 Şubat depremzedelerinin akıbetini her seçim öncesi yinelenen bu vaatlere bakıp, görebiliriz.  

2018 seçimi öncesinde uygulamaya konulan emeklilere bayram ikramiyesi, yerel seçime gidilen süreçte yeni siyasi istismar başlığı olacak. 2023 Mayıs seçimi öncesinde 2 bin TL’ye yükseltilen ikramiye tutarı 2018’de asgari ücretin yüzde 65’i idi. Yapılacak artış, yeni asgari ücret üzerinden belirlenmeli ve en az 11-12 bin TL olmalıdır.

İktidar, 31 Mart seçimleri öncesinde oy hesabıyla emeklilere bayram ikramiyesi üzerinden yeni bir siyasi istismar alanı açmayı gündemine aldı. CHP’nin vaatleri arasında yer alan emeklilere iki dini bayramda ‘Birer maaş tutarında ikramiye’ önerisine o dönemde ‘verilemez, para yok, kaynak yok’ diyerek karşı çıkan iktidar, daha sonra 24 Haziran 2018’deki milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde ikramiye önerisini kopyalayıp yasalaştırarak uygulamaya koydu. Ancak tüm emeklilere birer maaş ikramiye ödemek yerine seçim öncesi Mart 2018’de başlatılan uygulamada ikramiye tutarını 1000 TL olarak belirledi. Seçim sonrası enflasyona rağmen üç yıl boyunca ikramiyeyi artırmayan iktidar 2021’de patlama yapan enflasyonla yükselen tepkiler karşısında yüzde 10 oranında artışla ikramiye tutarını 1100 TL’ye yükseltti. Ardından bayram ikramiyesi 2 bin TL oldu.

Geçen yıl seçim sonrası temmuz ayında memurlara yapılan 8 bin TL seyyanen ödeme ve yüzde 50 zammın emeklilere de yansıtılacağını ilan eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yeni ekonomi yönetiminin ‘kaynak yok’ gerekçesini bahane ederek emekli maaş artışlarını yüzde 25 düzeyinde tuttu. Bu kez seyyanen zam ve enflasyon farkı ile refah payının 2024 maaşlarına yansıtılacağı sözü verilmesine karşılık ocakta bu sözler de unutuldu. Emeklilere önce yüzde 37 enflasyon farkı dışında artış yapılmayacağı açıklandı. Tepkiler artınca SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin en düşük emekli aylığı 10 bin TL’ye maaş zamları da yüzde 49 oranına çıkartılarak memur ve memur emeklileriyle eşitlendi.  

İktidarın sergilediği bu gel-git yaklaşımının benzeri şimdi bayram ikramiyelerinde de gözleniyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bayram ikramiyelerinde artış için çalışma başlatıldığını dile getirirken iktidar medyası yüzde 49 oranındaki maaş zamlarına endeksli olarak bayram ikramiyesinin de yüzde 50 artışla mart ayında 2 binden 3 bin TL’ye çıkarılacağını gündeme getiriyor. Bir başka öneri ise Cumhuriyet Bayramı ikramiyesi gibi bayram ikramiyelerinin de 5 bin TL olması yönünde. 2018’de 1000 TL olan bayram ikramiyesi, o dönemde 1603 TL’lik asgari ücretin yaklaşık yüzde 65’i idi. Geçen yıl 2 bin TL’ye çıkartılan tutar bile enflasyonla anlamsızlaştı.  

Bayram ikramiyesinin, 17.002 TL olan asgari ücretin yüzde 65’ine denk gelecek şekilde en az 11-12 bin TL olması, enflasyon kaybının giderilmesini sağlayacaktır. Diğer çözüm, bir maaş tutarı ikramiye o denmesidir.

Makul, adil ve hakça olan çözüm; emekli bayram ikramiyesinin güncel asgari ücret tutarına eşitlenerek ödenmesidir. Yapılacak düzenlemede ‘bayram ikramiyesi yürürlükteki asgari ücret tutarında o denir’ maddesi yasaya konulup sorun kökten çözümlenmelidir. Böylece milyonlarca emeklinin beklenti ve umudunun siyasi amaçla istismarı, iktidarların keyfi uygulamaları tümüyle önlenecektir.     

Merkez Bankası’nın yeni Başkanı 2024’ün ilk Enflasyon Raporu’nu açıkladı. Orta Vadeli Program’da (OVP) ve önceki enflasyon raporunda dile getirilen yüzde 36’lık yılsonu hedefini sabit tuttuklarını ifade etti. Enflasyonu asgari ücret zammının artırdığını, elektrik ve doğalgaza zam yapılacağını ilan etti.

Merkez Bankası (MB) başkanlığına getirilen Fatih Karahan, 2024 yılının ilk MB Enflasyon Raporu’nu açıklarken, faiz artışları ve parasal sıkılaştırmanın sonuna gelindiğini, daha önce OVP’de ve MB’nin son enflasyon raporunda dile getirilen yüzde 36 oranındaki yılsonu enflasyon hedefini sabit tuttuklarını vurguladı.  MB Başkanı, enflasyondaki ‘bir numaralı risk’ ve artışın ana sorumlusunu asgari ücrete yapılan zam olarak gösterdi. Faiz artışında sona gelindiğini, faiz indirimini konuşmak için henüz erken olduğunu ifade eden MB Başkanı, bu sözleriyle ocak ayında yüzde 45’e yükseltilen politika faizinin yerel seçim sonrasına kadar aynı tutulacağı, yeni bir artış yapılmayacağı mesajını verirken, sonrasında faizde yeniden ‘nas politikası’ ve indirim sürecine geçilebileceğini örtülü ve dolaylı şekilde gündeme getirmiş oldu. Enflasyon hedeflerinde; 2024, 2025, 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin önceki rapordaki haliyle korunduğu, 2024 yılsonu için üst sınırı yüzde 42 olmak üzere yüzde 36’lık oranın sabit tutulması yanında, 2025 yılsonu içinse yüzde 14 oranında enflasyon öngörüldüğü dile getirilirken tek haneli enflasyon hedefi için OVP’de olduğu gibi 2026 sonu işaret edildi. MB Başkanı bir yandan enflasyonun mayıs ayında yüzde 73'le zirve yapacağını söylerken diğer yanda dezenflasyon sürecinin yılın ikinci yarısında başlayacağını, aylık enflasyonun bu yılın son üç ayında yüzde 1,5 düzeyine gerileyeceğini öngörüyor. Daha yılın ilk ayında, TÜİK’in açıkladığı ocak enflasyonu yüzde 6,7 oldu. Yılsonu için sabitlenen yüzde 36’lık hedefin yaklaşık 7 puanı bir ayda gerçekleşti. Şayet mayısta yıllık enflasyon yüzde 73’e yükselecekse kalan 7 ayda enflasyon nasıl bunun yarısından daha az düzeye inecek? Yeni MB Başkanı bu soruyu boşlukta bıraktığı gibi yakında elektrik ve doğalgaza zam yapılacağını açıkladı.