Bozbey’in gözaltına alınmasına tepkiler yağdı: 'Tarihe karanlık dönem olarak geçeceksiniz!'
Erdoğan'ın "önümüzdeki dönemde de kazanması" seçeneği olduğunu söyleyen TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Türkiye'de AKP iktidarının ABD'nin yeni yönetimiyle arasındaki güçlü bağları vurguladı.
Okuyan, "İran'da zorlanmakta olan ABD'de bir görev değişikliği beklentisi var. Kasım seçimlerindeki bu başarısızlığın Türkiye'yi de etkileyeceğini düşünen muhalif çevreler var" dedi. Türkiye'de siyasi iktidarın gücünü "yurtdışından" aldığına dair bir kanaat olduğunu söyleyen Okuyan, bu kanaatın gerçekliğin küçük bir bölümünü temsil ettiğine dikkat çekti. Bölgedeki iktidar değişikliğine rağmen AKP'nin, Erdoğan'ın iktidarda kaldığını hatırlattı. Bunu yalnızca uluslararası gelişmelerle açıklamanın doğru olamayacağını vurguladı.
'AKP TÜRKİYE'DE KAPİTALİST DÜZEN AÇISINDAN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ'
Kemal Okuyan şöyle konuştu:
"AKP Türkiye'de kapitalist düzen açısından bir başarı öyküsüdür. Böyle olmasaydı 25 yıl iktidarda kalamazdı. Ama Türkiye'nin büyük çoğunluğu açısından AKP'ye bir başarı atfedemeyiz. Türkiye'nin dış politikası için de aynı şey geçerli, halkın çıkarları açısından. Ancak toplumun üzerinde büyük bir baskı olmasına rağmen AKP umulduğu kadar irtifa kaybetmiyor.
Neden? Sermayenin medya hakimiyeti var, kurumları var. Yargıya, devlet bürokrasisine ve tüm bunlara bakınca temsiliyet açısından hâlâ en iyi temsilci olma özelliğini koruyor."
AKP'nin iktidara gelir gelmez "tüccar zihniyetiyle" ülkeyi yöneteceğini deklare etmesinin ardından bu hedefine ulaştığını söyleyen Okuyan, iktidarın ABD tarafından gözden çıkarılamamasının ardında yatan sebepleri anlattı. Bunun başında da dış politikasının kurulu olduğu "al-ver" ilişkisine dikkat çekti. Fethullahçılığın suç olduğunu belirten Okuyan, Fethullahçıların "Türkiye kapitalizmine çok önemli bir derinlik kazandırdıklarını" söyledi. Asya, Afrika ve hatta Latin Amerika'da kurulan ekonomik, siyasi, askeri ilişkileri hatırlattı. Bunların altyapısının Cemaat üzerinden kurulduğunu kaydetti.
Bu mekanizmanın AKP'nin hareket kabiliyetini artırdığını ifade eden Kemal Okuyan, Cemaat okullarından yetişen siyasi yöneticiler olduğunu belirtti. "Türkiye buralarda bir güç haline geldi" dedi ve ekledi:
"Ardından savunma sanayii girdi devreye ve askeri anlaşmalar, eğitim anlaşmaları yaptılar. Bu bir alan.
Bir diğer önemli başlık enerji nakil hatları. Burada da Türkiye çok önemli bir alanı tutuyor. Bunlarda AKP'nin hiç rolü yok diyemeyiz, iyi oynadılar oyunu. Elleri kuvvetli, bir dizi pazarlık kozu var. Rus doğalgazı Avrupa'ya Türkiye üzerinden gidiyor. Azeri doğalgazı Türkiye'den İtalya'ya ve Avrupa'ya gidiyor. AKP bunları iyi yönetti. Uluslararası karmaşada iyi pazarlık yaparak iyi satarak kendi değerini korumayı başardılar. Kapitalizm açısından. Bu arada ülke egemenliği, halkın çıkarları, güvenliği nereye gidiyor? O ayrı bir tartışma konusu.”
'HALKI İKNA EDEN, İNANDIRICI BİR ALTERNATİF ÇIKMADI'
Kemal Okuyan, başka hiçbir iktidarın bu kadar büyük bir yoksulluğu sermaye açısından bu kadar az problemle geçirmesinin mümkün olmadığını da söyledi. 25 yıl iktidarda kalmanın insanlara "belli bir konfor alanı sunduğunu" söyledi, bölgedeki istikrarsızlıklara dikkat çekti. Erdoğan'ın sağlık problemleri ve yorgunluğunun gündelik tartışmaların dışına çıkmasının bir avantaj yarattığını kaydeden Okuyan, "İstikrarsızlık dönemlerinde toplumlar kabuğuna çekilir. Tutunacak başka bir alternatif de görünmüyor" diye konuştu. Şunları söyledi:
"Ülkedeki yoksullaşma uzun süredir var. Toplumu bu açıdan heyecanlandıracak bir çizgi, program da ortaya çıkmadı. CHP'nin açıklamalarında hatta daha liberal savunular vardı. Ama daha ötesi halkı ikna eden, inandırıcı bir alternatif çıkmadı. Böyle olursa belli bir istikrar sağlayan yapıyla devam edersiniz. Dediğim gibi AKP oyunu, her açıdan iyi oynuyor."
‘İNCİRLİK'İ BU KADAR GÜNDEM ETMESEYDİK, 'KULLANDIRTMIYORUZ' DİYEMEZLERDİ’
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, AKP'nin savaşı içeride nasıl yönettiğine de değindi. Savaşın gündelik propaganda üzerinden bir boyutu olduğunu kaydeden Okuyan, bir de dipten giden mekanizma olduğunu söyledi. İsrail'le işbirliği yapan ülkeler üzerinden şekillenecek bir Ortadoğu projesi olduğunun, tüm unsurların burada rol kapmaya gayret ettiğinin altını çizdi.
"Hakan Fidan'ın rolü de bu bölgesel tasarımdaki Türkiye'nin ağırlığını artırmak. Burada ABD'ye hoş gözükmek zorunda" diyen Kemal Okuyan, İsrail'le işbirliğinin de tartışma konusu olmadığını söyledi. "Gazze Planı" denilen onursuz planı hatırlattı.
İran savaşının çok radikal sonuçları olmadan sürecin bitirilip yeni Ortadoğu projesine devam edilebileceğini ifade eden Okuyan, Irak başlığında ABD açısından bir sorun yaşanacağını da vurguladı. Kemal Okuyan şöyle devam etti:
"Hakan Fidan ve ekibinin yaptığı şey ABD'nin öncülüğünde oluşturulmaya çalışılan bu İsrail merkezli Ortadoğu yapılanmasında Türkiye'nin ağırlığını pekiştirmek. Öte yandan iktidarın bir kesimi nedeniyle İsrail'in İran'a saldırılarına tepki vermek zorundalar ara ara. Türkiye'nin bu saldırganlıkta rol üstlenmemesi iyi bir şeydir, bunda biz dahil kamuoyunun baskısının da payı vardır. İncirlik'i bu kadar gündem etmeseydik, 'kullandırtmıyoruz' diyemezlerdi. Madem bu üs başlığı açıldı buna devam edilmeli.
Ayrıca kamuoyundaki duyarlılık iktidarın İran meselesinde kendisine çekidüzen vermesine neden olmuştur. İran karşıtı çevreler de bu nedenle susturuldu. Liberallerin boyu yetmedi. Toplum İran'daki saldırganlığı mahkum etti.”
'CHP OYUN KURMAK YERİNE SAVUNMA HATTI KURDU, BU ARTIK TOPLUMU HEYECANLANDIRMIYOR'
Okuyan AKP içindeki çatlakların yönetilebilir hale geldiğine dikkat çekti, bunun ana nedeninin ülkenin dış politikasındaki ortaklaşma olduğunu kaydetti. Erdoğan'ın bu çekişmelerden yararlandığını da söyleyen Okuyan, "Muhalefet AKP içi gerilimlere çok bel bağlamıştı, AKP burayı yönetmeye başladı" dedi.
"Muhalefet ise yoksulluğa dönük bir alternatif olamadı" diyen Kemal Okuyan, şu ifadeleri kullandı:
"CHP saldırılara karşı 19 Mart'ta toplumda ortaya çıkan rüzgarı değerlendiremedi. Oyun kurmak yerine savunma hattı kurdu. Bu artık toplumu heyecanlandırmıyor. Yerel yönetimlerdeki yolsuzluk gündeminin topluma sürekli enerji vermesi ve bunun AKP'yi yıpratması mümkün değildi. Mesela TKP 'Bu seçme ve seçilme hakkına dönük bir müdahale' demişti. CHP'nin yerel seçim unsurlarının savunması topluma heyecan vermedi ve bu savunma hattı darmadağın oldu. Zaten kaçınılmazdı. Çünkü CHP'nin, AKP'nin zayıf noktalarını sorgulayabilecek bir programı yok. Yine de CHP iddialı bir parti. AKP açısından kazanılması garanti bir seçim yok.
Erdoğan figür olarak kendisini korudu. Toplum savaş, karışıklık varken hâlâ 'kime sırtımızı dayayacağız' sorusunda yanıt buluyor. Kişilere bağlı siyaset yanlıştır demiştik. Kişileri alt etmek kolaydır. Bu muhalefet tarzıyla AKP'yi aşamazsınız."
'KİŞİLERE BAĞLI ÇÖZÜM OLMAZ, SİSTEM SORGULANMALI'
Kemal Okuyan, "çıkış yolunun" konuşulduğu son bölümde, yeni bir formül olmadığını vurguladı. Formül belli diyerek şunları söyledi:
"Kişilere bağlı çözüm olmaz. Toplum kendi gücüne inanmalı, öne çıkanlar da birlikte çalışabilir olmalı ki, halkı temsil etsin. Dolayısıyla bu siyaset tarzının reddedilmesi gerekiyor. Buradan ilerlenilirse Erdoğan yine kazanır.
AKP bugünkü sistem açısından başarılıdır tespiti doğruysa ve AKP gitmeli diyorsanız bu sistemi sorgulamak zorundasınız. Bu toplumsal adaletsizlik, bu derin eşitsizlik sırasında holdinglerin kârlarına kâr katması için AKP hâlâ en iyi çözüm. Sistemi sorgulamazsanız AKP gitmez. Ya sahte bir alternatif dünyada ayağa kalkacak çünkü 'bu kepazeliği biraz toparlayalım' diyecekler ya da insanlık 'başka bir dünya mümkün' iddiasını yeniden kazanacak. Yani keskin bir döneme giriyoruz.
Her ülkede kısa zamanda bu sistemin sorgulanması için gerekli mücadele hattının örülmesi için uygun imkanlar var. Buraya yönelmemiz gerekiyor.”