Okuyan, "Merdan Yanardağ ve 'casusluk' çok yan yana gelir şeyler değil tabii. Ama operasyonun İBB ve Ekrem İmamoğlu boyutunu merkeze koymak gerekiyor. Bu iktidarın bütün operasyonlarının siyasi boyutu olduğunu ve meşru olmadığını dile getirmiş bir partiyiz. Bu nedenle operasyonu yargı boyutuyla değerlendirmeyeceğiz" dedi.
"Bu sistem içindeki muhalefet, sistemin kurallarına göre muhalefet ediyor. Bu sistemin kurallarından biri de Batıcı olmak" diyen Okuyan, İmamoğlu'nun İngiliz-ABD eksenine yakın olduğunu hatırlattı, buradan casusluk çıkarılacaksa sistemin bütün unsurlarının bununla itham edilmesi gerekeceğini söyledi. Bugün İngiliz Başbakanının bir alışveriş için Türkiye'de olduğunun altını çizdi.
Yabancı ülkenin diplomatlarıyla yapılan görüşmelerde kamuoyuna paylaşılması mümkün olmayan hiçbir şeyin aktarılmasının söz konusu olamayacağını dile getirdi. Türkiye'nin ABD'den meşruiyet istediğini hatırlatan Okuyan, partisinin bunu yanlış bulduğunu ancak bunun bu sistemde yapıldığını kaydetti.
"İngiliz istihbarat şefi gelip, 'Yeni ajanlar arıyoruz, ajan olun bana' diyecek basın toplantısında, buna engel olmuyorlar" diyen Kemal Okuyan, devletin casusluktan vatandaşlarını koruma görevi olduğunu ifade etti.
Okuyan soruşturma kapsamında ortaya çıkan yazışmalarla ilgili de Merdan Yanardağ'ın yazışmalarında suç olmadığını belirtti.
"Halkımıza 'İngilizci, Amerikancı siyaset tarzından uzak durun' diyebiliriz" şeklinde konuşan Okuyan şöyle devam etti:
"İmamoğlu AKP'li patronlarla iş çevirdi, onlara ihale verdi. AKP'nin temelinde gördüğü Batı'da muteber bir hale geldi. AKP aslında 'Bu ülkede iş yapılacaksa sizinle ben yaparım, başkasına yaptırtmam' diyor. İmamoğlu'nun suçu AKP'nin alanına girmesi, taklit etmesidir. Büyük olasılıkla aday olmayacak. Özgür Özel adaylığa doğru ittiriliyor. Ama bu kısmı CHP'nin iç meselesi. İngilizlere de 'Biz buradayız, uçak alırız' diyerek mesaj verilmiş oldu."
'Yurttaşlar bilmek zorunda, bizim veri güvenliğimiz yok'
Kemal Okuyan "casusluk" soruşturması ile tartışılan veri güvenliğini de değerlendirdi. Yurttaşların verilerinin güvende olmadığına dikkat çekti:
"İngiliz devleti Trump geldikten sonra, devreye girdi ve Trump'a şekil verdiler. Bölgeye de etkili bir aktör olarak girdi. Ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi 'dost' görülen ülke olursa olsun, bu kadar ajan faaliyetine açık olmaması gerekir. Bir diğer konu ise veri güvenliği. Ülkede yaşayan herkesin verisi ortalıkta dolaşıyor. Ortaya çıkmış bir sürü skandal var. Konunun tartışılmayan asıl boyutu ise zaten şirketlere bütün veriler satılıyor. Yani yurttaşlar bilmek zorunda, bizim veri güvenliğimiz yok. Özel çıkarlar için kullanılıyor verilerimiz. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları savunmasızdır. Piyasada dolaşıyor veriler. Piyasada varsa, yabancı güçlerin de elinde vardır. Biz bu ülkeyi İngilizlere karşı mücadeleyle kurduk, geldiğimiz nokta bu."
"İBB'de seçim manipülasyonu" tartışmasına dair de konuşan Okuyan, "Herkes bu sistemleri kullanıyor, toplumu manipüle etmeye çalışıyor. Halklar manipüle edilmese, Arjantin'de o halk düşmanı adam seçilir mi? Trump da aynı şeyi yapmıyor mu? Sistemler toplumu aldatma üzerine kurulu" diye konuştu.
'Türkiye, ABD'nin basit bir piyonu olmaz, Batı ittifakından, NATO'dan da kopamaz'
Kemal Okuyan, Türkiye'nin son sürat Batı ittifakına angaje olmaya devam ettiğini, bunun beklenen bir durum olduğunu ise şöyle ifade etti:
"Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri geliştirdiği, Batı'yla uzun süren bir pazarlık süreci oldu. İki şey söyledik: Türkiye, ABD'nin basit bir piyonu olmaz, Türkiye Batı ittifakından, NATO'dan kopamaz. Dolayısıyla Türkiye'yi NATO içerisinde mümkün olduğunca problemli bir ülke olarak tutmak istediler."
'Hep sistemin içinde çıkış yolu arıyoruz’
Türkiye'nin Ukrayna konusundaki tutumuna ilişkin de konuşan Okuyan, bu konuda baştaki "dengeli" pozisyonunun değiştiğini, bütün niyetin şu anda Rusya'yı yıpratmak olduğunu belirtti. "Amerikancı-İngilizci bir sisteme hızlıca dönüldü ve bu gelişmeler şaşırtıcı değil. Üzücü olan şu: Türkiye toplumu bütün bunlar için yeterli direnci oluşturabilecek bir çizgide mevzilenmiyor. Çünkü hep sistemin içinde çıkış yolu arıyoruz. Dün Kılıçdaroğlu'ydu, bugün İmamoğlu. Bu hep böyle devam ediyor. Oysa sağlıklı bir çizgi oluşturmak gerekiyor" dedi.
TKP heyetinin Küba ziyareti
102 yıl sonra gelinen noktanın Türkiye'de yurttaşların ağırına gitmesi gerektiğini söyleyen Okuyan, Cumhuriyetin emperyalizme karşı kurulduğunu hatırlattı.
Geçen hafta TKP'nin yaptığı Küba ziyaretinden bahseden Kemal Okuyan, bir heyetle birkaç uluslararası toplantıya katıldıklarını, ikili görüşmeler yaptıklarını kaydetti.
Toplantılardan birinin "Çok uluslu tekellerin denetleyemeyeceği yayıncılık nasıl yapılır?" başlığında yapıldığını söyleyen TKP Genel Sekreteri, yaratıcı kimi yollarla, yeni yöntemlerin bulunması gerektiğini belirtti.
"Teknolojiyi bağımsız bir şekilde kullanmanın yolları araştırılmalıdır" diyen Okuyan, tiyatro, konser, basılı yayın gibi yüz yüze temas mecralarınınsa ayakta tutulması gerektiğini vurguladı.