TKP’den ‘ulusal çıkarlar’ çıkışı: “Bu politika holdinglere hizmet ediyor”

Türkiye Komünist Partisi (TKP), dış politika ve “ulusal çıkarlar” tartışmasına sert bir açıklamayla müdahil oldu. Parti, ABD ve İsrail’in bölgedeki saldırganlığını akladığı ve İran’ı suçladığı gerekçesiyle imzalanan bildirilerin geri çekilmesi talebiyle Dışişleri Bakanlığı önüne eylem çağrısı yaparken, Türkiye’nin dış politikasının “egemen sınıfın çıkarlarına hizmet ettiğini” savundu.

TKP Merkez Komite imzasıyla yayımlanan “Ulusal çıkarlar işte böyle savunulur” başlıklı açıklamada, dış politikanın hükümetlerin tercihlerinden ziyade büyük holdinglerin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiği öne sürüldü. Açıklamada, İran’ı hedef alan bildirilerin arkasında da bu ekonomik çıkar ilişkilerinin bulunduğu iddia edildi.

Holdingler ister, hükümetler yapar” denilen açıklamada, büyük sermaye gruplarının dış politikada belirleyici olduğu savunularak, bu yapıların İsrail’le ticaret, Körfez sermayesiyle finans ilişkileri, silah üretimi ve NATO ile entegrasyon gibi başlıklarda yönlendirici rol oynadığı ifade edildi.

TKP, mevcut dış politikanın “ülkenin güvenliğini değil, holdingler düzeninin güvenliğini sağladığını” ileri sürerken, NATO üyeliğine de sert eleştiriler yöneltti. Açıklamada, NATO’nun Türkiye’yi korumadığı, aksine savaş riskine daha fazla yaklaştırdığı savunuldu.

Parti, “ulusal çıkar” söyleminin halkı yanıltmak için kullanıldığını öne sürerek, mevcut güvenlik ve dış politika yaklaşımının değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Halkın çıkarı NATO’dan çıkmak”

Açıklamada, Türkiye’nin izlemesi gerektiği politika başlıkları da sıralandı. Buna göre TKP, halkın çıkarının:

NATO’dan çıkılması

Yabancı askeri üslerin kamulaştırılması

Yabancı askerlerin ülkeden çıkarılması

Türk askerinin yurt dışı operasyonlardan çekilmesi

“Halka dayalı” bir güvenlik politikası oluşturulması

olduğunu savundu.

Ayrıca enerji, savunma sanayi, maden ve gıda gibi stratejik sektörlerde devletleştirme çağrısı yapıldı.

TKP açıklamasında, mevcut ekonomik ve siyasal düzenin “küçük bir azınlığın çıkarları üzerine kurulu olduğu” ifade edilerek, bu yapının hem ülke egemenliği hem de toplumsal refah açısından tehdit oluşturduğu dile getirildi.

Dış politika tartışmasının yalnızca diplomatik bir mesele olmadığına işaret edilen açıklamada, ekonomik sistem ile uluslararası ilişkiler arasındaki bağa dikkat çekildi. TKP, mevcut yönelimin değişmemesi halinde Türkiye’nin daha büyük jeopolitik risklerle karşı karşıya kalabileceğini savundu.