TKP'den İmralı çıkışı: "Memleketin başına sardığınız belalarla birlikte gidin ve bir daha dönmeyin!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İmralı'ya gitme çıkışıyla başlayan tartışmalara ilişkin "Gidişiniz gündemde ve gideceksiniz" başlıklı bir açıklama yapan Türkiye Komünist Partisi (TKP), "Önemli olan nereye gittiğiniz ve kimle konuştuğunuz değil, ne konuştuğunuz" dedi. 

Türkiye Komünist Partisi (TKP), MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İmralı'ya gitme çıkışına ilişkin bir açıklama yaptı. 

"Gidişiniz gündemde ve gideceksiniz" başlığıyla yapılan açıklamada, "Önemli olan nereye gittiğiniz ve kimle konuştuğunuz değil, ne konuştuğunuz" denildi. 

Açıklamanın tamamı şöyle: 

"Türkiye’nin ABD, İngiltere ve İsrail’in girişimleri ve dayatmasıyla sürüklendiği malum süreçte yeni bir aşamaya gelindiği görülüyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını, laikliği, bağımsızlığı, eşitliği ve kardeşliği sorgulayan bir düzlemde inşa etmeye giriştikleri süreci Ağustos ayında bir komisyona havale etmişlerdi. İlk toplantısından bu yana ne bir gündem ne de en ufak bir toplumsal temsiliyet yaratabildi bu komisyon. Sessiz sedasız 17. toplantısını geride bırakırken biz onun yalnızca kuruluşunu ve o zaman ne kadar büyük tepki topladığını hatırlıyoruz.

İşte şimdi ikinci kez gündeme geliyor. İmralı’ya gitme hedefiyle.

Son ana kadar topu taca atmayı sürdüren Erdoğan, sürecin toplumun hiçbir kesimi için ikna edici olmadığının bilincinde, kararsız ama vaktin daraldığını hissediyor.

Gerekirse kendi imkanlarıyla adaya gitmeyi gözüne kestiren MHP lideri adeta bir “barış ve demokrasi havarisi” kesiliverdi.

Baştan beri tutumunu belirginleştirmekten uzak duran CHP esastan değil usülden eleştirmeye, pazarlığı elden bırakmamaya devam ediyor.

DEM Parti ise bir yanda iktidarın diğer yanda sürece dahil olan diğer aktörlerin öncelikleri arasında adeta mekik dokuyor.

Ve şimdi hep beraber İmralı’ya gidişi tartışıyorlar.

Yani Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirenlerin gidişi var gündemde.

Biz ise baştan beri söylüyoruz:

Önemli olan nereye gittiğiniz ve kimle konuştuğunuz değil, ne konuştuğunuz!

Tepeden tırnağa sermaye sınıfının ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış bir plan barış ve kardeşliğe değil felakete yol açar.

Emperyalizmin bölge projeksiyonu ile uyumlu politikalar silahları susturmaz, daha büyük savaşları tetikler.

Türkiye’yi şahlandıracağız diye giriştiğiniz yol, sınırları genişletme pahasına özünde gevşemeyi getirecektir.

Başka sınırları sorgulayan Türkiye’nin önce kendi sınırları sorgulanır.

Cumhuriyet Devrimi ve Lozan Barışı ile hesaplaşmak Türkiye Cumhuriyeti’nin meşruiyeti ile hesaplaşmak anlamı taşır.

Etnik, mezhepsel, kimliklere dayalı, Osmanlıcı projenizin varıp varabileceği durak İslamcılıktan başkası olamaz.

Ve oradan da Türkiye’nin hiçbir sorununa çare çıkmaz!

Evet gidişiniz gündemde ve gideceksiniz.

Fakat barış ve kardeşliğin yolu sizin aşındırdığınız kapılardan geçmiyor…

Nereye giderseniz gidin. Bu memleketin başına sardığınız belalarla birlikte gidin ve bir daha dönmeyin!"