Akbelen direnişçisi Esra Işık'a tahliye kararı: 40 günlük tutukluluk sona erdi
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, vergi yükünün yurttaşa market fişleri üzerinden yüklendiğini belirterek, adil sistemin “az kazanandan az, çok kazanandan çok” ilkesiyle kurulması gerektiğini söyledi. Karabat, varlık barışı düzenlemesinin Türkiye’yi kara para ve gri liste riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini vurguladı.
Türkiye’de vergi adaleti tartışması; hayat pahalılığı, dolaylı vergiler, kayıt dışı ekonomi ve varlık barışı uygulamaları üzerinden yeniden gündeme geldi. CHP İletişim YouTube kanalında yayınlanan “1 Konu 1 Konuk” programında konuşan CHP İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, mevcut vergi sisteminin dar gelirli yurttaşlar üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirtti.
Karabat, CHP iktidarında vergi adaletinin nasıl sağlanacağını anlatırken, verginin harcamadan değil kazançtan alınması gerektiğini vurguladı. Temel tüketim maddelerinde vergi oranlarının düşürülmesi gerektiğini ifade eden Karabat, kayıt dışı ekonomi, vergi cennetleri ve varlık barışı uygulamalarına da dikkat çekti.
VERGİ YÜKÜ VATANDAŞIN SIRTINDA
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, yurttaşın büyük sorunlarından biri olan “vergi adaleti” konusunu değerlendirdi. Karabat, CHP iktidarında vergi adaletinin nasıl sağlanacağını anlattı.
SORU: Vatandaşın sırtındaki en büyük yüklerden biri de vergi. Cumhuriyet Halk Partisi vatandaşı vergi yükünden nasıl kurtaracak?
MARKET FİŞİYLE GELEN VERGİ
Karabat, Türkiye’de yurttaşın vergiyle en çok market fişi üzerinden karşılaştığını belirterek, mevcut sistemde vergi yükünün harcamalar üzerinden hissedildiğine dikkat çekti:
“Şimdi vergi deyince aklımıza mesela gelirler vergisi ya da kurumlar vergisi geliyor mu? Gelmiyor. Vergi deyince vatandaşın direkt muhatap olduğu şey market fişleri. Dolayısıyla vergi yükü dediğimiz şey aslında vatandaşa yüklenen vergi. Nerede yükleniyor? Market fişinde süt alırken, ekmek alırken vergi var, kitap alırken vergi var ve dolayısıyla Türkiye’de vergi rejimi dediğimiz şey harcama yapılırken daha çok gündeme geliyor. Aslında vergi böyle bir şey değil.
Az kazanandan az, çok kazanan çok vergi almak diye bir şey var ve aslında vergi denilen şey kazançtan alınmalı. Eğer harcamalardan vergi alıyorsak biz ortada belki rakamsal olarak oransal olarak eşit yüzde on sekiz ama adil bir vergi değil. Neden? Çünkü kazancı çok yüksek olanla geliri çok dar olan kazancı çok az olanla aynı vergiyi alıyor.
Bir adaletsizlik var. Dolayısıyla birinci prensip vatandaşın vergi yükü az kazanandan az, çok kazanan çok olmalıdır. O zaman ekmekten daha düşük vergi alınmalıdır.”
TEMEL TÜKETİM TANIMI GÜNCELLENMELİ
Karabat, CHP’nin vergi politikasında temel tüketim maddelerindeki vergi oranlarının düşürülmesini esas aldığını belirterek, temel tüketim kavramının da güncellenmesi gerektiğini ifade etti:
“Yani bizim vergi politikalarımızın temel esası temel tüketim maddeleriyle ilgili vergi oranlarını düşürmektir. İkincisi temel tüketimden ne anladığımızı da ortaya güncellemektir. Çünkü temel tüketim sadece ekmek değil.
Bugün modern dünyada en temel tüketimlerden bir tanesi mesela eğitim. Dolayısıyla o cetveli de güncellediğimiz, oranları düşürdüğümüz bir vergi politikasına ihtiyaç var. Bakın Türkiye’de dolaylı vergiler yani market fişiyle ödenen vergilerin oranı yüzde altmış beş.
Yüzde altmış beş. Peki OECD ülkelerinde ne?
Hemen hemen yarısı bunun. İki katı biz vergi alıyoruz doğrudan harcamalarla.
Oysa adaletli politika daha çok gelirler vergisi, daha çok kurumlar vergisi almayı bize gerektirir. Ama Türkiye’de ne yazık ki böyle bir ortamda değiliz. Bir kere köklü bir reformuna ihtiyaç var. Adil bir vergi sistemine ihtiyaç var. Anlaşılır bir vergi sistemine ihtiyaç var. Bunu neden söylüyorum? Vatandaş vergiyi kendisine yabancı bir kavram olarak görüyor.”
VERGİNİN KUTSALLIĞI İÇİN ADALET ŞART
Karabat, vergi ödeme bilincinin güçlenmesi için sistemin adil, anlaşılır ve sade olması gerektiğini vurguladı:
“Oysa vergi ödemek kutsal bir kavram. Bizim hem Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hem de geleneksel olarak Türk devletlerinde vergi kutsal bir şey. Bunun kutsal olduğunu vatandaşa hissettirmeliyiz.
O zaman adil bir vergi olmalı. Ve şunu düşünelim. Geliri az olan insanlar sadece harcama yapabilirler. Harcama üzerinden vergi aldığımızda bu adaletsiz bir durum olur. Geliri yüksek olan insanlar ise tasarruf yapma şansına sahiptir. Dolayısıyla harcamadan vergi öderse vergi kendi gelir içerisinde çok düşük oranlara inmiş olur.
İşte vergi yükünü azaltmak için biz öncelikle az önce söylediğim temel ihtiyaç malzemelerine vergi oranı düşüreceğiz. İkincisi kazançtan vergi alma yoluna gideceğiz. Ve verginin kutsallığı için adil olmak şart ise bunun aynı zamanda anlaşılır olması lazım.
Bütün bu vergi mevzuatını sade hale getirmemiz lazım. Kolay denetlenebilir hale getirmemiz lazım. İşin özü az önce söylediğim az kazanan az, çok kazanan çok alacağız.”
ÜRETİM, KALKINMA VE VERGİ ADALETİ
Karabat, vergi adaletinin yalnızca oranlarla değil, üretim ve kalkınma politikalarıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi:
“Peki birinci safha bu. İkincisi Türkiye’yi büyütmek diye bir şeyden bahsediyoruz. O da şu. Türkiye’de büyük şirketler olursa, bu şirketler kazanırsa o zaman zaten kurumlar vergisi de gelir vergisi de artacaktır. Türkiye’yi büyütmek Cumhuriyet Halk Partisi’nin, kalkındırmak Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel hedefi. Bir endüstri devriminden bahsediyoruz.
Türkiye’yi zenginleştirmekten bahsediyoruz. Dolayısıyla buradan artacak bir vergi gelirimiz var.”
KAYIT DIŞI EKONOMİ UYARISI
Karabat, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin kayıt dışı ekonomi olduğunu belirterek, vergi oranlarının uygulanabilir düzeyde belirlenmesi gerektiğini ifade etti:
“Ama Türkiye’nin başka bir kanı yan yarası var.
O da şu. Kayıt dış ekonomi. Türkiye’de kayıt dışı oldukça fazla.
Bunun bir kısmı verginin oranlarının yüksek olmasından kaynaklı. Olması gereken oranda olmadığı için vergiler, insanlar vergiden kaçınıyorlar. Bu vergiden kaçınma durumunu ortadan kaldırmak için uygulanabilir vergi oranlarını belirlememiz gerekir.
Ve sonra verginin tabanını, matağını arttırarak yine gelirlerimizi arttırmak lazım.”
VERGİ CENNETLERİ AÇIKLANMALI
Karabat, kayıt dışılıkla mücadelede vergi cennetlerine dikkat çekerek, buralardaki hesapların açıklanması gerektiğini söyledi:
“Ama AKP iktidarının çekindiği başka bir gerçek var kayıt dışılık konusunda. Kayıt dışı mücadele konusunda. O da vergi cennetleri. Vergi cennetlerini ne yazık ki kimlerin orada bulunduğunu, kimlerin hesaplara bulunduğunu bir türlü açıklamıyorlar. Oysa bunun açıklanması gerekiyor.
Kanunen de böyle. Biz iktidara geldiğimizde vergi cennetlerinde kimin neyi varsa hepsini açıklayacağız. Ve oradaki gelirler bir şekilde vergilendirilecek ve sisteme aktarılmış olacak.”
VARLIK BARIŞI RİSKİ
Karabat, varlık barışı uygulamasının kaynağı belirsiz paraların Türkiye’ye girişine kapı aralayabileceğini belirterek, bunun finansal sistem açısından ciddi riskler doğurabileceğini savundu:
“Biz bunu söylerken, yani vergi cennetlerindeki paralardan bahsederken, AKP ne yapıyor? Riskli bir uygulamaya giriyorlar. Bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine gelecek. Varlık barışıyla yurt dışında menkul değeri bulunanlar, nakdi değeri bulunanların bu değerleri Türkiye’ye getirdiklerinde sıfır vergi ile Türkiye’ye getirmesi sağlanacak.
Peki bu paraların kaynağı ne? Biliniyor mu? Bu paraların normal yollardan kazanılıp kazanılmadığı biliniyor mu? Bu paraların kara para olup olmadığı biliniyor mu? Bilinmiyor.
Bu paralar Türkiye’ye geldiği andan itibaren önce para, sonra sahipleri gelecek. Önce eğer suçtan edilen gelir varsa, önce o gelirler gelecek, sonra suçlular gelecek.
Ve Türkiye sokakları, Türkiye finans sistemi hem bir kara paraya alet olmuş olacak, hem de suçluları alırlar hale getirecek. Türkiye yeniden zar zor kurtulduğu gri listeden o listeye tekrar girme durumuyla karşı karşıya, risk ile karşı karşıya gelecek. Buraya özellikle dikkat çekiyorum.”
“HEDEFİMİZ ADİL VERGİ DÜZENİ”
Karabat, kayıt dışılıkla mücadelenin suç gelirlerini Türkiye’ye taşımak anlamına gelmediğini belirterek, hedeflerinin üretimi ve geliri artıran adil bir vergi düzeni kurmak olduğunu söyledi:
“Bizim kayıt dışında mücadelemiz aynı zamanda Türkiye’ye para gelsin diye suç gelirlerini Türkiye’ye getirmek değil. Üretimi arttırmak, geliri arttırmak, bunun üzerinden vergileri arttırmak, adaletli vergi düzeni kurmak ve insanların vergiye sempatiyle baktığı, vergiden kaçınmadığı bir adil vergi düzenini kurmak gibi bir hedefimiz var.”