Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker: Gözaltında polis 'Cinsel organını aç' dedi
Fatoş Pınar Türker, “Yapan utansın, ben utanmıyorum” diyerek çıplak aramayı anlattı.
İBB Davası’nın 47’nci gününde savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, gözaltı, savcılık ve tutukluluk sürecinde yaşadıklarını mahkeme huzurunda anlattı. Türker’in çıplak arama, çocukları üzerinden baskı ve cezaevi koşullarına ilişkin sözleri duruşma salonunda duygusal anlara neden oldu.
Türker’in savunmasının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu ise mahkeme heyetine seslenerek, anlatılan ağır muamelenin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini belirtti. İmamoğlu, “Bu tür işlemler soruşturmaya tabi kılınacak mı?” diye sordu.
TÜRKER: “VATAN EMNİYET’TE TAM BİR KÂBUS YAŞADIM”
Savunmasında önce gözaltı sürecini anlatan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet’te yaşadıklarını “çok korkunç bir an” ve “tam bir kâbus” sözleriyle tarif etti.
Türker, emniyette arşiv odası gibi bir yere götürüldüğünü belirterek, eldiven takan bir polisin kendisine üstünü çıkarmasını söylediğini aktardı. Ardından iç çamaşırını da indirmesinin istendiğini ifade eden Türker, polisin kendisine “Cinsel organını aç, arkanı dön, eğil” dediğini mahkeme huzurunda anlattı.
Yaşadıklarını aktarırken salondaki kadın izleyicilere dönen Türker, “Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum” sözlerini kullandı.
“ÇOCUKLARIMLA TEHDİT ETTİLER”
Türker, tutuklanıp Silivri’ye gönderildikten sonra SEGBİS için çağrıldığını ve karşısında daha önce ifade verdiği savcıyı gördüğünü söyledi.
Savcıyla yaşadığı diyaloğu anlatan Türker, kendisinden yeniden ifade vermesinin istendiğini, bunun üzerine avukatına danışmak istediğini belirttiğini aktardı. Türker, bu talebinin ardından savcının kendisine “Hâlâ avukat diyorsun bana. Sen bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin” dediğini ifade etti.
Savcının medeni durumunu, çocuklarının velayetini ve çocuklarının reşit olup olmadığını sorduğunu söyleyen Türker, “Çocuklarım reşit değil dediğimde, ‘Eh artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi. Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler” diye konuştu.
“İYİLİK VE KÖTÜLÜK KAVRAMIM BOZULDU”
Türker, yaşadığı sürecin kendisinde derin bir kırılma yarattığını belirterek, kendisini tanımayan insanların kendisine nasıl bu kadar sert davranabildiğini anlamakta zorlandığını söyledi.
“Ben hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum” diyen Türker, yaşadıklarının ardından insana dair bakışının değiştiğini belirterek, “İnsan olarak öğrendiğim iyilik ve kötülük kavramı bozuldu. Çünkü iyi insan dediğimiz bir tarif var, bir de kötü insan dediğimiz bir tarif var; birbirine girdi bu” ifadelerini kullandı.
Cezaevi koşullarını da anlatan Türker, 40 metrekarelik alanda 25 kişi kaldıklarını, koğuşta uyuşturucu satıcıları, cinayet hükümlüleri ve hırsızlık suçundan kalan kişilerle birlikte bulunduğunu söyledi. Tuvalet temizlediğini, örgü ördüğünü ve yaşadıklarının kendisine “film gibi” geldiğini belirtti.
MEDYA AŞ SAVUNMASI: “GÖREVE GELDİĞİMDE ŞİRKET ZARARDAYDI”
Savunmasında Medya AŞ’deki görev sürecine de değinen Türker, kariyerinin iletişim ve medya alanlarında olduğunu, 2019 yerel seçimlerinin ardından Medya AŞ’de genel müdürlük yapması için teklif aldığını anlattı.
Göreve geldiğinde şirketin önceki yönetim döneminde kötü yönetildiğini ve büyük zarar ettiğini tespit ettiklerini söyleyen Türker, bu tespitlerin Sayıştay denetim raporlarında da görülebileceğini ifade etti.
Türker, genel müdürlük yaptığı 21 ay boyunca önceki dönemden kalan zararları gidermeye, alacakları tahsil etmeye ve şirketi toparlamaya çalıştığını belirtti. Göreve başlamasından kısa süre sonra pandeminin başladığını hatırlatan Türker, bu nedenle etkin çalışma süresinin büyük ölçüde daraldığını söyledi.
“İSRAFI GİDERMEKLE UĞRAŞTIM”
Türker, kendisinden önceki dönemde şirkette lüks makam araçları, pahalı mobilyalar, yüksek harcama kalemleri ve çeşitli sponsorlukların bulunduğunu anlattı.
Genel müdürlüğü döneminde tasarruf ilkesini benimsediğini vurgulayan Türker, lüks kurum araçlarının orta segment araçlarla değiştirildiğini, kâğıt harcamalarından bayram ve yılbaşı hediyelerine kadar geniş bir alanda tasarruf tedbirleri uygulandığını ifade etti.
Türker, “21 aylık, kısa sayılabilecek genel müdürlüğüm sürecinde bu israfı ve zararı gidermekle uğraştım” dedi.
“AYLARCA İDDİANAMEYİ BEKLEDİM”
2024 yılında emekli olduğunu ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını belirten Türker, 19 Mart 2025’te gözaltına alındığını söyledi.
Tutuklandıktan sonra aylarca hakkındaki suçlamaların somut dayanaklarını görmek için beklediğini ifade eden Türker, iddianameyi okuduğunda da bir örgüte nasıl üye olduğu, kimden emir aldığı veya hangi talimatı yerine getirdiği sorularının cevabını bulamadığını dile getirdi.
Türker, “Eğer bir suç örgütü varsa ve ben örgüte üyeysem, bana verilen tüm emirleri yerine getiriyorsam neden genel müdürlük görevim 21 ay sürsün ve sonlansın?” diye sordu.
“PINAR’I YARGILAYIN AMA ANNE PINAR’I TAHLİYE EDİN”
Savunmasının sonunda duygusal ifadeler kullanan Türker, Medya AŞ Genel Müdürü olarak yargılanmaktan kaçmadığını ancak anne kimliğiyle çocuklarından ayrı kalmanın kendisini ağır biçimde yıprattığını söyledi.
Kızının mezuniyetine gidemediğini, ailesinden ve çocuklarından ayrı kaldığını anlatan Türker, “Ben rüşvet almadım, 15 aydır yatıyorum, bir şey çalıp çırpmadım, mal varlığıma tedbir kondu” dedi.
Türker, mahkeme heyetine seslenerek, “Yargılayın ama Pınar’ı yargılayın da anne Pınar’ı ne olur tahliye edin. Ev hapsi verin, ben çocuklarımla zaten el ele oturmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU: “BU KORKUNÇ ŞEYLERİ KELİMESİ KELİMESİNE AKTARIN”
Türker’in savunmasının ardından duruşmaya ara verildi. Ekrem İmamoğlu, salondan çıkarken gazetecilere dönerek, “Bu korkunç şeyleri kelimesi kelimesine aktarmanızı rica ediyorum” dedi.
Daha sonra söz alan İmamoğlu, kadın yöneticiler konusunda İBB’de hassas davrandıklarını, kadın genel müdürlerin ve kadın çalışanların sayısını artırdıklarını söyledi.
İmamoğlu, Türker ve diğer kadın yöneticilere yönelik muameleyi eleştirerek, yaşananları annesinin, kız kardeşinin, eşinin ya da kızının başına gelmiş gibi değerlendirdiğini ifade etti. İmamoğlu, “Masum kadınlara yapılan bu zalimliği hem kınıyorum hem de gerçekten anneme, kız kardeşime, kızıma yapılmış gibi görüyorum. Bir erkek olarak da buradaki kadınlardan özür diliyorum” diye konuştu.
“KÖTÜ BİR KAHVEHANE DEDİKODUSU ŞEKLİNDE TASARLANMIŞ BİR İDDİANAME”
İmamoğlu, savunmasını tamamlayan Türker’e yönelttiği soruda, “Kötü bir kahvehane dedikodusu şeklinde tasarlanmış bir iddianame üzerinden bizim önümüze konan biçimiyle bir dünyamız oldu mu sizinle?” ifadelerini kullandı.
Türker ise İmamoğlu’nun sorusuna, böyle bir sürecin yaşanmadığını belirterek yanıt verdi. Medya AŞ’nin her yıl sunumlar yaptığını, iştiraklerin yıl sonu değerlendirmelerini paylaştığını ifade eden Türker, İmamoğlu’nun kendisine mümkün olduğunca çok firmayla çalışılması, havuzda farklı firmaların bulunması ve laf söz oluşmaması yönünde telkinde bulunduğunu anlattı.
“BU TÜR ANLATILAR UZAY BOŞLUĞUNA MI GİDİYOR?”
Türker’in gözaltı ve savcılık aşamasında yaşadıklarını anlatmasının ardından yeniden söz alan İmamoğlu, mahkeme heyetine doğrudan seslendi.
İmamoğlu, Türker’in evinden alınmasından emniyete, emniyetten cezaevine ve daha sonraki süreçlere kadar anlattığı psikolojik ve fiziksel muamelenin etkisinden çıkamadığını belirtti.
Mahkeme huzurunda yapılan bu tür anlatımların karşılıksız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, “Bu tür anlatılar ya da yaşanmışlıklar sadece burada anlatılıp uzay boşluğuna mı gidiyor? Bu tür işlemler bir soruşturmaya tabi kılınacak mı?” diye sordu.
“HÂLÂ ETKİSİ ALTINDAYIM”
İmamoğlu, Türker’in anlattıklarının yalnızca duruşma salonunda kalmaması gerektiğini belirterek, gerekli kurumların bu süreçle ilgili adım atmasının önemine dikkat çekti.
Yaşananları “çok acı bir durum” olarak nitelendiren İmamoğlu, mahkeme heyetinden bu anlatımları dikkate almasını istedi.
İmamoğlu, “Ben hâlâ etkisi altındayım. Bunu yaparsanız toplum rahatlar. Bu konuda gerekeni yapmanızı talep ediyorum. Ben eminim ki bugün yaşananları dinledikten sonra hiçbir arkadaşım bunun etkisinden kurtulamayacak” ifadelerini kullandı.