AKP uzun süredir bir iç kavganın kucağında.
Kavgada ana sebep Erdoğan sonrası döneme ilişkin hesap güdenlerin taraflaşması ve koltuk kapma yarışına dayanmakta. Uzun süredir büyüyen ve kimin hangi tarafta olduğunu anlamanın giderek zorlaştığı çekişmede bir yanda medya operasyonları sürerken bir yanda sermayeye ilişkin bazı soruşturmalar var. Bakanlar ve eski bakanların birbirilerini medya kuruluşları üzerinden ifşa ettiği örneklere şahit oluyoruz.
Tüm bunlar yaşanırken daha önce AKP içerisinde siyaset yapan, belli makamlarda görev alan ancak sonrasında partiden kopan kesimler de pastadan pay almak için kendini hatırlatma, pazarlık masasında yer kapma hevesinde.
Bu sene Meclis açılışı, verilen fotoğraflar sebebiyle çok konuşuldu. O kareye giren, girdiğinden bu yana da sinyal vermek için hiç fırsat kaçırmayan iki parti, daha doğrusu iki isim var:
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu.
Her iki isim de 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin kurucusu olduğu “Altılı Masa” olarak bilinen ittifak içerisinde Erdoğan’ın karşısında yer almıştı. Masa en bilinen başlıklarıyla Erdoğan’ın kaybetmesi, parlamenter sisteme dönülmesi, altı parti içerisinde devlet kurum ve makamlarının paylaşılması gibi gayeler taşıyordu.
Kılıçdaroğlu’nun adaylığında dönemin İYİP Lideri Akşener masayı tekmelese de geri oturmuş, seçim sonundaysa masa gibi ittifak da yanıp kül olmuştu.
CHP ile yapılan ittifak zaten siyasi değil, her iki parti de partilerinin siyasi geleceği olduğu için değil tuttukları yeri bir pazarlık unsuru olarak kullanma girişimi olarak kullanmıştı.
Şimdi sıra bu kozu CHP’ye değil AKP’ye karşı kullanmaya geldi.
'CHP ile bile' ittifak yapan Babacan'ın hayalleri
“Başarısız Şimşek yönetimindeki” ekonomi için Babacan sesleri bir anda yükselmeye başladı. Birkaç kanalda kulis olarak konuşuldu, peşine DEVA Partililer bu “kulislere” açıklık getirdi. İddiaya göre ekonomi bakanlığının başına Ali Babacan gelsin isteniyordu ancak onun bir şartı vardı: Eğer ekonomiyi vereceklerse adaleti de alması lazımdı, çünkü ikisi birbirine bağlıydı.
Canlı yayında AKP’ye dönüş sorularını yanıtlarken iki gün önce, şunları söyledi:
“Bakın benim Tayyip Bey'le ne bir kırgınlığım var ne bir kızgınlığım var. Ben Tayyip Bey'in bu memleket sevgisinden de, Allah inancından da asla şüphe duymam. Ama bizim anlaşamadığımız nokta, bu ülkenin nasıl yönetileceği.”
AKP ile ittifak sorusunu yanıtlarken tam olarak şu cümleyi kuruyordu:
“Şimdi CHP'yle bile oturmuşuz, biz çalışmışız. Her şeyi yapmışız. Tabii ki kategorik bir şeyimiz olmaz ama şu yanlış anlaşılmasın yani ben bugün itibariyle, yani Tayyip Bey'de de AK Parti'nin yönetim kadrosunda da bir değişim iradesi görmüyorum.”
“CHP ile bile” ittifak yapmışken, eski partisine dönme konusunda konuşan Ali Babacan kendisine takılan “Fren Ali” lakabının tersine ayağını frenden çekip, gazlayacağının sinyalini veriyordu.
Davutoğlu'nun hasreti sürüyor
Yeni değil, çok uzun süredir AKP için fırsat kollayan bir isim Ahmet Davutoğlu, gören gözler için defalarca mesaj, sinyal ne varsa yaptı.
Bu sefer NOW TV yayınında kendisine yöneltilen “Cumhurbaşkanı yardımcılığı teklifine yanıtınız ne olur?” sorusuna yanıt verdi.
Davutoğlu, “Devleti tanıyorum, biliyorum. Bırakmış olduğum 2016 ile herkes şu zamanı kıyaslasın. Görev tanımına bakarım. Hukuk, ekonomi, siyaset bütün bunları reform etmek lazım. Bana denirse ki, 'Devlet darda, ülke ekonomisi iflas noktasında, gelin şu devleti restore edelim.' Hiç tereddüt etmem” dedi.
Sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama gel devlette şurada otur, bizim yaptıklarımızı meşrulaştır ve bir makam sahibi ol denirse ben sembolik görevler istemem ama bu yetkilerle görev talep edilirse prensipleri doğru konmuş olmak üzere devlete sahip çıkmayı devlet adamlığının gereği olarak sayarım.”
Davutoğlu, “Bu devleti de benim kadar kılcal damarlarına kadar tanıyan belki bir Cumhurbaşkanı vardır, ikincisi de benimdir. Bunu herkes bilir. Dolayısıyla göreve böyle bakarım, bir vatan görevi gibi yaparım” ifadelerini kullandı.
Sık sık AKP özlemini dile getiren Davutoğlu, 2024’ün Aralık ayında “Ben hâlâ AK Parti’nin ruhunu temsil ediyorum” sözleriyle hâlâ masadayım mesajını vermişti.
Masadan masaya koşan iki isim de hiç kalkmadıkları pazarlık masasında sıralarını bekliyorlar.