Muhalefetin Sorusu Net: "Köprüler Satılıyor mu?"
CHP lideri Özgür Özel ve Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu başta olmak üzere muhalefet temsilcileri, geçen yılın eylül ayından bu yana Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında köprü ve otoyolların özelleştirileceği iddialarını Meclis gündemine taşıyor. Özellikle 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin işletme haklarının devri konusundaki önergeler, yanıt bekleyen en kritik başlıklar arasında.
Bakan Şimşek: "2026 Gelirinin Köprülerle İlgisi Yok"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2026 yılı için öngörülen özelleştirme gelir artışına dair sorulara verdiği yanıtta köprü iddialarını reddetti. Şimşek, beklenen gelirin kaynağını şu şekilde açıkladı:
Satışı planlanan kamu mülkleri ve enerji santralleri.
Kamu hizmeti özelleştirmeleri ve pay satışları.
Geçmiş yıllardaki özelleştirmelerden gelen taksitler.
Ancak Bakan Şimşek, "işletme hakkı devri" (iltizam) modeline dair spesifik iddialar konusunda sessizliğini korudu.
Bakan Uraloğlu’ndan "Bakım Çalışması" Yanıtı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun önergelere verdiği yanıtlar ise muhalefet tarafından "konuyu saptırmak" olarak nitelendirildi. Uraloğlu, köprülerin özel sektöre devredilip devredilmeyeceğine dair sorulara; "Köprülerin bakım-onarım çalışmaları titizlikle devam etmektedir" ve "İşlemler mevzuata uygun yürütülmektedir" şeklinde yanıtlar vererek doğrudan bir "Evet" veya "Hayır" ifadesinden kaçındı.
Tartışmanın Odak Noktasındaki İddialar
|
Soru / İddia |
Bakanlığın Yanıtı |
|
2026'daki gelir hedefi köprülerden mi? |
Şimşek: Hayır; taşınmaz, santral ve limanlardan. |
|
İşletme hakları devredilecek mi? |
Şimşek: Yorumsuz. Uraloğlu: Bakımlar yapılıyor. |
|
KÖİ modeli devam edecek mi? |
Uraloğlu: İşlemler mevzuata uygun yürütülüyor. |
Karar Cumhurbaşkanlığı’nda
Bakan Mehmet Şimşek, tüm özelleştirme çalışmalarının Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenen program dahilinde yürütüldüğünü hatırlatarak topu Cumhurbaşkanlığı’na attı. Muhalefet ise şeffaflık çağrısını yineleyerek, stratejik öneme sahip bu yapıların geleceğinin belirsiz bırakılmaması gerektiğini savunuyor.