Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Liseye Geçiş Sınavı (LGS) sorularının sızdırıldığı iddialarına yönelik yaptığı açıklamada skandal sözler sarf etti.
Dil sürçmesi olarak düzeltilmeye çalışılan açıklamada Tekin, soruların hazırlanmasında imam hatip okullarında görevli öğretmenlerin yer aldığını söyledi.
KOMÜNİST ÖĞRETMENLERDEN BAKAN TEKİN'E YANIT
Tekin skandal sözlerinin ardından Komünist Öğretmenler, bir açıklama yaparak Bakan Tekin'e yanıt verdi.
"Sınav sisteminde yaşanan adaletsizliklerin, müfredattaki gerici dönüşümlerin ve eğitimin niteliğindeki çöküşün kaynağını defalarca teşhir ettik: Tarikatlarla iç içe geçen bir Bakanlık, dini vakıflarla imzalanan protokoller, liyakatsiz atamalar ve eğitimde bilimsel ölçütlerden uzaklaşma" denilen açıklamada, Bakan Tekin'e bir dizi soru da yöneltildi.
BAKAN TEKİN'E ZOR SORULAR
Komünist Öğretmenler açıklamasında Bakan Tekin'e şu soruları yöneltti:
"LGS, YKS, bursluluk sınavları gibi merkezi sınavların soruları kimler tarafından hazırlanıyor?
Bu süreçlerde hangi kurumlar, hangi eğitimciler, hangi denetim mekanizmaları yer almaktadır?
Sınavlarda gerici içeriklerin artışı, belli okullardan çıkan birincilik oranları, imam hatiplerin “başarıları” gerçekten tesadüf mü?"
Komünist Öğretmenler'den yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
"Soruları Kim Hazırlıyor? Gericiliğe Teslim Edilen Eğitim Sistemine Karşı Uyarıyoruz !
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in basına yansıyan konuşmasında, “soruları bizim imam hatip okullarımızdaki öğretmenlerimiz hazırlıyor” ifadeleri kamuoyunda “dil sürçmesi” olarak geçiştirilmeye çalışılsa da, biz Komünist Öğretmenler için bu sözler dil sürçmesi değil, yıllardır süren bir politikanın itirafıdır.
Sınav sisteminde yaşanan adaletsizliklerin, müfredattaki gerici dönüşümlerin ve eğitimin niteliğindeki çöküşün kaynağını defalarca teşhir ettik: Tarikatlarla iç içe geçen bir Bakanlık, dini vakıflarla imzalanan protokoller, liyakatsiz atamalar ve eğitimde bilimsel ölçütlerden uzaklaşma…
Şimdi bu tabloya yeni bir halka ekleniyor:
Ölçme değerlendirme süreçleri, imam hatip odaklı bir kadro eliyle yürütülüyor.
Bakanlık; öğretmenler arasında ayrım yaparak, imam hatipleri “bizim okullarımız” olarak sahiplenip diğerlerini dışlayan bir zihniyeti itiraf etmektedir. Eğer bu bir “dil sürçmesi” ise, bu sürçmenin ardında hangi kurumlar, hangi cemaatler ve hangi çıkar grupları vardır?
Soruyoruz:
Biz biliyoruz ki bu ülkede:
Bu düzeni de onun gerici ve piyasacı eğitim sistemini de kabul etmiyoruz.
Ve biz, bu düzeni kabul etmiyoruz.
Laik, bilimsel, kamusal ve eşit bir eğitim sistemi için mücadelemizi sürdüreceğiz!
Komünist Öğretmenler"