İzmir Körfezi için "Gediz" alarmı: "Kirliliğin kaynağı kıyıda değil, havzada!"

İzmir Körfezi’nde son günlerde hızla yayılan deniz marulları ekosistemi tehdit ederken, bilim insanlarından kritik bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri kıyılarda temizlik çalışmalarını sürdürse de uzmanlar, Gediz Nehri Havzası’ndaki kirlilik kontrol altına alınmadan kalıcı bir çözümün mümkün olmadığını vurguluyor.

4 MİLYON METREKARE DENİZ MARULUYLA KAPLANDI

İnciraltı ve Bostanlı kıyılarında yoğunlaşan deniz marulu oluşumu, Mavişehir ile Foça arasındaki 4 milyon metrekarelik devasa bir alanı etkisi altına aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi ile İZDENİZ ekipleri, koku oluşumunu engellemek ve çevresel etkileri azaltmak için tonlarca deniz marulunu düzenli olarak topluyor. Ancak uzmanlara göre bu çalışma, sorunun sadece "makyajını" düzeltiyor.

"GEDİZ, KÖRFEZ’İ ZEHİRLİYOR"

Ege Üniversitesi emekli öğretim üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, kirliliğin Murat Dağı'ndan başladığını belirterek şu tespitlerde bulundu:

Gediz; tarımsal, sanayi ve evsel atıkları toplayarak Körfez’e taşıyor.

1886’da yatağı değiştirilen nehir, eski yatağı (Ağıldere hattı) üzerinden hala iç körfezi kirletmeye devam ediyor.

Kirli su sadece denizi değil, sulama yapılan tarım arazilerini de çoraklaştırıyor.

ÇÜRÜME BAŞLARSA FELAKET KAPIDA: KOKU VE BALIK ÖLÜMLERİ

İZSU-İZDENİZ Körfez Ekoloji Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın, deniz marullarının ömrünün kısa olduğunu ve asıl tehlikenin "çürüme" evresinde başladığını hatırlattı. Taşkın, süreci şöyle özetledi:

"Deniz marulu çürürken sudaki oksijeni tüketir. Bu durum 'hipoksi' dediğimiz oksijensizliğe, dolayısıyla balık ölümlerine ve yoğun bir çamurlaşmaya yol açar. Kıyıda toplama yapmak kokuyu azaltır ama sorunu kökten çözmez."

HAVZA BAZLI MÜCADELE

Bilim insanlarının ortak görüşü, çözümün yerel değil bölgesel olması gerektiği yönünde. Prof. Dr. Ergün Taşkın, "Gediz temizlenmeden kalıcı çözüm mümkün değildir" diyerek; şehirsel, endüstriyel ve liman kaynaklı tüm kirlilik yüklerinin havza genelinde kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.

İzmir ve Manisa (MASKİ) belediyelerinin her ay düzenli analizler yaparak hazırladığı raporlar, kirliliğin boyutunu gözler önüne sererken, tüm kurumların "elini taşın altına koyması" çağrısı yapıldı.