Trump’tan İran’a "Vururuz" Tehdidi: "Artık İyi Adam Olmak Yok!"
Lübnan’da sağlanan ateşkesin ardından bölgede tansiyonun düşmesi beklenirken, İran iç siyaseti Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin "Hürmüz" paylaşımıyla sarsıldı. Arakçi’nin boğazın yeniden açıldığına dair açıklaması, askeri kanat tarafından "erken ve hatalı" bulunarak sert bir dille yalanlandı.
ASKERİ KANATTAN ANINDA MÜDAHALE
Arakçi’nin sosyal medya üzerinden yaptığı "boğaz açıldı" duyurusundan kısa süre sonra İran Ulusal Güvenlik Konseyi devreye girdi. Konsey, geçişlerin "tam açılma" değil, yalnızca "belirli rotalar üzerinden ve ticari gemilerle sınırlı" olduğunu açıkladı. Yapılan düzeltmede, "düşman ülkelere" ait askeri gemilerin kapsam dışı olduğu ve her türlü geçişin İran Silahlı Kuvvetleri denetiminde yapılacağı vurgulandı.
"SAVAŞ OLMASA MECLİS’TE SORGULANIRDI"
Bakan Arakçi’ye yönelik tepkiler sadece askeri kurumlarla sınırlı kalmadı. Muhafazakar kanada yakın isimler ve milletvekilleri, hükümeti "iletişim kazası" yapmakla suçladı:
Milletvekili Morteza Mahmudî: "Hassas bir dönemde yapılmış tuhaf bir çıkış. Savaş koşulları olmasaydı Arakçi parlamentoda hesap vermeliydi."
Devrim Muhafızları Çevresi Bakanın askeri kanatla koordinasyon kurmadan açıklama yapması "zayıf medya yönetimi" ve "ulusal güvenlik riski" olarak nitelendirildi.
Tasnim Haber Ajansı Paylaşımı açıkça "yanlış ve kötü bir iletişim" olarak tanımlayarak hükümete eleştiri oklarını yöneltti.
DİPLOMATİK MESAJ MI, KOORDİNASYON HATASI MI?
Yaşanan bu gerilim, İran yönetimindeki iki farklı ekolün çatışması olarak yorumlanıyor. Batılı diplomatik kaynaklar, Arakçi’nin bu çıkışının ABD ve Körfez ülkelerine yönelik bir "müzakereye hazırız" mesajı olabileceğini savunurken; Tahran’daki sertlik yanlıları, bu tür tavizlerin ABD deniz ablukası tamamen kalkmadan verilmesine şiddetle karşı çıkıyor.
GÖZLER DEVRİM MUHAFIZLARI’NDA
Son noktayı koyan Devrim Muhafızları ise ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukası tamamen kalkmadan Hürmüz Boğazı’nın eski statüsüne dönmeyeceğini net bir şekilde ifade etti. Bu durum, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın pragmatik dış politika hamlelerinin, ülkedeki güvenlik bürokrasisi tarafından sıkı bir denetime tabi tutulmaya devam edeceğini gösteriyor.