Döşemealtı Belediyesi’ne operasyon: Eski başkan dahil 22 kişi hakkında gözaltı kararı
İran’da devam eden saldırılar sonrası petrol tesislerinde meydana gelen patlama ve yangınlar, atmosferde yoğun kirleticilerin birikmesine yol açtı.
Uzmanlar, bu durumun “kara yağmur” olarak bilinen kirli yağışlara neden olabileceği konusunda uyarıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), petrol tesislerinin vurulmasının ardından atmosfere karışabilecek petrokimya partikülleri ve toksik gazların, yağışlarla birlikte yere inebileceğini belirterek hava kirliliği ve solunum hastalıkları riskine dikkat çekti.
Bu nedenle bazı uluslararası kuruluşlar ve yerel yetkililer, özellikle saldırıların yoğun olduğu bölgelerde vatandaşlara mümkün olduğunca kapalı alanlarda kalmaları ve kirli havaya maruz kalmamaları yönünde tavsiyelerde bulunuyor.
Savaşın şiddetlenmesiyle birlikte kamuoyunda yeni bir soru da gündeme geldi:
Büyük patlamalar ve yoğun bombardıman depremi tetikleyebilir mi?
Kahire Üniversitesi Su Kaynakları ve Jeoloji Profesörü Abbas Şeraki, hava saldırıları ve büyük patlamaların zaman zaman sismik cihazlar tarafından kaydedilebilen küçük titreşimler oluşturabileceğini söyledi.
Ancak Şeraki’ye göre bu titreşimler gerçek depremlerle karıştırılmamalı.
Uzman isim, patlamaların yüzeysel sarsıntılar yaratabileceğini ancak bunların yer kabuğunun derin katmanlarını etkileyen büyük depremler seviyesine ulaşmasının mümkün olmadığını vurguladı.
Şeraki, benzer sarsıntıların geçmişte Gazze’deki yoğun bombardıman sırasında da ölçüldüğünü, ancak bunların jeolojik yapıyı değiştirmediğini hatırlattı.
Uzmanlara göre savaşın oluşturabileceği en ciddi tehlike deprem değil, stratejik ve tehlikeli tesislerin hedef alınması.
Şeraki, özellikle zenginleştirilmiş uranyum veya tehlikeli kimyasal maddelerin bulunduğu tesislerin vurulması halinde radyasyon sızıntısı veya ciddi çevresel felaketler yaşanabileceği uyarısında bulundu.
“Kara yağmur” olarak bilinen olay, büyük petrol yangınları sırasında atmosfere yayılan karbon parçacıkları, petrol türevleri ve kimyasal gazların yağış bulutlarına karışmasıyla ortaya çıkıyor.
Bu kirleticiler atmosferde su buharıyla birleşerek daha sonra kirli ve koyu renkli yağmur damlaları şeklinde yeryüzüne düşebiliyor.
Uzmanlara göre petrol yangınlarından yükselen kirleticiler teorik olarak uzun mesafelere taşınabilir. Ancak bu durum tamamen meteorolojik koşullara bağlı.
Kirli hava kütlelerinin Türkiye’ye ulaşabilmesi için rüzgârların **İran’dan Türkiye yönüne doğru esmesi gerekiyor.
Ayrıca Anadolu’nun batı kesimlerinde yer alan yüksek dağ sıraları, bazı hava kütlelerinin hareketini zayıflatabiliyor veya dağıtabiliyor.
Bu nedenle uzmanlar, kirleticilerin sınır bölgelerine ulaşmasının teorik olarak mümkün olduğunu ancak Türkiye’de yoğun ve doğrudan bir “kara yağmur” etkisinin görülme ihtimalinin düşük olduğunu değerlendiriyor.