Beşiktaş Belediyesi'ne yeni operasyon: Eski başkan yardımcısı dahil 5 kişi gözaltında
Öte yandan, şölenin asıl büyük fırtınası iktidar partisinin kendi tabanında koptu. CHP'nin önemli isimlerinden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seçim döneminde “Her şey çok güzel olacak” tweetiyle açık destek veren ünlü oyuncu ve sunucu Eser Yenenler’in gecenin sunucusu olarak sahneye çıkması, AKP içindeki muhafazakar ve milliyetçi kanadın sert tepkisine yol açtı. Tartışmaların odağındaki isim olan AKP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, hem organizasyona yönelik lojistik iddialara hem de parti tabanından yükselen "Eser Yenenler" öfkesine çarpıcı açıklamalarla yanıt verdi.
AKP'Lİ ACAR'DAN ELEŞTİRİLERE YANIT: BURASI 50+1 HEDEFLEYEN BİR MERKEZ PARTİ
Gelen eleştirilerin ardından Halk TV’den İsmail Saymaz’a konuşarak kamoyunun merak ettiği soruları yanıtlayan AKP Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, partinin ideolojik yapısına ve kucaklayıcı misyonuna dikkat çekti. Gösterilen tepkilere karşı partinin kitlesel büyüklüğünü anlatan Acar, şu ifadeleri kullandı:
"Burası bir merkez partisi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi doğası gereği seçimlerde yüzde 50+1’i almayı gerektiriyor. Biz bir kitle partisiyiz, evet aynı zamanda bir lider partisiyiz, bu doğru. Ancak o stadyuma baktığınızda orada sadece tek bir kesim yoktu; tesettürlü kardeşlerimiz de oradaydı, seküler yaşam tarzını benimseyen kardeşlerimiz de oradaydı. Biz toplumun her kesimine hitap etmek durumundayız."
ÖĞRENCİLER ZORLA MI GETİRİLDİ: OTOBÜSLERİN ÜZERİNDE AK PARTİ LOGOLARI VARDI
Muhalefet partilerinin ve sosyal medya kullanıcılarının en çok üzerinde durduğu, "Gençlerin nereye götürüldüklerini bilmeden, kandırılarak şölene taşındığı" iddialarına da sert bir şekilde karşı çıkan Faruk Acar, lojistik sürecin tamamen şeffaf yürütüldüğünü savundu.
Gençlerin organizasyonun siyasi kimliğinden haberdar olduğunu belirten Acar, "Gençlerin nereye gittiğini bilmediği yönündeki iddiaları kabul etmemiz kesinlikle mümkün değil. Şölen için tahsis edilen otobüslerimizin üzerinde partimizin logoları, AK Parti kurumsal kimlik unsurları açıkça yer alıyordu. Herkes nereye gittiğini gayet iyi bilerek, davet edilmiş insanlar olarak oradaydı" şeklinde konuştu.
ASIL ESER YENENLER’E SORMAK LAZIM: O GÜN BAŞKA BUGÜN NEDEN AK PARTİ?
Gecenin en tartışmalı başlığı olan Eser Yenenler’in sunuculuğu hakkında konuşan Faruk Acar, bu seçimin tamamen profesyonel bir ajans süreci olduğunu dile getirdi. Muhalif kimliğiyle bilinen bir ismin AK Parti kürsüsünde yer almasını eleştirenlere karşı topu ünlü sunucuya atan Acar, şöyle devam etti:
"Burada soruyu tersten sormak, asıl Eser Yenenler’e sormak lazım. AK Parti’nin programında neden bulunmak istemiş? O gün 'Her şey çok güzel olacak' diyerek muhalefete destek verip, bugün neden gelip AK Parti’nin programında sunuculuk yapmayı kabul etmiş? Belki o gün de bugün olduğu gibi tamamen ücret karşılığını tutan ticari bir zemin söz konusuydu, bilemem. Kimsenin günahına, hakkına girmek istemem. Bizim bu konuya yaklaşımımız, Yenenler’in İmamoğlu’nu destekleyen siyasi formatı üzerinden olmadı. Bu tamamen ajanslar üzerinden yürüyen profesyonel bir süreçtir."
FENOMEN KRİZİ İÇİN ÖZ ELEŞTİRİ: TABANIMIZ KIZMAKTA SON DERECE HAKLI, BU BİR İHMALDİR
Şölende yaşanan bir diğer kriz ise geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine yönelik olumsuz paylaşımları olan bir sosyal medya fenomeninin protokole sızarak Emine Erdoğan ile fotoğraf çektirmesi oldu. Parti tabanının bu duruma gösterdiği reaksiyonu haklı bulduğunu itiraf eden Acar, organizasyondaki güvenlik ve inceleme zafiyetini şu sözlerle kabul etti:
"Cumhurbaşkanına resmi bir ödül vermesi söz konusu değil. Sadece bir resim vermiş, kendisiyle fotoğraf çektirme talebinde bulunmuş, biz de o an onaylamışız. Gençlik kollarımızın anlık bir tasarrufu olmuş. Spontane gelişen bir şey. Peki, bu duruma tabanımız kızmakta haklı mı? Son derece haklı. Buna sonuna kadar kızılır, eyvallah. Özellikle Hanımefendi’nin (Emine Erdoğan) hassasiyetinin en üst düzeyde korunması gereken bir noktada böyle bir durumun yaşanmış olması bir ihmaldir. Biz de genel merkezde 'Bu durum nasıl gözden kaçtı, nasıl görülmedi' diye hemen paylaşımlarda bulunduk ve inceledik. Arkadaşlarımız dediler ki 'Başkanım ödül verilmesi söz konusu değil, kız sadece çizdiği resmi takdim etti.' Ama ne olursa olsun, keşke daha önce fark edilseydi, o zaman kesinlikle müsaade etmezdik."