Emekli Meclisi, çocukların eğitimden koparıldığı, şiddet ve istismarın gölgesinde bırakıldığı bir sisteme karşı "hesap sorma" çağrısında bulundu. Yayımlanan metinde, çocuklara yönelik suçların tesadüf değil, devlet eliyle sürdürülen sistematik bir sürecin sonucu olduğu savunuldu.
"ERDAL EREN’DEN BUGÜNE TABLO DEĞİŞMEDİ"
Açıklamada, 17 yaşında idam edilen Erdal Eren ve 14 yaşında hayatını kaybeden Berkin Elvan hatırlatılarak, sorumluların hala hesap vermediği vurgulandı. Devletin çocukları koruma görevini yerine getirmediği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bir kereden bir şey olmaz diyen zihniyetle çocukların canı yakıldı. İstismar meşrulaştırıldı, suçlar cezasız bırakıldı."
DEPREMDE KAYBOLAN ÇOCUKLAR VE MECLİS KARARI
6 Şubat depremleri sonrası akıbeti bilinmeyen çocuklara dikkat çeken Emekli Meclisi, Epstein dosyalarının dünyayı sarstığı bir dönemde Türkiye’deki suskunluğu "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. TBMM’de kayıp çocukların araştırılmasına yönelik verilen önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedilmesi ise "suç ortaklığı" olarak tanımlandı.
"MESEM VE ÇEDES BİR EĞİTİM MODELİ DEĞİLDİR"
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) hayata geçirdiği ÇEDES ve MESEM projelerini sert bir dille eleştiren grup, bu uygulamaların çocukları eğitimden kopardığını ve ucuz çocuk işçiliğine zemin hazırladığını öne sürdü. Aladağ’daki yurt yangınından, ekonomik darlık nedeniyle evde yalnız kalarak can veren çocuklara kadar yaşanan dramların sorumlusunun mevcut piyasacı eğitim sistemi olduğu belirtildi.
"SUSKUNLUK SUÇA ORTAKLIKTIR"
Haberin sonunda, çocukların tarikatlara, karanlık atölyelere ve şiddet sarmalına teslim edilmemesi gerektiği vurgulanırken; bilimsel, kamusal ve çocuk yararını esas alan bir eğitim modeli talep edildi. Açıklama, "Emekliyiz, Haklıyız, Kazanacağız" sloganıyla noktalandı.