Başsavcılığa dilekçe veren Özkan Yalım'dan 'ek ifade verme' talebi...
İşte Hüseyin Baş’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar ve detaylar:
MUHALEFETTEN AK PARTİ’YE TRANSFERLERİN GERÇEK AMACI
Yerel seçim sonuçlarının ardından AK Parti’nin tek bir odak noktası olduğunu belirten Hüseyin Baş, transferlerin temelinde "uluslararası meşruiyet" arayışının yattığını savundu. Baş, iktidarın seçimlerde ikinci parti konumuna düşmesine rağmen dış dünyaya "Hâlâ bir merkez partiyiz, muhalefetten bile bize geçişler oluyor" mesajı vermeye çalıştığını ifade etti. Bu durumu bir güç gösterisinden ziyade, "kaybetmişliğin ve güçsüzlüğün ispatı" olarak nitelendirdi.
"TÜRK MİLLİ TAKIMI’NDA OYNAMADI, AK PARTİ MYK’SINA GİRDİ"
Hüseyin Baş, Mesut Özil’in AK Parti MYK üyeliğine getirilmesini sert sözlerle eleştirdi. Özil’in geçmişte Türk Milli Takımı yerine Alman Milli Takımı’nı tercih ettiğini hatırlatan Baş, "Bu kişi Türkiye’nin iktidar partisinin yönetiminde yer alıyor. AK Parti, Mesut Özil’i bünyesine kattığında toplumdan artı bir oy alamayacağını biliyor; asıl amaç sadece güç imajı yaratmak. Eğer gerçekten güçlü olsaydınız, bu tür isimlerle meşruiyet aramaya ihtiyaç duymazdınız" dedi.
CHP KAPATILABİLİR Mİ?
Siyasetteki demokratik zemin tartışmalarına değinen BTP lideri, ana muhalefet partisinin kapatılması gibi bir ihtimale inanmak istemediğini belirtti. Ancak iktidarın koltuğu bırakmamak için her yolu deneyebileceğine dair endişeleri de paylaştı. Geçmiş seçimlerin adaletini sorgulayan Baş, 2017 mühürsüz oy referandumunu örnek göstererek, Türkiye'de seçim süreçlerinin tam anlamıyla şeffaf yürütülmediğini savundu.
ANADOLU AJANSI’NA TARAFSIZLIK ELEŞTİRİSİ
Devletin resmi haber ajansı olan Anadolu Ajansı’nın (AA) sadece iktidar lehine çalıştığını söyleyen Baş, altı yıllık genel başkanlık sürecinde isminin AA’da yalnızca bir kez, o da hakkında açılan bir soruşturma vesilesiyle geçtiğini belirtti. "Beraat ettiğimde bunu haber yapmadılar. Bu ajans milletin değil mi? Neden tek bir merkeze hizmet ediyor?" sorusunu yöneltti.
"ÖNÜMÜZDEKİ KIŞ BİZİ KITLIK BEKLİYOR"
Ekonomideki gidişatın sadece bir pahalılık meselesi olmadığını, asıl tehlikenin "bulunabilirlik" olduğunu vurgulayan Hüseyin Baş, tarım ve hayvancılıktaki çöküşe dikkat çekti. Çiftçinin borç sarmalında olduğunu, tarlaların bankalar tarafından haczedilerek imar bekleyen yatırımcılara satıldığını anlattı. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’inin tarıma destek olarak verilmesi gerektiğini hatırlatan Baş, "Paranız olsa bile ürün bulamayacağınız bir döneme giriyoruz" uyarısında bulundu.
"ÇAYKUR’U SATMAK İÇİN ZARAR ETTİRİYORLAR"
Devletin elindeki liman, maden ve fabrikaların birer birer özelleştirilmesini eleştiren BTP Lideri, ÇAYKUR örneği üzerinden stratejik bir iddiada bulundu. Matematiksel olarak ÇAYKUR’un zarar etmesinin imkânsız olduğunu, bu durumun ancak bilinçli bir "iş bilmezlik" veya özelleştirme zeminini hazırlama çabası olabileceğini ifade etti. Baş, "Zarar eden kurumu düzeltmek yerine satmayı tercih etmek, milletin malını peşkeş çekmektir" dedi.
"BUNUN ADI VARLIK BARIŞI DEĞİL, YOKLUK BARIŞI"
Varlık Barışı düzenlemelerinin aslında devletin içine düştüğü nakit ihtiyacının bir yansıması olduğunu söyleyen Baş, "Bu aslında 'Bende para yok, ne olursa olsun getirin' demektir" dedi. İktidarın seçim öncesi piyasayı rahatlatmak için her türlü kaynağı satmaya veya kayıt dışı parayı sisteme sokmaya çalıştığını iddia etti. Ayrıca iktidarın 24 yıldır yoksulla değil, hep varlıklı kesimle "barıştığını" savundu.
İRAN SAVAŞI VE DOLARIN HEGEMONYASI
İran-İsrail-ABD eksenindeki gerilimi ekonomik bir perspektifle yorumlayan Hüseyin Baş, bu mücadelenin aslında ABD’nin dolar hegemonyasını koruma savaşı olduğunu belirtti. "Mesele sadece petrol değil, petrolün hangi parayla satıldığıdır" diyen Baş, merhum babası Prof. Dr. Haydar Baş’ın "Milli Ekonomi Modeli"ndeki milli paralarla ticaret tezine atıf yaptı. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde dolar yerine yuan talep etmesinin ABD için füzelerden daha yıkıcı bir darbe olduğunu ifade etti.
"DÜNYADA YENİ BİR DÜZEN KURULUYOR"
Dünyanın büyük bir değişim eşiğinde olduğunu belirten Baş, Türkiye’nin bu yeni düzene hazırlıksız yakalanmaması gerektiğini söyledi. Bölgedeki savaşların ve ekonomik krizlerin Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken BTP lideri, bağımsız bir ekonomi ve dış politika izlenmediği sürece bu sarsıntıların devam edeceğini öngördü.