İsrail’den Sumud Filosu’na şafak baskını: "Sadabad" gemisi ele geçirildi, irtibat koptu!
13 MİLYON GENÇ VAR, AKP YÜZÜNDEN 6,5 MİLYONU EVDE
Bugün ülkemizde 15-24 yaş grubunda tam 12,7 milyon gencin olduğunu belirten Bankoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:
"Ancak iktidarın plansız, programsız ekonomi ve eğitim politikaları yüzünden milyonlarca gencin hayatı ve umutları çalındı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Mayıs 2026 tarihli en güncel verileri bile acı tabloyu gizleyemiyor: Ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) gençlerin oranı %23,3’e fırlamış durumda! Yani bu ülkede her 4 gençten biri ne bir okulda okuyabiliyor ne de bir işe girebiliyor. 15-34 yaş aralığına baktığımızda ise karşımıza çıkan tablo çok daha korkunç; tam 6,5 milyon gencimiz ne eğitimde ne de iş gücünde, adeta ev hapsine mahkûm edilmiş vaziyette.
Yazıktır, günahtır, ayıptır! Okuyup diploma alan ayrı çaresiz, diplomasız olan ayrı çaresiz. Her köşe başına pıtrak gibi üniversite açmayı marifet sayanlar, plansızlıkları yüzünden yüz binlerce mezunu ortada bıraktı. Bugün kasiyerinden kuryesine kadar her yer üniversite mezunlarıyla dolu, yüz binlercesi ise çaresizlikten evde oturuyor. Öyle bir aşamaya geldik ki, üniversite mezuniyetinin fabrikada işçi olarak çalışmasına ya da lise mezunu arayan kadrolara girmesine engel teşkil etmesi karşısında diplomasını iptal ettirmek için dava açan, diplomasını yakmak isteyen gençler var. Tek kelimeyle korkunç!"
AKP’NİN AİLE POLİTİKASI DA ÇÖKTÜ: GENÇLER İSTESE DE EVLENEMİYOR!
Ekonomik verilere ve gençlerin evlilik hayallerinin suya düşmesine değinen Bankoğlu, şu sert eleştirilerde bulundu:
"'Verin kardeşinize yetkiyi, ben ekonomistim' lafının üzerinden geçen 8 yılda ülke ekonomisi daha da beter tepetaklak gitti. Bundan 3 yıl önce büyük alkışlarla bakanlık koltuğuna oturan Mehmet Şimşek, 2026 yılında enflasyonun tek haneye düşeceğini vadetmişti. Oysa daha yeni Merkez Bankası çıkıp 'pardon' dedi ve bu yılki enflasyon tahminini %16’dan %26’ya revize etti. Bir köprüden geçecek araç sayısını ya da bir havalimanına inecek yolcuyu bile doğru hesaplamaktan aciz olan bu yönetim, gençler için neyi doğru hesaplayabilir ki? Yıllardır enflasyonda dünyanın ilk 5’inde yer alırken, şimdilerde dünya 2’nciliğine yükseldiğimiz AKP’li korkunç yılların içinden geçiyoruz. Enflasyon toplumsal düzeni de ahlakı da bozan büyük bir tehlikedir ve hukukun işlemediği, liyakatsizliğin kol gezdiği ülkelerde tedavisi imkansız bir illettir.
Bu şartlarda gençlerin aile kurabilmesi mümkün mu? Bugün iki genç 28 bin lira asgari ücretten iş bulabilse dahi, sadece evlenebilmek için ceplerinde bir milyon lira olması gerekiyor. Gençler standart ücrete dönüşmüş asgari ücretten mahkûm edildikleri ve önlerini göremedikleri için evlenemiyor, biraz daha güvende hissetmek için baba evine sığınıyorlar. Çünkü ne kira ödeyecek ne de borç taksiti kapatacak paraları var; diyelim ki yarı aç bunlarla baş ettiler, çocuk yapıp bakabilecek güçleri hiç yok! Gençler geleceksizliğe terk edilmişken eski Bakan Hulusi Akar çıkmış, bir üniversitede 'Yarından itibaren okulu bırakıp Çin’e gidin' diyor. Komik yalan haber sitesi zannettim ama ne yazık ki gerçek çıktı. Sanki bu ülkeyi 23 yıldır kendileri yönetmiyormuş gibi, kendi kuruttukları geleceğin faturasını gençlere kesip bir de üstüne kızıyorlar. İnsanın aklıyla dalga geçmek tam olarak budur."
DÜŞÜNCESİ PRANGALI, SESİ KISILAN BİR GENÇLİK KABUL EDİLEMEZ!
Gençlerin üzerindeki baskılara dikkat çeken CHP'li Bankoğlu, özgürlük vurgusu yaptı:
"Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençlik, sadece ekonomik olarak değil, fikren ve ruhen de tam bağımsız olmak zorundadır. Ancak bugün Türkiye’de gençlerin en temel Anayasal hakkı olan düşünce ve ifade özgürlüğü ağır bir baskı altındadır. Gençlerimiz bir tweet attıklarında sabaha karşı kapılarının çalınmasından korkar hale getirilmiştir. Haksızlığa, geleceksizliğe ve adaletsizliğe karşı sesini yükseltmek isteyen, demokratik protesto hakkını kullanmak isteyen her genç; copla, gazla ve haksız soruşturmalarla susturulmaya çalışılmaktadır. Korku imparatorluğu kurarak gençliğin sesini kısabileceğini sananlar hüsrana uğrayacaktır. Gençlerin özgürce eleştiremediği, fikrini söyleyemediği, meydanlarında özgürce yürüyemediği bir ülkede ne ilerleme olur ne de adalet. Biz, gençlerin susturulduğu değil; fikirlerini korkusuzca haykırabildiği, protesto hakkını özgürce kullanabildiği ve sesinin dalga dalga tüm ülkeye yayıldığı bir Türkiye’yi inşa etmeye kararlıyız."
SARAYIN TORPİLİ 30 SANİYE, GENÇLERİN ALINTERİ ÇÖP!
Milli Savunma Bakanlığı'na yapılan bir atama üzerinden liyakat sistemini eleştiren Bankoğlu sözlerini şöyle noktaladı:
"Bizim evlatlarımız işsizlikle, baskılarla ve geleceksizlikle boğuşurken, geçen hafta adeta bir Muz Cumhuriyetinde bile yaşanmayacak bir liyakatsizlik örneğine şahit olduk. Cumhurbaşkanı, 33 yaşındaki bir hemşehrisine öyle bir kıyak çekti ki, onu tek bir imzayla Milli Savunma Bakanlığı’na genel müdür olarak atadı. Harp Okulu’nu bitiren şerefli bir subayın ömrünü verip ancak 30 yılda erişebileceği rütbeye, bu genç saray torpiliyle tam 30 saniyede erişti! İşte Türkiye’deki gençliğe örnek diye sunulan bu kuralsızlık, bu kayırmacılık ve tepedekine yakın olmanın getirdiği haksız başarılar, gençlerimizin bu ülkeden kaçmak istemesinin asıl sebebidir.
Ama sevgili gençler; bu çürümüşlük asla sizin kaderiniz değildir. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: 'Bütün ümidim gençliktedir.' Sizlerin de tıpkı gelişmiş ülkelerdeki yaşıtlarınız gibi özgürce yaşayabileceği, gezebileceği, sosyalleşebileceği ve emeğinin karşılığını alacağı bir ülkeyi kurmak bizim bu topraklara borcumuzdur. Gençler gençliğini Cumhuriyet Halk Partisi ile yaşayacak! Başta geleceğimizin teminatı gençlerimiz olmak üzere, tüm halkımızın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Şarkılarla, türkülerle, omuz omuza ve özgürce bayramlarımızı kutlayacağımız günler çok yakındır!"