Arınç'tan Bahçeli'ye sert gönderme: "Apo'ya statü peşinde koşanlar önce mağdurları görsün"

Eski TBMM Başkanı ve AKP’nin kurucu isimlerinden Bülent Arınç, Ankara’da düzenlenen “Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi” başlıklı konferansta gündeme damga vuracak açıklamalarda bulundu. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşanan KHK mağduriyetlerine dikkat çeken Arınç, isim vermeden MHP lideri Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz haftalarda yaptığı "Öcalan’a statü" çağrısını hedef aldı. Arınç, terör örgütü elebaşı için statü arayışına girenlerin, öncelikle işsiz kalan ve iade-i itibar bekleyen KHK’lıların sorunlarını çözmesi gerektiğini ifade etti.

Siyasetçinin zulmetmemesi gerektiğini vurgulayan Arınç, 15 Temmuz sonrası yaklaşık 3 milyon kişinin terör örgütü üyesi gibi görülmesinin akla ve mantığa sığmadığını belirtti. Avrupa Parlamentosu’nda bu durumun alay konusu edildiğini hatırlatan Arınç, sadece bir kitap okuduğu ya da yasal bir bankaya para yatırdığı için insanların terörist ilan edilmesinin adalete sığmadığını söyledi. KHK ile görevinden uzaklaştırılan binlerce insanın tek isteğinin "vatan haini olmadığını" kanıtlamak olduğunu söyleyen Arınç, "Apo’nun statüsünü ne koyarsan koy, ben çözüm sürecinin karşısında değilim ancak önce kendi vatandaşının iade-i itibarını vereceksin" diyerek tepkisini dile getirdi.

Konuşmasında ekonomi yönetimine ve ABD ile ilişkilere de değinen Bülent Arınç, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in çok zor bir tabloyu devraldığını ve adeta "bin pişman" olduğunu savundu. Türkiye’nin ekonomik bir darboğazdan geçtiğini, toplumun büyük bir kesiminin açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Arınç, bu piramidin ancak hukuk ve ahlakla düzelebileceğini kaydetti. Ayrıca ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın "monarşi" çıkışına da değinen Arınç, bir büyükelçinin Türkiye’de bu kadar rahat konuşabilmesini ve "istenmeyen adam" ilan edilmemesini, Trump’ın Türkiye üzerindeki gücünün bir göstergesi olarak yorumladı. Arınç, yargıdaki çift başlılığa ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasına da sert eleştiriler getirerek, hukukun üstünlüğüne geri dönülmediği sürece toplumsal barışın sağlanamayacağını vurguladı.