MHP’de ‘İstanbul depremi’: İstanbul'daki tüm teşkilatlar feshedildi!
Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmak istenen Meslek Fabrikası binası, sabah saatlerinde polis ablukasına alındı. Giriş çıkışlara kapatılan binada polis nezaretinde tespit çalışmaları başlatıldı. İşlem öncesinde belediye tarafına herhangi bir tebliğde bulunulmadığı belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi hukukçuları yapılan işlemin usulsüz olduğu gerekçesiyle itiraz etti. Polis ablukasındaki binada eğitimlerde kullanılan teknik malzemelerin uzman personel beklenmeden söküldüğü de ifade edildi.
“BU ZORBALIĞA RAZI OLMAYACAĞIZ”
“Tek Sağlık Zirvesine” konuşmacı olarak davet edildiği için yurt dışında bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay haberi aldıktan sonra İzmir’e dönmeye karar verdi. Sosyal medyadan açıklama yapan Başkan Tugay şu ifadeleri kullandı:
“İzmir’e yaptığınız bu büyük hizmet için çok teşekkür ederiz ‘Vakıfların sayın vekilleri’ mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesine ve dolayısıyla İzmir halkına ait olan Meslek Fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Bu haksız hukuksuz uygulamanıza karşı açtığımız dava devam etmesine rağmen, alelacele belediye hizmet binamızı boşalttırmak ve verilen hizmeti durdurmak için ne uğraştınız. Yüzde yüz haksız olduğunuz, sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir’in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz? Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘Tek Sağlık Zirvesine’ konuşmacı olarak davet edilmiştim. Dün akşam geldiğim Lyon şehrinden, konuşmamı yapamadan ilk uçakla İzmir’e geri dönüyorum. Buradaki herkes neden buraya geldikten bir kaç saat sonra, konuşmamı yapamadan, toplantıya katılamadan döndüğümü soracak; onlara bu durum nasıl açıklanabilir bilmiyorum. Türkiye böyle bir ülke değildi. Ne çok şeyi kaybettirdiniz ülkemize. Bir toplantı ne kadar önemli diyebilirsiniz. Ama böyle böyle kaybediliyor ülkemizin itibarı ve ülkemize dair güven. Çok üzgünüm. Haklarımızın ve hukukun tamamen ayaklar altına alındığı belli bir siyaset mensuplarınca sahiplenilmiş bu zorbalığa karşı elbette razı olmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz. Şehrimizi, insanlarımızı, haklılığımızı elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ne olursa olsun.”
“YALAN, DOLAN, İFTİRA, SAPTIRMA VE ÇARPITMA”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bir sonraki mesajında ise polis ablukası ile zorla tahliye edilmeye çalışılan binanın, belediyenin hizmet binası ve İzmir halkının her anlamda yüzde yüz sahibi olduğu bir mülk olduğunu belirterek şunları söyledi:
1. Bu mülk un fabrikası olarak özel girişimciler tarafından yapılmış bir binadır. Herhangi bir vakıf bu binayı yapmamıştır.
2. 1926 yılında Atatürk ve bakanlar kurulu tarafınca kamulaştırılmış ve İzmir yerel yönetimine verilmiştir.
3. 2007 yılında tapuda vakıfların mülkiyetle alakasız mukataa şerhinin kaldırılması için İzmir Büyükşehir Belediyesi Vakıflara o günün parasıyla 1 milyon 600 bin TL para ödemiş ve bu şerhi tamamen kaldırmıştır.
4. Bu bina yine İzmir Büyükşehir Belediyesinin tüm masrafını üstlendiği büyük bir restorasyon çalışması yapıldıktan sonra 2017 yılında meslek fabrikası olarak hizmete alınmış ve O TARİHTEN BUGÜNE KADAR ARALIKSIZ bu amaçla kullanılmaktadır. Gerisi yalan, dolan, iftira, saptırma ve çarpıtmadır. Hatırlatmak istedim…
BAŞKAN VEKİLİ YILDIR: HİÇBİR YERE GİTMEYECEĞİZ
Sabah haberi alır almaz Meslek Fabrikası binasına giden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ise yaşanan durumun gerçek bir akıl tutulması olduğunu belirterek “Biz buradayız, hiçbir yere de gitmeyeceğiz” dedi.
Ortada ciddi bir hukuksuzluk olduğuna işaret eden Başkan Vekili Yıldır, “Bu süreç olumlu şekilde sonuçlanana kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Bütün halkımıza bunu duyurmak isterim. Bu hukuksuzluğa razı olmayacağız, bunu kabullenmeyeceğiz. Şu anda içeride tespit yapılıyor. Arkadaşlarımız da kendilerine refakat ediyorlar. Sürecin sonlanmasını bekliyoruz” diye konuştu.
UMUDUN ADRESİ OLMUŞTU
İzmir’de binlerce yurttaşın istihdam edilmesini, kendi işini kurmasını ve farklı alanlarda kendini geliştirmesini sağlayan Meslek Fabrikası kurulduğu günden bu yana 145 binin üzerinde kursiyere mesleki eğitim imkânı sundu. Çatı altında 35 alan ve 215 branşta eğitim faaliyetleri sürdürülüyor. Özellikle gençler ve kadınlar için mesleki gelişim ve istihdam odaklı çalışmalar yürütülüyor.
1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile bina, belediye mülkiyetine geçmiş ve uzun yıllar "Un Fabrikası" ve belediye deposu olarak kullanılmıştı. 2007 İZSU mülkiyetindeki bina üzerinde bulunan "Vakıf Şerhi" bedeli ödenerek kaldırıldı ve mülkiyet tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne geçti.
2015-2017 yılları arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe halindeki tarihi binayı büyük bir bütçeyle (yaklaşık 17 milyon TL) restore ederek "Meslek Fabrikası" adıyla hizmete açtı.
Atıl durumda kalabilecek tarihi yapı kent yaşamına kazandırılarak İzmir halkının eğitim aldığı, üretim yaptığı ve meslek sahibi olduğu örnek bir kamusal mekâna dönüştürüldü. Bu yönüyle yapı yalnızca bir taşınmaz değil, İzmir halkının ortak emeğinin ve kamusal yararın somut bir örneği oldu.
2025 yılının ekim ayında ise Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediyeye hiçbir tebligat veya bilgi vermeden Tapu Müdürlüğü üzerinden binayı kendi üzerine tescil ettirdi. Bu işlem, Vakıflar Yasası'nın 30. maddesine dayandırıldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi bu girişime karşı hukuki süreç başlattı ve "hukuksuz el koyma" iddiasıyla tapu iptal davası açtı.
2026 yılının mart ayında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, mülkiyet ihtilafı nedeniyle bina için "ihtiyati tedbir" kararı aldı.
10 Mart 2026’da Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün itirazı üzerine mahkeme ihtiyati tedbir kararını kaldırdı. Bu durum, binanın tahliye edilmesinin önünü açtı.
18 Mart 2026 tarihinde ise Vakıflar Bölge Müdürlüğü, belediyeye binanın boşaltılması için tebligat gönderdi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bu durumun "İzmir halkının malına çökmek" olduğunu belirterek sert tepki gösterdi ve hukuki süreç tamamlanana kadar tahliye istenmemesi gerektiğini vurguladı.
ESKİ UN FABRİKASIYDI
Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası adıyla anılan bina, 1908’de Osmanlı vatandaşı olan Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edildi. 1914’de İzmir’in sadece un sektöründe değil, bütün sektörleri içinde en büyük işletmelerden biri haline gelmişti.
Tuzakoğlu Un Fabrikası’nın İzmir’in kurtulduğu 9 Eylül 1922’de müessif bir olaya karıştığı da zihinlerden çıkmadı. İzmir’e ilk giren Türk süvari müfrezesi, Halkapınar’daki Tuzakoğlu Fabrikası önünde yoğun bir ateşle karşılaşmış, fabrikadan açılan ateşte dört Türk eri şehit düşmüştü. Bugün onların şehit düştüğü yerde, sözünü ettiğimiz binanın hemen yanında Cumhuriyet’in ilk yıllarında dikilmiş ve üzerinde ‘Vatan ve Namus’ yazan Dokuz Eylül ‘Şehitler Abidesi’ yer alıyor.
1922’den sonra İzmir Belediyesi’ne geçen bina, bir ara ekmek fabrikası olarak işletildi, ardından da farklı alanlarda (DGM ve TEK’e ev sahipliği gibi) hizmet vererek günümüze kadar ulaştı.