Bireysel Silahlanmaya Hayır Platformu Başkanı ve İstanbul Gazeteciler Derneği (İGD) Başkan yardımcısı gazeteci Bülent Çavuş, 9 yıl önce bir "maganda kurşunuyla" hayattan koparılan oğlu Ahmet Emre Çavuş’un dosyasının tozlu raflardan indirilmesi için Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslendi.
Bir Gecede Kararan Hayatlar: Ahmet Emre Çavuş Olayı Nedir?
İstanbul’un Sultangazi ilçesinde 2 Ağustos 2015 tarihinde arkadaşlarıyla birlikte yolda yürüyen 17 yaşındaki Ahmet Emre Çavuş, nereden geldiği ve kim tarafından ateşlendiği hala belirlenemeyen bir kurşunla boynundan vuruldu. Omuriliği ağır hasar gören genç Ahmet Emre, tam iki yıl boyunca hastane odalarında ve yoğun bakım ünitelerinde yaşam savaşı verdi.
2017 yılında mücadelesini kaybederek hayata gözlerini yuman Ahmet Emre'nin ardından geriye; adalet arayan acılı bir aile ve failleri meçhul kalmış devasa bir dava dosyası kaldı.
"Dosyayı Tozlu Raflardan İndirin"
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kamuoyunda infial yaratan dosyalar üzerindeki hassasiyeti, baba Bülent Çavuş’u harekete geçirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden Bakan Gürlek’e hitaben bir açıklama yapan Çavuş, adaletin sadece belli dosyalar için değil, tüm mağdurlar için tecelli etmesi gerektiğini vurguladı.
Bülent Çavuş, çağrısında şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Bakanım, Gülistan Doku ve diğer şüpheli ölüm dosyalarındaki hassasiyetiniz, adaletin yerini bulacağına dair bizler için büyük bir umut oldu. Benim oğlum Ahmet Emre, hiçbir suçu yokken sadece yolda yürürken hayattan koparıldı. 9 yıldır her gece başımızı yastığa 'Katil kim?' sorusuyla koyuyoruz. Lütfen bu dosyayı tozlu raflardan indirin; evladımın kanının yerde kalmasına izin vermeyin."
Kişisel Acıdan Toplumsal Mücadeleye: Bireysel Silahlanma ile Savaş
Evladını kaybettikten sonra kabuğuna çekilmek yerine başkalarının canı yanmasın diye mücadele başlatan Bülent Çavuş, bugün Türkiye’nin en önemli sivil toplum figürlerinden biri haline geldi. Kurduğu Bireysel Silahlanmaya Hayır Platformu ile denetimsiz silahlanmanın yarattığı tehlikelere dikkat çeken Çavuş, her yıl binlerce insanın "maganda kurşunu" denilen ihmaller silsilesiyle hayatını kaybettiğini hatırlatıyor.
GÖZLER ADALET BAKANLIĞI’NDA
Kamuoyu şimdi, 9 yıldır tek bir şüphelinin bile hakim karşısına çıkarılamadığı Ahmet Emre Çavuş dosyası için Bakanlığın bir müfettiş görevlendirip görevlendirmeyeceğini merak ediyor.
DOSYANIN YENİDEN AÇILMASI NEDEN KRİTİK?
2015 yılındaki balistik ve kamera inceleme teknolojileri ile bugünün imkanları arasında büyük farklar bulunuyor.
Dosyanın gündeme gelmesi, o dönem konuşmaya korkan tanıkların ifade vermesini sağlayabilir.
Failin yakalanması, bireysel silahlanmaya karşı verilen hukuki mücadelede emsal teşkil edecek.
Ahmet Emre Çavuş’un yarım kalan hikayesi, Türkiye’de adaletin hızı ve etkinliği için önemli bir sınav niteliği taşımaya devam ediyor.
NE OLMUŞTU?
İstanbul, Sultangazi, Gazi Mahallesinde 17 yaşındaki lise öğrencisi Ahmet Emre Çavuş, akşam saatlerinde arkadaşlarıyla yolda yürürken nereden geldiği belli olmayan bir kurşunla boynundan vuruldu. Kurşun omuriliğine isabet etti. İlk muayenede vücudunun göğüs altından itibaren felç olduğu tespit edildi.
Ahmet Emre, tam 2 yıl 11 gün boyunca hastanede yaşam savaşı verdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve ardından özel fizik tedavi merkezlerinde tedavi gördü. Bu süreçte ailesi tüm imkanlarını seferber etti; babası Bülent Çavuş ve annesi Zeynep Çavuş, çocuklarının yanından ayrılmadıkları için işlerini kaybetmek zorunda kaldılar. Arda Turan, Yeşim Salkım, Ahmet Kural, Murat Cemcir gibi isimler ve siyasetçiler Ahmet Emre’yi hastanede ziyaret ederek aileye moral ve destek sağladı.
Ahmet Emre Çavuş, 13 Ağustos 2017 tarihinde, vücudunda gelişen ağır enfeksiyonlar sonucu hayatını kaybetti.