Akbelen direnişçisi Esra Işık'a tahliye kararı: 40 günlük tutukluluk sona erdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı "Öcalan" çıkışı, Cumhur İttifakı’nın perde arkasında farklı yorumlara neden oldu. Bahçeli’nin, teröristbaşı Abdullah Öcalan için önerdiği yeni statü, ittifak ortakları arasında hem stratejik hem de söylemsel bir ayrışmayı gün yüzüne çıkardı.
MHP: "Amaç Örgütü Köşeye Sıkıştırmak"
MHP kulislerinden sızan bilgilere göre, Bahçeli’nin bu hamlesi tamamen stratejik bir temele dayanıyor. Parti kurmayları, örgütün silah bırakma konusunda ayak dirediğini belirterek, Bahçeli’nin bu çıkışıyla Kandil ve DEM Parti üzerindeki baskıyı artırmayı hedeflediğini savunuyor. MHP kanadında hakim olan görüş, bu söylemlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile istişare içinde geliştirildiği yönünde.
AKP’de "Taban" Tedirginliği
AKP cephesinde ise hava biraz daha temkinli ve huzursuz. Parti içindeki hakim rahatsızlık noktaları şunlar:
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreç boyunca Öcalan ismini kullanmamaya özen göstermesine rağmen, Bahçeli’nin ismi merkeze koyması "riskli" bulunuyor.
Milliyetçi seçmen tabanı ile şehit ailelerinin bu söylemlere vereceği tepkinin, sandığa olumsuz yansıyabileceği endişesi dile getiriliyor.
AKP’liler, DEM Parti’nin yasal düzenleme konusundaki "maksimalist" taleplerinin süreci tıkadığını düşünüyor.
"Süreç Fiilen Tıkandı"
Güvenlik bürokrasisinden gelen son raporlar da tartışmaların gölgesinde kalmış durumda. İktidar kaynakları, şu ana kadar sembolik adımlar dışında somut bir "silah bırakma" iradesinin görülmediğini vurguluyor. Kulislerde, "Örgüt tüm unsurlarıyla silah bırakmadığı sürece bu tartışmaların somut bir sonuca evrilmesi zor" değerlendirmesi yapılıyor.
Gözler Erdoğan’da
Ankara’da şimdi en çok merak edilen soru şu: Bahçeli’nin bu "koordinatörlük" önerisi, iktidarın yeni resmi politikası haline mi gelecek, yoksa ittifak içinde bir "söylem krizi" olarak mı kalacak?