Uygun koşullarda kurulmayan çadırlara su basma vakası yaşanıyor...

İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, TTB’nin depremin ardından birinci ayında hazırladığı raporda söz edilen çadır kent sorunlarını meclis gündemine taşıdı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) 6 Şubat Kahramanmaraş ve 20 Şubat Hatay depremleri birinci ay raporunu yayımlamıştır. Raporda ölüm sayılarından, salgın hastalık risklerine, barınma, hijyene kadar hizmetlerdeki aksaklıklar ve öneriler dile getirilmiştir.

TTB’nin hazırladığı raporda deprem bölgelerinde kurulan çadırlara ilişkin gözlemlere yer verilmiştir. TTB’nin gözlemlerine göre çadırlar depremin ardından en erken üçüncü günden itibaren dağıtılmaya başlanmış̧, çadırkentler ise dördüncü günden sonra kurulmaya ve depremzede kabul etmeye başlamıştır.

Ersoy, depremin ardından yıkılan ya da ağır hasar alan binaları ve dükkanlarını terk etmek istemeyen yurttaşların bu bölgelere kurdukları çadırlarda kaldığını, TTB’nin raporunda da illerde büyük çadırkentler dışında kurulan çadırların sayılarının hâlâ bilinmediğinin belirtildiğini dile getirmiştir.

Ersoy, TTB raporuna göre depremden etkilenen illerin kırsal bölgelerinde, köylerdeki nüfus azlığı nedeniyle çadırkent kurulmadığını yalnızca çadır ve soba dağıtımı yapıldığını ve yurttaşların çadır ve sobaları kendi imkanları ile kurduğunu ifade etti. TTB kırsalda yaşayan yurttaşlar hayvanlarını bırakmak istemedikleri için çadırkentlere yerleşmediğini ve bu durumun yurttaşların yemek, tuvalet, kullanma suyu gibi gereksinimleri karşılayamadığını belirtmiştir.

Ersoy, TTB’nin raporuna göre; bazı çadırkentlerin uygun olmayan zeminde, su kaynaklarının yakınında kurulduğunu; çadırkentler oluşturulurken zemin özelliklerinin göz önünde bulundurulmadığını, zemin düzenlemeleri ile ilgili yetersizlikler olduğunu gözlemlediğini aktarmıştır. TTB, çadırların çoğunluğunun ısı yalıtımı için gerekli olan paletlerin üzerine değil, toprak zeminlere kurulduğunu bu durumun aynı zamanda su basması riskini barındırdığını ifade etmiştir.

Ersoy, TTB’nin tespitine göre dar alanda kurulan çadır kentlerdeki çadırların arasından 2 metreden daha az mesafe olması sebebiyle yangın riskinin yüksek olduğunu ve bölgeden karbonmonoksit zehirlenmelerine ilişkin vakaların bildirildiğini belirtmiştir.

Kahramanmaraş̧, Hatay ve İslahiye’de kriz merkezlerinde huzursuzluk, bulaşıcı hastalık salgınlarının artacağı gibi gerekçelerle göçmenler ayrı çadır bölgelerine yönlendirilmekte ve bu yardım dağıtılması gibi birçok başlıkta ayrımcılığa sebep olmaktadır.

Ersoy, TTB’nin raporuna göre çadır kentlerde yaşayan kadınların güvenliğinin sağlanması için bir önlem alınmadığı da aktardı. Ersoy, çadırlar düzenlenirken kadınların yardıma erişimi ve şiddetten korunmasına ilişkin özel önlemler alınmadığını belirtmiştir. .

Ersoy, TTB’nin bölgedeki izlenimleri ile raporlaştırdığı bu bir aylık sürecin ardından çadırlara erişim ve çadır kentlerin durumu ile ilgili eksiklikler olduğu görüldüğünü ve bu sorunların acilen çözülmesi gerektiğini dile getirdi.

Ersoy, Fuat Oktay’a şu soruları yöneltti:

Depremden yıkıma uğrayan 10 ilde toplamda kaç çadırkent bulunmaktadır?

Kurulan çadır kentlerde kaç yurttaş barınmaktadır?

Çadır kentlerin toplam kapasitesi ne kadardır?

Çadır kentlerin dışında kurulan çadır sayısı nedir? Bu çadırlarda kaç yurttaş barınmaktadır?

Çadır kentler dışında kalan yurttaşların kullanması için tuvalet ve duş kurulmuş mudur?

Çadır kent dışında kalan yurttaşlara yardımlar ulaştırılmakta mıdır?

Kırsalda yaşayan ve çadır kentlere yerleşemeyen yurttaşlara yardımlar ulaştırılmakta mıdır? Yardım ulaştırılamayan kaç bölge bulunmaktadır?

Çadır talebi olduğu halde çadır ihtiyacı giderilemeyen kaç köy bulunmaktadır?

Çadır kentlerde kurulan sobalar nedeniyle çıkan yangın sayısı kaçtır? Bu yangınların ardından kaç yurttaş hastaneye kaldırılmıştır?

Çadır kentler kurulurken zeminin uygunluğu, ısı yalıtımı gibi şartlar değerlendirilmiş midir?

Altında ısı yalıtımı için palet bulunmayan çadır sayısı kaçtır?

Uygun koşullarda kurulmadığı için kaç çadır kentte su basma vakası yaşanmıştır?

Depremden etkilenen göçmenler barınma için ayrı alanlara mı yönlendirilmektedir?

Kadınların çadır kentlerde veya kendi kurdukları çadırlarda güvenli bir şekilde yaşamalarını sağlamak için aldığınız bir önlem bulunuyor mu?