Murat Emir: Hayal gücünü zorlayan iftiralarla karşı karşıyayız
Uğur Mumcu, katledilişinin 29. yılında anılıyor
Ankara'daki evinin önünde 1993'te bombalı suikast sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu, köşe yazılarında Türkiye'de ve dünyada yaşanan olaylara ışık tutuyordu. Suikastı, İBDA-C ve Hizbullah gibi örgütler üstlense de aradan geçen 29 yıla rağmen cinayetin üzerindeki sis perdesi aralanamadı.
Uğur Mumcu, Yazar Musa Anter'in öldürülmesinden sonra 27 Eylül 1992'de Cumhuriyet gazetesinde kaleme aldığı "Dipsiz Kuyu" başlıklı yazısında, "Orta Doğu, emperyalizmin kol gezdiği, terör örgütleri ile çeşitli istihbarat örgütlerinin kanlı ve kirli oyunlar oynadığı karanlık dipsiz bir kuyudur. Bu karanlık ve dipsiz kuyuda cinayetler birbirini izler. Halk deyişi ile Orta Doğu'da 'kimin eli kimin cebindedir' bilinmez. Kim, kimi, neden öldürüyor? Bu soruların yanıtlarını anında bulmanın olanağı yoktur. Olaylar yıllar sonra aydınlanır. O da bir kısmı!" ifadelerini kullandı.
Mumcu, 24 Ocak 1993'te arabasına yerleştirilen bombalı saldırıyla hayatını kaybetti. Suikastı, İBDA-C ve Hizbullah gibi örgütler üstlense de aradan geçen 29 yıla rağmen cinayetin üzerindeki sis perdesi aralanamadı.
Türkiye'yi sarsan suikasta ilişkin ilk yargılamalar, Mumcu'nun ölümünden 7 yıl sonra başladı. Mumcu suikastı ile Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Doç. Dr. Bahriye Üçok cinayetlerini de kapsayan davanın adı "Umut" oldu.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava, cinayetlerin ardındaki sırrı tam olarak ortadan kaldıramadı.
YARGILAMALAR OLDU
İlk dereceli mahkemenin kararının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden görülen davada, 3 sanık "yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek" suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapis cezalarına mahkum edildi.
Bu kapsamda sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" eylemlerinden 12 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırıldı.
Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın'a ise "silahlı suç örgütü üyesi olmak"tan 6 yıl 3'er ay hapis cezası verildi.
Anayasa Mahkemesi, gözaltında tutuldukları tarihlerdeki mevzuatın, gözaltı süresinde avukata erişim imkanı tanımadığı gerekçesiyle sanıklar Aydın, Tekin, Kılıç ve Karakuş'un yeniden yargılanmasına hükmetti.
UĞUR MUMCU İÇİN NE DEDİLER?
YAKIN ARKADAŞI, GAZETECİ - YAZAR "ALİ SİRMEN"
Uğur Mumcu, savunduğu bütün değerleri açık seçik ortaya koyardı. Uğur Mumcu Kemalistti, antiemperyalistti, bağımsızlıkçıydı, emekten yanaydı, sosyalistti, ulusalcıydı, özgürlükçüydü, demokrattı ve Uğur Mumcu, iyi bir insandı. Uğur, yazılarıyla, çalışan hayatıyla sürekli bu değerleriyle tavır koymuştur. 12 Mart, 12 Eylül ve benzer dönemlerde Uğur Mumcu, ne zaman biri hapse düşse, gidip onun yanında tavır alırdı. Herkese gösterirdi ki “Bu adam yalnız değil.” Uğur Mumcu, aydın olarak koyduğu ve koruduğu bu tavrı, kişi olarak da koyardı ve korurdu. Dara düşen herkesin yanındaydı.
ÇOCUKLUK ARKADAŞI "ÖNDER PEKCAN"
Tarikatlarla mafyayla çok ilgilendi. Paralar nereden geliyor diye. Kimler nasıl besleniyor… Rabıtayı kurcaladı. Belki de ona hazırlanan suikastı onlar da yapmış olabilir, hala faili meçhul. Bağımsız gazeteci, bildiğini belgelere dayanarak yazıyor. ‘Bana bir şey olursa çok tepki olacağını sanıyorum’ dedi, oldu. Milyonlar vardı. Cenazeyi kabre koymak için yakın arkadaşlarına ‘buyurun’ dediler, biz koyamadık. Başkaları koydu, ‘Bizim de abimiz oluyor’ dediler. Doğru, herkese mal olmuş bir insan. Herkes yakın arkadaşı yani.”
GAZETECİ - YAZAR "ŞÜKRAN SONER"
24 Ocak sabahı yine sokaktaydım. Çünkü çağdaş yaşamın, Türkan Saylan’ların, Bayrampaşa'da bir yürüyüşü vardı, oraya katıldım. Oradan evime döndüğümde oğlumla birlikte yemek yerken telefon çaldı. Bir arkadaşım Uğur Mumcu'nun vurulduğu haberini verdi. Hemen oğluma dedim ki 'Koş televizyonu aç.' Alt yazılara bak Güldal’la çocuklar kurtuldu mu diye. Çünkü o kadar çok istemişti ki onları kurtarmayı. Alt yazıda bir şey okuyamadık. Ama Güldal'la çocukları kurtarmayı başarmıştı. Ve şaşırtıcı olanı da kontak anahtarı çevirmesiyle patlama olayının yaşanmış olması ve onları da bu sayede bu aldığı önlem sayesinde. Kızı yokmuş o gün. Oğluyla Güldal kapının arkasında bekledikleri için kurtulmuş oldular.
GAZETECİ - YAZAR "MUSTAFA BALBAY"
29 yıl önce katledilen Uğur Mumcu’nun ömrünü verdiği gündem konularının tümü güncelliğini koruyor. Bir o kadar da gerçeğin peşindeki gazetecilik güncelliğini koruyor.
Uğur Mumcu’nun da yazılarında, söyleşilerinde yeri geldikçe dile getirdiği gibi halka verebilecekleri tükenen iktidarlar çareyi korku salmakta, düşman üretmekte buluyorlar.
TARİHÇİ - YAZAR "SİNAN MEYDAN"
Uğur Mumcu, 32 yıl önce Türkiye'nin nereye götürüldüğünü görmüştü. Bu nedenle katledildi. Uğur Mumcu'nun katledilmesinin üstünden 29 yıl geçti. Yıl 2022. Türkiye Cumhuriyeti, ekonomiden eğitime tüm kurumlarıyla dinselleştiriliyor. Ülke tarikatların, cemaatlerin oyun alanına dönüştürüldü. Artık laik Cumhuriyeti korumaktan söz etmenin anlamı yok, şimdi laik Cumhuriyeti yeniden ayağa kaldırmaktan söz edebiliriz.
Yeni Soluk
Yorum Yap