Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli temyize taşındı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın tartışmalı yeni müfredat programına karşı hukuki mücadele devam ediyor. Laiklik Meclisi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi üzerine harekete geçerek kararı Danıştay 8. Daire’ye taşıdı ve temyiz başvurusunda bulundu.

"ANAYASA'NIN LAİKLİK İLKESİNE AÇIKÇA AYKIRI"

Danıştay’a sunulan temyiz başvuru dilekçesinde, yeni müfredat modelinin Anayasa’nın en temel sütunlarından biri olan laiklik ilkesiyle çeliştiği önemle vurgulandı. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan "Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik bir hukuk devleti olduğu" hükmüne atıfta bulunulan dilekçede, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu hatırlatıldı. Bu gerekçelerle, yerel mahkemenin açılan iptal davasını reddetmesinin hukuka ve anayasal düzene aykırı olduğu ifade edildi.

"TELAFİSİ İMKÂNSIZ ZARARLAR DOĞURABİLİR"

Eğitim sisteminde köklü değişiklikler getiren modelin uygulanmaya devam etmesinin yaratacağı risklere dikkat çekilen başvuruda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 27. maddesine işaret edildi. İlgili maddede, bir idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması durumunda yürütmenin durdurulması gerektiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Anayasal güvence kapsamında olan eğitim hakkında telafisi zor zararların ortaya çıkmaması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması sonucunda yürütmenin durdurulmasına karar verilmelidir.”

EĞİTİM DÜNYASI VE HUKUKÇULARIN GÖZÜ DANIŞTAY'DA

Eğitim sendikaları, veli dernekleri ve laiklik hassasiyeti taşıyan kitle örgütleri tarafından yakından takip edilen süreçte, Danıştay 8. Daire’nin vereceği karar büyük bir merakla bekleniyor. Hukukçular, eğitim hakkının doğrudan çocukların ve ülkenin geleceğini ilgilendirmesi nedeniyle davanın ivedilikle karara bağlanması gerektiği görüşünü paylaşıyor.