Türkiye’de organize suç tehdidi: Çeteleşme 'Hukuk Devleti' ilkesini sarsıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye'de tırmanışa geçen organize suç ve çeteleşme boyutlarına dikkat çekerek hükümete acil önlem çağrısında bulundu. Konunun asayiş boyutunu aşarak toplumsal ve ekonomik bir krize dönüştüğünü belirten Türeli; Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri ile Adalet bakanlıklarına sundukları soru önergelerinin yanıtsız kalmasına tepki gösterdi.

SUÇ KİTLESELLEŞİYOR

Adalet Bakanlığı’nın resmi verilerini paylaşan Rahmi Aşkın Türeli, suç örgütü faaliyetlerinin ulaştığı ürkütücü boyutu gözler önüne serdi. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220. maddesinde yer alan “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma” suçu kapsamında ortaya çıkan tablo şöyle:

Kovuşturma Aşamasındaki Dosya Sayısı 7 bin 665

Toplam Sanık Sayısı         61 bin 157

Sanıkların İşlediği Suç Sayısı         77 bin 144

SORUNUN KAYNAĞI DERİN YOKSULLUK VE SOSYAL İZOLASYON

Suç örgütlerinin insan kaynağını özellikle metropollerin kenar mahallelerinden devşirdiğini ifade eden Türeli, organize suç iddianamelerinde 2000-2008 doğumlu gençlerin ağırlıkta olduğunu vurguladı. Eğitimden kopan, işsiz kalan ya da asgari ücretin altında merdiven altı atölyelerde çalışan gençlerin suç örgütlerinin sahte gücü ve hızlı para vaatlerine sığındığını belirten CHP'li vekil, "Gençler, yaşadıkları adaletsizliğin ve dışlanmışlığın öfkesini şiddete yönelerek ifade ediyor" dedi.

POLİSİYE TEDBİRLER YETMEZ ÇOK BOYUTLU EYLEM PLANI ŞART

Çeteleşmenin sadece bir güvenlik problemi olmadığını, ekonomik eşitsizliklerden beslendiğini söyleyen Türeli, sorunun kökten çözümü için hayata geçirilmesi gereken yapısal önerileri sıraladı:

Çetelerin mesken tuttuğu gri alanlar kentsel dönüşümle suçtan arındırılmalı; bu bölgelere gençlik merkezleri ve kütüphaneler kurulmalıdır.

Çocukların "az ceza alırlar" telkiniyle tetikçi olarak kullanılmasını engellemek için sistem koruyucu ve önleyici bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Riskli bölgelerdeki okullara daha fazla bütçe ayrılmalı, deneyimli öğretmenler atanmalı ve okullar spor-sanat merkezlerine dönüştürülmelidir.

Dezavantajlı bölgelerdeki gençlere güncel burslu eğitimler verilmeli, yerel yönetimler ve iş dünyası iş birliğiyle istihdam garantisi sunulmalıdır.

Cezaevinden çıkan gençlerin aynı suç sarmalına düşmemesi için en az 2 yıl boyunca uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından takibi yapılmalı, rehabilitasyon sağlanmalıdır.

"Polisin yakaladığı, yargının cezalandırdığı senaryo, zincirin sadece en son halkasıdır. Zincirin başını; nitelikli bir okul, aydınlık bir sokak, güvenceli bir iş ve adil bir sosyal devlet politikası oluşturur."

Türeli, TBMM öncülüğünde sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve akademisyenlerin katılımıyla çocukları suçtan koruyacak kapsamlı bir "Eylem Planı"nın derhal yürürlüğe koyulması gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.