Türk cezaevindeki IŞİD’li: Türk polisi bizim gibi düşünüyordu

Türkiye ile IŞİD arasındaki rehine takası sırasında örgüte teslim edilen İngiliz cihatçı, anlaşma sırasında cezaevindeki hücresinden dışarıdaki IŞİD’lilerle internet üzerinden iletişim kurmasını izin verildiğini söyledi. IŞİD’ci, kendisi ile ilgilenen polisin, IŞİD’in mücadelesine sempati duyduğunu da ekledi.

Türkiye’nin Musul’da Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından rehin alınan diplomatlara karşılık olarak serbest bıraktığı militanlar konuşmaya devam ediyor.

İngiliz The Times gazetesinden John Simpson ve Alexander Christie-Miller, değiş-tokuştan önce Türkiye’de hapiste bulunan 19 yaşındaki İngiliz IŞİD’li Şabaz Süleyman ile konuştu.

Süleyman’ın verdiği bilgiler ise, Türkiye ile IŞİD’in ilişkisine dair yeni bilgiler sunuyor.

Süleyman, değiş-tokuş ayarlanırken, kendisinin ve diğer onlarca örgüt arkadaşının, cezaevindeki hücrelerinden dışarıdaki IŞİD’lilerle internet aracılığıyla bağlantı kurmalarına izin verildiğini belirtti.

IŞİD’ci, kendisi ile ilgilenen polisin, “davasına” sempati gösterdiğini de sözlerine ekledi.

YA SINIRDIŞI, YA ESİR TAKASI
Rakka’dan konuşan Şabaz Süleyman, önüne iki seçenek konduğunu söyledi: Birincisinde, IŞİD’le bağlantısı gizlenecek ancak sınırdışı edilecekti. İkincisinde ise, esir takasının bir parçası olacaktı.

Süleyman, 49 rehine diplomata karşılık olarak en az 200 IŞİD’linin serbest bırakıldığını öne sürdü.

İngiliz cihatçı, ailesinin İngiliz ve Türk yetkililere oğullarının kayıp olduğunu bildirmesinin ardından, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) kendisini iki kez ziyaret ettiğini kaydetti.

SÜLEYMAN’IN YAKALANIŞI
Süleyman, Türkiye-Suriye sınırında, yanlış yola saptığı için yakalanmış.

“Birazcık dayak yediğini” söyleyen genç IŞİD’li, bir hastaneye götürülerek tedavi edildiğini söyledi.

Askeri istihbarat tarafından sorgulandığını ve kendisine sınırdışı edileceğinin söylendiğini belirten Süleyman, “insani yardım” için geldiği şeklindeki hikayesinin bazı Türk yetkilileri ikna ettiğinin altını çiziyor.

‘TÜRK POLİSİ ARKADAŞ CANLISI’
Şabaz daha sonra, çoğunluğu Çeçen olan 35 IŞİD’li ile birlikte Urfa’da bir cezaevine götürülmüş.

Buradaki polisleri “arkadaş canlısı” olarak nitelendiren Şabaz, “Bizim Suriye’de neden savaşmak istediğimizi anlıyorlardı. Esad, İsrail vb nefret ediyorlardı. İdeolojileri Müslüman Kardeşler’inki gibiydi” dedi.

Cezaevindeki günleri “çok iyiydi” diye anlatan İngiliz cihatçı, hapishanede “Dominos” pizza yediklerini aktarıyor.

İnternete de girebildiklerini söyleyen Süleyman, IŞİD videoları izlediklerini, beraber neşid (melodisiz, yalnızca insan sesinin olduğu İslamî şarkılar) söylediklerini hatırlıyor.

Kaynak:sol.org