Özgür Özel: 30 yıl muhalefet lideri olacağıma üç gün bile orayı meşgul etmem
Toprak: “O belge seçime doğru toplumda korku, kaygı, endişe yaratmayı amaçlayan belgedir”
CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısı ardından yayınlanan bildiri, şahıs ve parti devletinin propaganda belgesidir. Seçime doğru toplumda korku, kaygı, endişe yaratmayı amaçlayan bazı dezenformasyon, provokasyon, saldırı planlarına zemin hazırlamayı hedefleyen bir metindir” dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, haftalık değerlendirme raporunu bugün yayımladı. Toprak’ın değerlendirmeleri özetle şöyle:
İktidarın yeni ertelediği Dezenformasyon Yasası hayata geçirilene kadar Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde oluşturulduğu açıklanan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ne kamuoyunda algısal destek ve zihinsel kabul sağlama amaçlı ifadelerle doldurulan YİK bildirisi, bir takım baskı süreçlerinin altyapısının YİK’te konuşulduğunu, milli birliğe saldırılar olacağı saptamasında bulunulduğu kanısını güçlendiriyor. Türkiye demokrasi ve kalkınma yolunda mesafe kat ettikçe, Avrupa’nın ‘Türkiye’ye karşı husumet düzeyinin yükseldiği’ öne sürülen bildiride, ‘kurul üyelerinin Avrupa’nın Türkiye’ye karşı sergilediği haksız, adaletsiz ve riyakâr tutumuna işaret ettikleri’ dile getiriliyor.
SÖYLENENLERİN TAM TERSİNİ ANLAMAK GEREKİYOR
‘Kurul üyeleri, Türkiye seçim sathı mailine girdikçe sosyal medya kaynaklı dezenformasyonların ve milli birliğimizi zedelemeye dönük provokasyonların artabileceğini ifade ederek, ülkemiz ve milletimizle ilgili sadece sınırlarımız içinde değil yurtdışında da yoğunluk kazanacağı anlaşılan iftira kampanyalarına karşı alınacak tedbirler üzerine fikir teatisinde bulunmuşlardır’ ifadelerine yer veriliyor. Kanımca bu ifadelerden söylenenlerin tam tersini anlamak gerekiyor. Sürekli şekilde sosyal medya dezenformasyonlarından, provokasyonlardan, milli birliğe yönelik saldırı ihtimallerinden söz eden iktidarın yayınladığı YİK bildirisinde, tedirginlik yaratma amaçlı bu ifadeler, aksine 2015 Kasım seçimleri öncesine benzer hazırlıkların ‘Külliyede’ planlandığını düşündürüyor.
Anlaşılan MİT Başkanının da yer aldığı toplantıda eski TBMM Başkanları, tecrübelerine dayanarak, seçime doğru Avrupa’dan ve içeriden gelecek provokasyon hazırlıkları ve milli birliğe yönelik saldırılar konusunda öngörülerini dile getirerek, Cumhurbaşkanı (CB) Erdoğan’ı dikkatli olması için uyarmışlar. CB Erdoğan’ın Avrupa’nın Türkiye’ye karşı ‘Hak ve özgürlükler konusunda, hukuk devleti kılıfına sığdırılmış nice faşist uygulamaya imza attığını, bize karşı tam tersi bir çirkeflik içinde olduğunu’ dile getirdiği de YİK bildirisinde yer alıyor. Demek ki ‘riyakâr’ Avrupa, ‘siyasi ve sosyal alerji beslediği’ Türkiye’de, seçime doğru milli birliğe karşı saldırılar, çirkeflikler yapma hazırlığında!
Asıl düşündürücü ve üzücü olan, hemen tamamı tek adam yönetimi öncesinde, daha dört yıl evvel parlamenter demokratik sistemde TBMM başkanlığı yapmış, milletin meclisini yönetmiş, anayasal olarak Cumhurbaşkanına vekalet etmiş YİK üyelerinin, demokratik toplumu baskılama ve korku yayma amaçlı böylesi bir bildiri metnine olur ve onay vermiş olmaları!
ERMENİ, ROMAN, KÜRT AÇILIMLARI SİYASİ NEMA AMAÇLI
İktidar, 14 yıl önce rafa kaldırdığı ‘Açılım’ dosyalarını yeniden masaya çıkartıp, bugüne kadar her alanda uyguladığı istismar siyasetiyle yeni destek arayışına girişti. Sadece Alevi Açılım değil, Ermeni, Roman, Kürt açılımlarında da siyasi nema amaçlı aynı istismarcı zihniyet sergilenmiş, amaç hasıl olduktan sonra tamamı bir kenara atılmıştır!
CB Erdoğan 20 yıllık iktidarında ilk kez bir Cem Evi’ne gitti. Ankara’da Hüseyin Gazi Cem Evi’nde Muharrem Orucuna katıldı. Sonra da yıllardan beri her yıl düzenlenen ancak 20 yıllık görevi süresince adım atmadığı Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenlerine katılacağı açıklandı. Şimdi seçim yaklaştıkça, kaybetme endişeleri arttıkça yıllar önce yaptıkları Alevi Açılımı, Kürt Açılımı, Ermeni Açılımı, Roman Açılımı vb. istismar ve aldatma politikalarını yeniden tozlu raflardan indirip gündemlerine aldılar. Gerek Türk yargısının gerekse AİHM’nin Cem Evleri’nin Alevi inancına sahip olanların ibadethanesi olduğu, elektriğinin suyunun rutin giderlerinin camiler gibi karşılanması gerektiği yönündeki kararlarını yok sayan iktidar, şayet samimi ise Cem Evlerine ibadethane statüsü verebilir. Söylemlerinde samimi olmadıkları için 20 yıldır tek başına iktidar oldukları halde böyle bir adım atmadılar.
SİYASİ ÇIKARI İÇİN KULLANIP, HEPSİNİ BİR KENARA ATTI
AKP iktidarının bu ülkeye yaptığı en büyük kötülüklerden birisi etnik köken ve inanç istismarı. Bundan istediği sonucu alamadığı takdirde de bu kez etnik köken ve inanç üzerinden insanları ayrıştırma, kamplaştırma. 2009-2015 arasında önce Kürt Açılımı ya da Demokratik Açılım adı altında başlattığı açılım stratejisinde Alevi Açılımı, Ermeni Açılımı, Roman Açılımı gibi adımlarla toplumu kendi çevresinde konsolide etmeyi bir ölçüde başaran AK Parti ve CB Erdoğan sonrasında insanların beklentilerini, çözüm umutlarını, yıllardır uğradıkları mağduriyetlerin sona ereceği heyecanlarını siyasi çıkarı için kullanıp, hepsini bir kenara attı.
ROMAN VATANDAŞLAR İKİNCİ SINIF YURTTAŞLIKTAN KURTULACAKLARINA İNANDIRILDI
Ermenistan ile milli maçlar organize edildi. Romanlarla Kibariyeli konserler düzenlendi. Roman vatandaşlar ikinci sınıf yurttaşlıktan kurtulacaklarına inandırıldı. Perde gerisinde ise kentsel dönüşüm planlarıyla rant uğruna istismar edilip Sulukule’yi terk etmek zorunda bırakılarak yerlerinden yurtlarından edildiler. Sulukule rant odaklı projelerle servet sahiplerine teslim edildi. Siyasi çıkar uğruna farklı kesimlerin, inançların, mağdur edilmiş, yıllarca dışlanmış milyonların istismar edilmesi ülkenin birliği, toplumsal barış ve huzuru adına çok tehlikeli.
İktidar Türkiye’nin laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu sindirmek ve halkın oylarıyla seçilen iktidarların tüm inançlara, etnik ve köken farklılıklarına eşit mesafede olması gerektiğini unutmamak zorundadır. İktidarın yıllardır sumen altına ittiği defterleri iktidarını kaybetmemek uğruna bugün yeniden açma hesapları, çaresizlik içinde çırpınışlardır!
Yeni Soluk
Yorum Yap