Toprak: "İktidarın Hamas yaklaşımı İran ile örtüşmeye doğru ilerliyor"

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya ziyareti NATO ve AB ile Türkiye arasındaki mesafenin hızla büyüdüğünü, Almanya’nın mülteci akınının önlenmesi ve iltica talebi reddedilenlerin iadesi dışında Türkiye ile iş birliğini geri plana attığını gösterdi. Türkiye’nin ABD’den F-16 alımı, İsrail ve Hamas yaklaşımı nedeniyle sıkıntıya girdi!” dedi.

İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, dış politika değerlendirmesinde şunlara yer verdi:

İKTİDARIN HAMAS YAKLAŞIMI İRAN İLE ÖRTÜŞMEYE DOĞRU İLERLİYOR.

İsrail-Hamas arasındaki Gazze savaşında desteğini açıkça Hamas’tan yana koyan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemleri hem ABD, AB ve NATO ile hem de Arap ülkeleri ile Türkiye arasında mesafeyi açtı. CB Erdoğan, garantörlük de dahil Türkiye’nin üzerine düşen her şeyi yapmaya hazır olduğunu ilan etmesine karşılık Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Ürdün gibi önde gelen Arap ülkeleri istekli bir tutum göstermedi. İnsani boyut dışında iktidarın Hamas yaklaşımı İran ile örtüşmeye doğru ilerliyor. Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın bile Hamas için Cumhurbaşkanına benzer bir yaklaşım göstermediği dikkate alındığında Türkiye’nin İran, Yemen, Suriye, Lübnan gibi ülkelerle aynı safta görülmesi, yalnızlaşması kaçınılmaz görünüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya ziyaretinde de Hamas ve Gazze için nispeten ılımlı ancak Hamas’ı sahiplenen söylemini sürdürdü. Türkiye’nin Holokost konusunda sırtında yük ve İsrail’e bir borcu olmadığını vurguladı. Batılı ülkeleri Holokost nedeniyle İsrail’e mahcubiyetten ötürü ‘taraflı olmakla’ itham etti. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Almanya’nın İsrail’e desteğinin tarihi sorumlulukları olduğunu, geri adım atmayacaklarını vurguladı. İsrail’in kendisini savunma hakkının meşru olduğunu öne sürdü. Gazze ve Filistinlilere en çok yardım ve destek sağlayan ülkelerin başında Almanya’nın geldiğini ifade eden Scholz, Hamas’ı terör örgütü, 7 Ekim saldırısını da terör saldırısı olarak niteledi. Cumhurbaşkanının Hamas ve Gazze söylemleri nedeniyle Almanya ziyaretinin iptali için koalisyon ortakları, Alman muhalefeti ve medyanın ağır şekilde eleştirdiği Başbakan Scholz’un ziyareti iptal etmemesi parlamento ve kamuoyunda sert tepkilere neden oldu.

Cumhurbaşkanının Riyad dönüşü yaptığı açıklamalardan, İsveç’in NATO üyeliğini onay için TBMM’ye gönderdikten sonra, ABD’nin Türkiye’ye tavrında yumuşama ve F-16 satışına onay beklediği anlaşılıyor. Uçaktaki; ‘ABD Başkanı Biden bizi bundan sonra herhalde ağırlar’ sözleri bu beklentinin ifadesi. Ancak CB Erdoğan’ın İsrail ve Hamas yaklaşımı nedeniyle Biden yönetimi tutumunu daha da sertleştirdi.  

F-16 SATIŞINA KONGRE ONAYI OLANAKSIZ HALE GELDİ. 

İktidarın buna karşı İsveç protokolü nü n onay sürecini yavaşlatacağı anlaşılıyor. 

Rusya’dan S-400 alımı nedeniyle F-35 projesinden dışlanan Türkiye’nin F-16 alımı da zora girince, iktidar Avrupa’dan 40 adet Eürofiğhter savaş uçağı almaya yöneldi. İngiltere-İspanya-Almanya ortak yapımı uçakların satışına İngiltere ve İspanya olumlu yaklaşıyor. Almanya’da ise Türkiye’ye satış yapılmaması için büyük baskı altındaki Scholz hükümetinin onay vermesi zor görünüyor. Gazze sorununda iktidarın izlediği politikayla, İsrail ile donan normalleşme, Arap ülkeleriyle de tersine dönebilir. Ayrıca ABD-AB-NATO ile sıkıntılar artabilir.

FİLİSTİNLİLERİN YALNIZLIĞINI BİR KEZ DAHA GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ.

Suudi Arabistan’da düzenlenen İslam Ülkeleri İş Birliği Teşkilatı toplantısı sonuç bildirisinde; Arap ülkelerinin eyleme geçme konusunda ayak sürümeleri, Filistinlilerin yalnızlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye ve Azerbaycan’ın karşı çıkmasıyla ‘İsrail’e ekonomik ambargo ve yaptırım önerisi’ bildiride yer almadı!

Arap ülkelerinin birbirleriyle ve kendi içlerinde yaşadıkları sorunlara mesafeli durulması, taraf olunmaması yönündeki ulusal dış politika ilkesinin doğruluğu Riyad’da düzenlenen İslam Ülkeleri İş Birliği Teşkilatı (İİT) toplantısında bir kez daha teyit edildi. Körfez’in petrol-doğalgaz zengini Arap emirlikleri (Katar, BAE, Kuveyt, Bahreyn, Umman) ile Suudi Arabistan ve Ürdün Krallıkları, Arap dünyasının en büyük ve güçlü siyasi lider ülkesi Mısır, ortak askeri güç, Gazze’ye siyasi-askeri destek vb. konularda adım atmakta ayak direyince İİT sonuç bildirisi temennilerden ibaret bir metne dönüştü! 

Toplantıda İsrail’e karşı en sert ve Hamas’a yönelik olarak en büyük destek konuşmasını Cumhurbaşkanı (CB) Erdoğan yaptı. Arap liderlerin hiçbirisi Hamas’ın adını anmadığı gibi toplantının sonuç bildirisinde Türkiye’nin ısrarına rağmen Hamas’a destek yönünde tek kelimeye yer verilmedi.

ABD VE AB’NİN İSRAİL’İN NÜKLEER SİLAHLARINA SESSİZLİĞİ TAM BİR ÇİFTE STANDART

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından daha önce gündeme getirilen garantörlük önerisini Riyad toplantısında yineleyen CB Erdoğan’ın tüm dünyayı İsrail’in nükleer gücünün denetim kontrolüne çağırması önemli mesajlardan birisiydi. İran’ın nükleer faaliyetlerine yıllardır ambargo ve yaptırım uygulayan, İran’ı nükleer tehdit olarak nitelendiren ABD ve AB’nin İsrail’in nükleer silahlarına sessizliği tam bir çifte standart. İsrail ve Batılı ülkeler bugüne kadar İsrail’in nükleer silahlara sahip olmadığını savundular. Ancak Netanyahu hükümetinin aşırı sağcı Bakanı Amihai Eliyahu Gazze’ye nükleer bomba atmalarının seçeneklerden birisi olduğunu söyleyince, İsrail’in nükleer kapasitesi bir Bakan tarafından dünyaya ilan edildi. Netanyahu, bakanı kabineden uzaklaştırdı. Arap ülkelerinin liderleri buna karşı da suskun kalmayı tercih ettiler. CB Erdoğan, Arap liderlerin karşı çıkması nedeniyle ‘Hamas terör örgütü değildir’ ifadesinin ve Hamas’a destek beyanının İİT bildirisinde yer almasını sağlayamadı.

İSRAİL’E SİLAH VE MÜHİMMAT SATIŞINI DURDURMA ÇAĞRISI

Bildirinin 27. Maddesinde ‘Filistin halkının meşru temsilcisinin Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) olduğu’ vurgulanarak Hamas’ın adı anılmaksızın Filistinli tüm örgüt ve silahlı güçlere FKÖ çatısı altında yer alma çağrısı yapıldı. Hamas’a destek veren Cumhurbaşkanı Erdoğan da bildiriyi imzaladı. 27. Maddeyle İsrail’in Gazze’yi Hamas’tan temizleme planının Arap liderler arasında da gizli kabul gördüğü söylenebilir. Bildirinin en somut maddesi İsrail saldırılarının meşru müdafaa sayılamayacağı, savaş suçu kapsamına girdiği ve İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanması için İİT’nin ortak mekanizma kurma kararı. Ayrıca tüm dünya ülkelerine İsrail’e silah ve mühimmat satışını durdurma çağrısı yapıldı.  

İçeride İsrail ve Netanyahu’ya en sert söylemde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kapalı kapılar ardındaki pazarlıklarda tam tersine İsrail ile ticari ve ekonomik bağları kopartmaktan kaçındığı anlaşılıyor. Türkiye’nin ‘Hamas’ın hamisi’ rolünü benimsemesi ulusal çıkarlarımıza zarar verebilir. Ulusal-bölgesel-küresel çıkarlarımız için daha soğukkanlı bir diplomasi izlenmesi hayati önemdedir.