Toprak: "İktidarın 'döviz bozdur, TL’ye çevir' çağrılarını kimse ciddiye almıyor"

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “İktidarın dövizi bozdurma, yastık altı varlıkları TL’ye çevirme çağrıları kimse tarafından ciddiye alınmıyor. Dövizleşmenin yüzde 70’i aştığı bir ekonomik tabloda, TÜİK’in resmi verileriyle mayıs ayında enflasyon karşısında en yüksek kazancı ABD dolarına yatırım yapanlar elde etti” dedi. 

CHP İstanbul Milletvekili Toprak, “Mayıs ayında daha da kötüleşen ekonomik tablo, TBMM kapanmadan ek bütçenin gündeme gelme ihtimalini artırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı olduğunu ilan etmesi, hazırlanacak ek bütçenin kamu kaynaklarının erken seçim amaçlı kullanılacağını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak’ın açıklaması şöyle devam ediyor:

2022 BÜTÇE AÇIĞI 500-600 MİLYARA ULAŞACAK

“Mayıs ayı ortasında açıklanan Nisan 2022 ve Ocak-Nisan dönemi bütçe gerçekleşme rakamlarının iktidarı ek bütçe çıkartmak zorunda bırakacağını öngörmüştüm. Doğal afet, salgın, savaş vb. hallerde kamu harcamalarının olağanüstü artışıyla gündeme gelen ek bütçe ihtiyacı, aksine iktidarın yanlış ekonomi ve maliye politikaları, öngörüsüzlüğü ve kamu kaynaklarının ciddi bir israf anlayışıyla şeffaf olmayan şekilde hızla tüketilmesiyle kendisini dayattı. Ek bütçe hazırlıklarıyla ilgili haberler iktidar tarafından yalanlanmadı. Bütçedeki başlangıç ödeneklerinin dört ayda büyük ölçüde tüketilmiş olması, kurdaki yükselişlerin KKM’den bütçeye gelen milyarlarca liralık yükün daha da artacağını göstermesi, faiz ödemelerinin olağanüstü boyutlara ilerlemesi bütçeyi iflas noktasına getirdi. 15 Haziran’da mayıs ayı bütçe gerçekleşmeleri açıklandığında durumun daha da vahim bir hal aldığı görülecek. Mart ve nisan aylarındaki bütçe açığı toplamının 120 milyarı bulması nedeniyle ek bütçe çıkarılmadığı takdirde yılsonunda 2022 bütçe açığı hedefi 500-600 milyara ulaşacak. 

ÜRETİCİNİN YENİ SEZON ÜRÜNÜ EKMESİNİ SAĞLAYACAK ÖDENEK DE BÜTÇEDE YOK

TBMM’nin 1 Ekim’e kadar tatile girecek olması ve bütçe ödeneklerinin mevcut haliyle ekime kadar yetersiz kalması ihtimali, ek bütçeyi ön plana çıkartmaktadır. Ekonominin mevcut hali iktidarın normal seçim zamanına kadar ayakta durmasına ve özellikle yapılan yüklü zamlarla daha da ağırlaşacak kış koşullarını atlatabilmesine olanak vermeyecektir. 2022 bütçe ödeneklerinin 1 trilyon 751 milyar lira olduğunu ve nisan sonu rakamlarıyla bunun yüzde 45’ini oluşturan 786 milyarının dört ayda harcandığını daha önce ifade ettim. Geçen yılın aynı döneminde bu oran üçte bir düzeyinde ve yüzde 31 idi. Ödeneklerin harcanma hızı geçen yıla kıyasla yüzde 82 artmış. Personel ödeneklerinin yüzde 42’si 4 ayda kullanılmış. SGK devlet primi giderlerinin yüzde 40’ı, cari transferler kalemindeki ödeneklerin yüzde 50’si, 240 milyarlık faiz ödeneklerinin yüzde 43’ü dört ayda tüketilmiş. Bütçe hesabı yapılırken ortada olmayan KKM için bütçede herhangi bir ödenek yok ancak şu ana kadar 30 milyarı aşan kur farkı ödendi. KKM’den vazgeçilmezse hızlanan kur artışlarıyla yılsonuna kadar bu tutarın 250 milyarı aşması söz konusu. Temmuz ayı maaş ve emekli zamları için bütçede yeterli ödenek yok. Tarımsal destekleme ve ürün taban fiyatlarının ödenebilmesi, üreticinin yeni sezon ürünü ekmesini sağlayacak ödenek de bütçede yok.

Kaçınılmaz şekilde kendisini dayatan ek bütçe zorunluluğuna iktidarın gizli kapaklı erken-baskın seçim planlarının, dağıtacağı seçim vaatlerinin finansmanını da eklediğimizde yakında bu yönde bir tasarının TBMM’ye gelmesi ya da TBMM’nin ek bütçe mesaisi için Temmuz’da da çalıştırılması şaşırtıcı olmayacaktır!

EN YÜKSEK KAZANCI ABD DOLARINA YATIRIM YAPANLAR ELDE ETTİ! 

İktidarın dövizi bozdurma, yastık altı varlıkları TL’ye çevirme çağrıları kimse tarafından ciddiye alınmıyor. Dövizleşmenin yüzde 70’i aştığı bir ekonomik tabloda, TÜİK’in resmi verileriyle mayıs ayında enflasyon karşısında en yüksek kazancı ABD dolarına yatırım yapanlar elde etti! 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 937 milyar TL’ye ulaştığını açıkladığı Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarındaki tutar, bankalardaki toplam mevduatın yüzde 15’ini aştı. Mevduatlardaki dolarizasyon-dövizleşme oranı dövize endeksli KKM’ler ile yüzde 72’ye ulaştı. 

Son bir haftada yeniden dövize yöneliş ile bankalardaki döviz mevduatları tutarı yaklaşık 300 milyon dolar daha arttı. 

DOLAR DIŞINDAKİ DİĞER YATIRIM ARAÇLARI YATIRIMCISINA KAYBETTİRDİ

Resmi tüketici enflasyonu (TÜFE) karşısında aylık en yüksek reel getiriyi yüzde 3,86 kazançla ABD dolarına yatırım yapanlar elde etti. 

TÜFE karşısında Euro yatırımcıları yüzde 1,61 oranında reel kazanç sağlarken, külçe altın yüzde 0,62, TL mevduat faizi yüzde 1,80, borsa BIST 100 endeksi yüzde 2,79 ve DİBS yüzde 3,10 oranında yatırımcısına kaybettirdi. 

Mayıs ayı itibarıyla yıllık olarak değerlendirildiğinde ise TÜFE karşısında dolar yatırımcısı yüzde 8,31 kazançlı çıktı. Dolar dışındaki diğer yatırım araçlarına bakıldığında borsa yüzde 2,17, Euro yüzde 5,60, mevduat faizi yüzde 32,86 ve DİBS faizi yüzde 37,08 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

Resmi TÜFE enflasyonunun ekonominin gerçeklerini yansıtmadığı artık iktidar dışında herkes tarafından, tüm kesimlerde kabul görüyor. 

Türk lirasını değerli kılmak, TL yatırım araçlarının cazibesini artırmak iddiasındaki iktidarın para-döviz-faiz politikalarının sonucunda en fazla kaybeden liraya güvenen, iktidarın söylemlerine kananlar olduğu görülüyor.

İKTİDAR KENDİ POLİTİKASINA KENDİSİ DE İNANMIYOR

Üstte yer verdiğim gibi, devlet kuruluşu TMO’nun yönetmeliğini bile Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirip döviz cinsinden teminatın kabul edilmesini yürürlüğe koymak, iktidarın kendi politikalarına kendisinin de inanmadığını, güvenmediğini ve halka yalan söylediğini gösteriyor. 

Parasını TL’de tutanların mevduat faizi kaybı yüzde 32,86 olurken, hazine kâğıtlarına TL yatırım yapıp parasının değerini enflasyona karşı korumak isteyenlerin kaybı ise yüzde 37,08’i buluyor.

Bu durumda hâlâ tasarruf sahiplerinin varlıklarını eritip buharlaştıran bu politikalara ve iktidarın altı boş söylemlerine kanarak döviz varlıklarını, altınlarını bozdurmalarını beklemek ve bu politikaların başarılı olacağını savunmak iktidarın aymazlığını sergilemektedir!