Toprak: “İktidarın 6 ay sonrasını öngöremediği tescillendi!”

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Hazine ve Maliye Bakanının mayıs ayında bütçe fazlası verildiğini ve performansın çok iyi olduğunu söylemesinden beş gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’ye EK BÜTÇE tasarısı gönderdi. Gelinen noktada iktidarın bir bütçe yapma becerisinden bile yoksun olduğu, 6 ay sonrasını öngöremediği tescillendi” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “İktidarın tüm uyarılarımıza rağmen TBMM’den geçirdiği 2022 bütçesi 6 ayda iflas etti! Geçen yıl meclise sunulan 1 trilyon 751 liralık 2022 bütçesi daha genel kurulda görüşülürken, CB Erdoğan talimatıyla yapılan faiz indirimleri sonrası dolar kuru 8,50’den 18,50 TL’ye enflasyon yüzde 19’dan yüzde 34’e yükselmişti. Oysa iktidarın 2022 bütçesinde öngördüğü enflasyon Orta Vadeli Program çerçevesinde yüzde 9,8, ortalama dolar kuru öngörüsü 9,20 TL idi. Tüm bütçe hesapları buna göre yapılmış, ödenekler buna göre belirlenmişti. Dolayısıyla daha bütçe yürürlüğe girmeden tüm hedefleri, hesapları sapmış, geçersiz ve boş bir belgeye dönüşmüştü” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak yazılı olarak yaptığı açıklamada şunlar değindi;

SONBAHARDA YENİ BİR EK BÜTÇE YA DA EK BORÇLANMA TALEBİYLE TBMM ÖNÜNE GELEBİLİRLER

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda geçen hafta iktidar ittifakının kabul ettiği ek bütçeyle eklenen toplam ödenek 1 trilyon 80 milyar 515 milyon lira. Diğer deyişle bir yıl için 1 trilyon 751 milyar TL’lik 2022 bütçesinin yüzde 73’ü tutarında. Böylesine büyük bir hesap hatası, bu kadar yüksek bir sapma, dünyanın en geri kalmış ekonomilerinde bile makul görülemez. Sonbaharda yeni bir ek bütçe ya da ek borçlanma talebiyle TBMM önüne gelmeleri hiç de şaşırtıcı olmaz!

Ek bütçede mal ve hizmet alımı giderlerine 86,7 milyar, 240 milyarlık faiz giderleri ödeneğine 89 milyar ilave yapılıyor. CB Erdoğan’ın faiz indirimi ısrarı ve ‘faizleri daha da düşüreceğiz’ iddiasına karşılık, ek bütçeyle birlikte faize ayrılan para 329 milyara yükseltiliyor. 

Gerçekte Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesap sahiplerine ‘kur farkı’ adı altında yapılan faiz ödemeleri için ek bütçeye 40 milyar TL ödenek konulduğu dikkate alındığında, faize ayrılan tutar 369 milyar TL’ye ulaşıyor. Üç aylık ilk vadelerin mart ayında dolmasından bu yana mart, nisan, mayıs aylarında KKM hesaplarına bütçede karşılığı olmaksızın yapılan ödeme tutarı 21,1 milyara ulaştı. 

BUGÜNE KADAR YAPILAN KUR FARKI ÖDEMELERİNİN HUKUKSUZ, BÜTÇE YASASINA AYKIRI ANAYASA SUÇU

İktidar ek bütçeye KKM kur farkı ödemeleri için 40 milyar TL ödenek koyarak, bugüne kadar yapılan kur farkı ödemelerinin hukuksuz, bütçe yasasına aykırı anayasa suçu olduğunu kabul ve itiraf etti.  Halkın vergileriyle oluşan bütçeden yasa dışı harcama ve ödeme yapmanın paniğiyle ek bütçeye kur farkı ödeneği koyarak kendini kurtarma, kılıf uydurma derdine düştü.

İktidarın ek bütçe ve maaş zamlarıyla bir seçim tahkimatı yapmaya yöneldiğini öngörmekteyim. İktidar, ek bütçe ve maaş zamlarının yanı sıra bedelli askerlik affı, üniversite affı vb. düzenlemelerle de seçim hazırlıklarında gençlerin gözünü boyayıp yanına çekmeyi planlıyor. 

TALEP TOPLAMA SÜRESİ 22 HAZİRAN’DA DOLDU. 

Kaynak bulmakta tıkanan iktidar ve ekonomi yönetimi, Gelire Endeksli Senet icadıyla parası-dövizi olanlara yüzde 23 faiz vaat ederek, kamu kurumlarının hazine ve bütçeye aktarmaları gereken kazançlarını satarak para toplamaya çalıştı. Başlatılan talep toplama süresi 22 Haziran’da doldu. 

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın taze kaynak tıkanıklığını aşmak ve döviz kurlarının yükselişini frenlemek için faiz + kur farkı ödeme garantili Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesabından sonra piyasaya sürdüğü yeni icadı Gelire Endeksli Senet (GES) satışı da fiyaskoyla sonuçlandı. 

Gerçek kişilere satılacağı açıklanan GES’le döviz mevduatı, altını olanların bunları bozdurması, TL mevduatı olanların GES’i tercih etmesi umuluyordu. 

Üç aylık dönem kazancının yüzde 5,32, yıllık bileşik faiz kazancının yüzde 23,04 oranında garanti edildiği GES için 15-22 Haziran arasında yürütülen talep toplama süreci geçen hafta sona erdi. 

Hazine ve Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada 24 Haziran 2022 valörlü, 23 Aralık 2022 itfa tarihli, 6 ay vadeli GES ihracında 83 bin 816 bireysel yatırımcının talep toplamının 6 milyar 556 milyon TL olduğu belirtildi.

İKTİDAR BİR KEZ DAHA NE KADAR ÇARESİZ OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Aralık ayından bu yana 1 trilyon TL’ye yaklaşan KKM hesaplarına karşılık GES ihracının 6,6 milyar TL’de kalması iktidar ve ekonomi yönetimi adına gerçek anlamda bir ekonomik-mali bozgun. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin CB Erdoğan’a GES satışları sonrasında döviz kurlarının en az 5-6 TL düşeceğini ilettiği şeklindeki haberler iktidar medyasında yer almasına karşılık fiyaskoyla sonuçlanan GES ihracı sürecinde aksine kurlar yükselişine devam etti. Kaldı ki, kur farkı ve faiz garantisiyle uygulamaya konulan KKM hesaplarında bile hesap açtıranların sayısının 1 milyona, hesaplardaki tutarın 1 trilyon TL’ye ulaşmasına karşılık döviz kurları ancak üç ay tutulabildi. Üç ay boyunca MB ve kamu bankalarının milyarlarca dolarlık döviz satışlarıyla 14,50 TL’de tutulmaya çalışılan dolar/TL yeniden tırmanışa geçerek mayıs ortasından bu yana 17,50 TL’ye yükseldi. Resmi enflasyonun TÜİK’in verileriyle yüzde 73,3 olduğu bir ekonomik ortamda yıllık yüzde 23 faizle parası-dövizi olanların GES almaya koşacağı, döviz kurlarının 5-6 lira düşeceği hayalini öne süren iktidar ve ekonomi yönetimi, bir kez daha ne kadar çaresiz olduğunu gösterdi. KKM’nin hazine üzerindeki yükü giderek artarken, ek bütçeye konulan 40 milyar liralık ödeneğin de aşılacağı açık. 

Hazinenin bir haftada 10-16 milyar TL borçlandığı dikkate alındığında, KKM’den sonra GES de fiyaskoyla sonuçlandı. Resmi enflasyonun yüzde 73 olduğu bir ortamda ‘getiri’ adı altında MB faizinin yaklaşık iki katı faiz vaadini parası döviz olanlar ciddiye almadı!