Toprak: “Erdoğan’ın yayınladığı ‘Medya Genelgesi’ ile haber siteleri hedef alınıyor”

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yayınladığı medya genelgesi ile milli ve manevi değerlere uygun yayınlar yapılması talimatının amacı RTÜK’ün aldığı kararla açığa çıktı. Yurt dışından Türkçe yayın yapan Amerika’nın Sesi, Almanya’nın Sesi ve Euronews internet haber sitelerine lisans zorunluluğu getiren RTÜK, aksi halde bu sitelere erişimin engelleneceğini duyurdu. Dijital medya ortamında haber sitelerinin hedef alınması, sürecin internet medyasına yaygınlaştırılacağını gösteriyor!” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yayınladığı medya genelgesini değerlendiren CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, Radyo Televizyon Üst Kurulu’ndaki (RTÜK) iktidar ittifakı, video yayınladıkları gerekçesiyle yurt dışından Türkçe yayın yapan Amerika’nın Sesi (VOA), Almanya’nın Sesi (DW) ve Euronews internet haber sitelerine 72 saat içinde TV yayın lisansı alma mecburiyeti getirdi. İktidarın denetim ve kontrolü dışında, serbest ve özgür yayıncılık yapan haber sitelerinin bu ilk adım sonrasında hedef alınacağı, ‘sansür ve susturma’ yoluyla, eleştirel, doğru ve gerçek haberciliğin, iktidarın hoşuna gitmeyen internet haber mecralarının engelleneceği anlaşılıyor” ifadelerini kullandı.

Toprak yaptığı açıklamada şunlara değindi:

“RTÜK’ÜN SÜRATLE DURUMDAN VAZİFE ÇIKARTTIĞINI GÖRÜYORUZ”

CB Erdoğan’ın yayınladığı genelgede vatandaşları, aileleri, gençleri ve çocukları zararlı yayınların etkilerinden korumak ve milli-manevi değerlere uygun yayınlar yapılmasını, aksi yayınların izlenerek gerekli yaptırımların uygulanması talimatını verirken RTÜK’ün süratle durumdan vazife çıkarttığını, ‘iktidara yayınların etkilerini bertaraf etmeyi’ öncelikli görev saydığını görüyoruz.

Genelgede milli ve manevi değerler ya da ‘Türk Aile yapısı’ gibi ucu açık vurgulamalar yapılırken, herkesin kendi yaşam tarzı, değerleri, inancı, kültürü, aile anlayışı yok sayılarak tek kişi tarafından muğlak birtakım değerler empoze edilmeye, herkesin bunu esas alması zorlanmak isteniyor.

Geçmişte topluma değer dayatan, inanç, etnik kimlik, ideoloji, milli-manevi değerler üzerinden toplumu kendi zihniyeti doğrultusunda şekillendirmeye çalışan Nazi yönetimi, İtalya’daki faşist Mussolini yönetimi, İspanya’da Franco ve Portekiz’de Salazar yönetimleri insanlığa ve halklarına en büyük kötülüğü yaptılar. Dayattıkları değerler de kendileriyle birlikte tarihin çöplüğüne gitti. İnsanlar özgürlüğü, demokrasiyi herkesin değerine, inancına saygıyla birlikte yaşamayı tercih etti.

“GOEBBELS’İN PROPAGANDA MEDYASI VE MEKANİZMASI…”

Nazi rejiminin meydanlarda milli-manevi değerlere aykırı kitap yakma törenleri, üstün ve arî ırk ideolojisi, Goebbels’in propaganda medyası ve mekanizması ile toplumu şekillendirme politikalarının hepsi milli manevi değerler diye sunuluyordu. Alman Aile yapısının korunması ilkesi yine bu milli manevi değerler sıralamasının başında geliyordu.

Türk Aile yapısından iktidarın kendi anladığını herkese dayatmasının hangi düşüncelerle benzeştiği apaçık ortada. Aileyi korumak, çocuklarını eğitmek, gözetmek ve korumak, devletin, iktidarın, tek adamın değil en başta ailelerin kendi görevidir. İktidarın ailelerin mahremine girmek, evlerin içine girmek, kimin ne izleyeceğine ne okuyacağına, neye inanacağına, nasıl yaşayacağına karar vermek gibi bir görevi de yetkisi de yoktur.

Teknoloji ile savaşmaya, yasaklamaya kalkan her baskıcı, sansürcü hükümet, yönetim, rejim yenilmeye mahkumdur. Nefret ve şiddet içermedikçe yazılı- sözlü veya sesli hiçbir yayın yasaklanamaz. Anayasamızın basın hürdür sansür edilemez hükmünün güvencesi altındadır. Devletin görevi, halktan topladığı vergilerle halka hizmet üretmektir, halka değer dayatmak değildir.