Bir devrimciyi, bir aydını kaybettik: Fatsa’dan Yeşilçam’a uzanan Kadir İnanır’ın hikâyesi
Toprak: "AKP, seçmeni ahiretlerinin yanacağını öne sürerek tehdit ediyor…"
CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Yıllarca başörtüsü üzerinden istismar ve siyasi mağduriyet politikası izleyen AKP iktidarı, şimdi seçimde kendilerine oy vermeyenlerin öteki dünyada hesap vereceklerini, ahiretlerinin yanacağını öne sürüp tehdit ediyor. Seçmenlerin dini duygularını siyasi amaçla kullanıyor. Seçmeni ahiretle tehdit edenlerin önce millete hesap vermesi gerekiyor!” dedi.
Toprak, “Yolsuzluk ve rüşvetin yaygın olmasına karşılık iktidar gücünü elinde tutanlar tüm bu icraatlarının üzerini din istismarıyla, kadınların gençlerin haklarını kısıtlayarak, getirdikleri ağır yasaklarla örtmek istiyor. İnsan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin vazgeçilmezliği karşısında İran’da yaşanan olayları tüm dünya dikkatle izliyor. Fransa’da sarı yeleklilere, İsrail’de Filistinlilere, ABD’de siyahilere yönelik polis şiddetini her fırsatta gündeme getirerek eleştiren iktidar, İran’da kadınlara yönelik polis şiddeti ve cinayetlere sessiz kalıyor” ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak açıklamasında şunlara yer verdi:
“Yıllarca başörtüsü üzerinden istismar ve siyasi mağduriyet politikası izleyen AKP iktidarı, şimdi seçimde kendilerine oy vermeyenlerin öteki dünyada hesap vereceklerini, ahiretlerinin yanacağını öne sürüp tehdit ediyor. Seçmenlerin dini duygularını siyasi amaçla kullanıyor. Seçmeni ahiretle tehdit edenlerin önce millete hesap vermesi gerekiyor!
İKTİDAR, İRAN’DA KADINLARA YÖNELİK POLİS ŞİDDETİNE SESSİZ KALIYOR!
İran’da 43 yıllık İslam Devleti rejiminin kadın haklarını kısıtlayan uygulamaları, kadınlara dayattığı başörtüsü zorunluluğuna karşı genç bir kızın saçı göründüğü için Din ve Ahlak Polisi tarafından karakolda öldürülmesi ülkeyi ayağa kaldırdı. Günlerdir devam eden protestolarda başörtülerini yakan, saçlarını kesen kadınlara erkekler de destek veriyor. Baskıcı rejimlerin özellikle bunun için dini kullanmaları, insanların giyim-kuşam-yaşam tarzlarına yönelik suç ve cezalar dayatmaları, siyasal iktidarlarını sürdürebilmek için din üzerinden kendilerine meşruiyet sağlama çabaları yıllardır bulunduğumuz coğrafyada yaygın bir uygulama. Yolsuzluk ve rüşvetin yaygın olmasına karşılık iktidar gücünü elinde tutanlar tüm bu icraatlarının üzerini din istismarıyla, kadınların gençlerin haklarını kısıtlayarak, getirdikleri ağır yasaklarla örtmek istiyor. İnsan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin vazgeçilmezliği karşısında İran’da yaşanan olayları tüm dünya dikkatle izliyor. Fransa’da sarı yeleklilere, İsrail’de Filistinlilere, ABD’de siyahilere yönelik polis şiddetini her fırsatta gündeme getirerek eleştiren iktidar, İran’da kadınlara yönelik polis şiddeti ve cinayetlere sessiz kalıyor.
ÇARESİZLİKLERİ AHİRETLE TEHDİDE KADAR İŞİ VARDIRDIĞINI GÖSTERİYOR.
Son dönemde festival-konser yasaklarıyla sanatçıları hedef alarak bu istismarlarını genişletmeye yönelen iktidar, şimdi seçmenleri kullanacakları oylar için ahiret hesabıyla tehdit ediyor.
Yıllardır bu ülkede defalarca seçim yapıldı. Pek çok kez iktidar değişti. Hiçbir vatandaş kullandığı oy nedeniyle günah işlemekle, ahirette sorgulanmakla tehdit edilmedi. İnsanları öbür dünyayla korkutarak oylarını almaya çalışmak iktidarın ne kadar çaresiz olduğunu, seçimi kaybetmek korkusundan ne yapacağını bilmez halde insanları ahiretle tehdide kadar işi vardırdığını gösteriyor.
Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye’de hiçbir siyasetçi, hiçbir yönetici, hiçbir parti insanları, seçmenleri inançları nedeniyle, kullandıkları oy tercihleri nedeniyle tehdit edemez.
Seçmenin hür iradesini yok sayan Cumhurbaşkanı ve iktidar sözcüleri önce, 20 yıllık icraatlarının, yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlüklerin, adaletsizliklerin hesabını versin. Bunun için öbür dünyayı beklemelerine gerek yok. Millet iradesinin temsil edildiği TBMM’de, siyasi baskılardan arınmış yargı önünde hesap vermekten kaçmasınlar!”
Yeni Soluk
Yorum Yap