Karabat: İmamoğlu haberini yok saymak editoryal tercih değil
Toprak: Türkiye’yi küçük düşüren habere yalanlama gelmedi!
CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve Genel Koordinatör Erdoğan Toprak, “REUTERS Haber Ajansı, ABD Başkanı Joe BIDEN’ın AB liderlerine ‘Erdoğan yönetimi daha fazla taviz vermeye hazır hale geldi, yaptırımları şimdilik gündeme almayın’ mesajı ilettiğine ilişkin bir haberi tüm dünyaya geçti. AB Liderler Zirvesi’nde yaptırımlar Haziran’a ertelendi. Türkiye’yi küçük düşüren bu habere ne Dışişleri ne de iktidar sözcülerinden bir tepki ya da yalanlama gelmedi!” dedi.
CHP’li Toprak’ın konuya ilişkin açıklamasında öne çıkan satırlar şöyle:
25-26 Mart’taki AB Liderler Zirvesi’nden bir hafta önce, Reuters Haber Ajansı, Avrupalı ve ABD'li diplomatlar, ABD Başkanı Joe Biden'in yeni yönetiminin Brüksel'i, NATO müttefiki ve AB aday ülkesi olan Türkiye'nin uzlaşmaya daha istekli göründüğü bir zamanda yaptırım uygulamamaya çağırdığını söyledi. Daha açık bir deyişle, “Biden devreye girdi, AB yaptırımları erteleyecek” dedi.
Bu haber Dışişleri Bakanlığı, AK Parti ve Cumhurbaşkanlığı sözcüleri, yetkilileri tarafından yalanlanmadı. Tepki de gösterilmedi. AB Liderleri de denileni yaptı, yaptırım karar almadılar ve yaptırımları Haziran zirvesine ertelediler.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM’de yasayla kabul edilerek, tüm partilerin kabulüyle onaylanan İstanbul Sözleşmesi’nden alelacele ve hukuk dışı bir tavırla, anayasayı çiğneme pahasına kendi imzaladığı kararla Türkiye’yi çekmesi, ortaya çıkan bazı yeni gelişmelerin ışığında Türkiye’nin uluslararası alandaki bazı kazanımlarından, haklarından taviz verme hazırlıklarını içeren bir planın test adımı olduğu anlaşılıyor.
Bu adımla, milletin nabzını ölçme, tepkileri test ederek, bir sonraki çekilme kararlarının, uluslararası anlaşmalardan, kazanımlardan daha fazla taviz verme hazırlıklarının provasını mı yaptı? CB Erdoğan, başka hangi anlaşmalardan Türkiye’yi şahsi imzasıyla çekmenin, hazırlığındadır?
- Nisan ayında başlayacak Kıbrıs müzakereleri öncesinde İngiltere’nin hazırladığı planda Cenevre ve Zürih anlaşmalarıyla Türkiye’nin elde ettiği Kıbrıs’taki garantörlük hakkından vazgeçmesi de bu çekilme planları arasında yer almakta mıdır?
- Lozan anlaşmasıyla Türkiye’nin kazanılmış hakkı olan Ege’deki Yunan adalarının silahlandırılamayacağı ilkesinden de Cumhurbaşkanı imzasıyla vazgeçmek bu planlar arasında mıdır?
- Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’nden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden de Türkiye’nin CB imzasıyla çekilmesi yapılan planlamada yer almakta mıdır?
- Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) çalışanların, işçilerin, işsizlerin, insanca çalışma koşullarını, haklarını, sendikalaşma ve örgütlenme özgürlüklerini içeren ILO sözleşmelerinden Cumhurbaşkanı imzasıyla çekilmek de bu karanlık planlar ve senaryolar arasında mıdır?
İktidarın Biden’dan gelecek bir telefon uğruna, ‘daha fazla taviz vermeye hazır hale geldiğinin’ uluslararası ajans haberlerine malzeme olması, bu haberin tekzip edilmesine bile cesaret edilememesi, çaresizlik içinde, ulusal çıkarların şahsi ve siyasi ikbale feda edilmesi hazırlıklarının işaretidir!
TAVİZ HAZIRLIĞININ AĞIZDAN KAÇIRILMASI
Ne tesadüftür ki; tam bu esnada, TBMM Başkanı yeni yönetim sisteminde Cumhurbaşkanının uluslararası anlaşma ve sözleşmelerden kendi kararıyla Türkiye’yi çekebileceğini, buna yetkisi olduğunu savunarak ‘gerekirse Cumhurbaşkanı imzalayacağı bir kararla Montrö’den de çekilebilir’ dedi. Bu bir dil sürçmesi midir, yapılan bir taviz hazırlığının ağızdan kaçırılması mıdır? Hangi amaçla gündeme getirildi?
Bu açıklamanın biraz öncesine gidilecek olursa kısa süre önce ABD ve Türk Deniz Kuvvetleri Karadeniz’de bir tatbikat gerçekleştirdi. Son dönemde gerek ABD ve gerekse NATO Karadeniz’de Rusya’ya karşı askeri etkinliği artırma yönünde adımlar atıyor, planlamalar yapıyor.
1936 tarihli Montrö Sözleşmesi İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının egemenliğini ve denetimini Türkiye’ye bırakırken, Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin boğazlardan geçişlerinde savaş gemilerinin geçişlerinin kısıtlanmasında Türkiye’ye hak ve yetkiler veriyor. Kurtuluş Savaşı ardından Lozan Anlaşması ile sınırlarını, bağımsızlığını ve egemenliğini güvenceye alan Türkiye, Montrö Sözleşmesi’ni imzalayıp, TBMM tarafından onaylayarak iki boğazın hâkimi, egemeni oldu.
MONTRÖ SÖZLEŞMESİNİ DELME HAZIRLIĞININ BİR BAŞKA İTİRAFIDIR!
İktidarın 85 yıl sonra Montrö Sözleşmesi’nden çekilme düşüncesini ortaya atması, bunu kamuoyunda tartışmaya açması çok tehlikeli ve dikkat çekicidir! Çevre ve Şehircilik Bakanının eş zamanlı olarak Kanal İstanbul imar planlarının onaylandığını ilan etmesi ‘paralel boğaz’ projesiyle Montrö Sözleşmesini delme hazırlığının bir başka itirafıdır!
Montrö Sözleşmesi’nden Türkiye’yi çekip, boğazlardaki egemenlik hakkından vazgeçilmesi mi planlanmaktadır. Bu yolla ABD’ye, NATO’ya, AB’ye taviz verilerek Karadeniz’de İktidarın 85 yıl sonra Montrö Sözleşmesi’nden çekilme düşüncesini ortaya atması, bunu kamuoyunda tartışmaya açması çok tehlikeli ve dikkat çekicidir! Çevre ve Şehircilik Bakanının eş zamanlı olarak Kanal İstanbul imar planlarının onaylandığını ilan etmesi ‘paralel boğaz’ projesiyle Montrö Sözleşmesini delme hazırlığının bir başka itirafıdır!
Montrö Sözleşmesi’nden Türkiye’yi çekip, boğazlardaki egemenlik hakkından vazgeçilmesi mi planlanmaktadır. Bu yolla ABD’ye, NATO’ya, AB’ye taviz verilerek Karadeniz’de askeri üstünlük yarışına zemin hazırlanmasına olanak mı sağlanacaktır?
Yeni Soluk
Yorum Yap