Toprak: “19 yıldır ülkeyi yöneten iktidar hâlâ depremden rant çıkartma peşinde!”

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı, PM üyesi ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak; “Bingöl ve Elazığ’da yaşanan depremin daha büyük depremlerin habercisi olduğu bilim insanlarınca dile getirildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı en az 1,5 milyon konutun depreme hazırlık çerçevesinde dönüştürülmesi gerektiğini açıkladı. Oysa Türkiye’de 1,5 milyon dolayında satılamayan, yeni, bitmiş, gayrimenkul stoku boş konut var! Kaynaklar heba edilirken 19 yıldır ülkeyi yöneten iktidar hâlâ depremden rant çıkartma peşinde!” dedi.

Toprak konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunlara yer verdi:

“En baştan itibaren tüm ekonomi politikalarını inşaat ve rant üzerine oturtan AK Parti, 25 yıl İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehirleri, 19 yıldır da ülkeyi tek başına yönettikten sonra şimdi depreme hazırlık için en az 300 bini İstanbul’da olmak üzere en az 1,5 milyon konutun dönüştürülmesi, yıkılıp yapılması gerektiğini ilan etti. Çevre ve Şehircilik Bakanı sanki ülkeyi 19 yıldır aynı zihniyet yönetmiyormuş, yeni iktidara gelmişlercesine acilen depreme karşı konut yıkım ve yapımlarının gerekliliğini anlatıyor. Bir yandan İstanbul’daki deprem riskinin yüksekliğinden ve ivedi olarak 300 bin konutun dönüştürülmesi gerektiğinden söz ederken ertesi gün Cumhurbaşkanı Kanal İstanbul’un iki yakasında 1,5 milyon nüfuslu iki yeni şehir inşa etmeyi vaat ediyor. Bunun anlamı şu anda 16 milyonu aşan İstanbul nüfusunun hiç değişmese de sadece bu projeyle 3 milyon daha artması demek.”

İKTİDAR ELİYLE RİSK DAHA DA BÜYÜTÜLÜYOR

Kaldı ki Çevre ve Şehircilik Bakanının İstanbul için ifade ettiği asgari 300 bin konutun dönüştürülmesi, yıkılıp yeniden yapılması öngörüsü de İstanbul’un gerçekleriyle örtüşmüyor. Pek çok ilçede 25 yıllık AK parti yerel yönetimi ve 19 yıllık merkezi yönetimi sonrasında ortaya çıkan tablo, rant hırsıyla dikilen rezidanslar, sadece mezarlıklarda kalan yeşil alanlar ve dikilen yüzlerce gökdelenle bu iktidar eliyle riskin daha da büyütüldüğünü apaçık gösteriyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanının ülke çapında dönüştürülmesi gerektiğini ifade ettiği 1,5 milyon konutun da gerçekleri yansıtmadığı kanısındayım. O zaman bu iktidar döneminde inşaata, konut sektörüne aktarılan ülke kaynaklarının, konut kredilerine akıtılan kamu bankası kredilerinin gerçekte heba edilmiş olduğu itiraf ediliyor. Kanımca iktidar yeni bir konut-inşaat furyasını başlatmak, iktidar müteahhitlerini darboğazdan çıkartmak için halkın deprem endişesini istismar etme planları hazırlıyor.

Geçen hafta ismini Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYD) ola0rak değiştiren Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Derneği’nin (GYO-DER) daha önceki verilerine göre, halen ülkemizde satışa hazır, inşaatı tamamlanmış 2 milyon dolayında yeni gayrimenkul stoku mevcut. Bu sayının yüzde 30’u işyeri olarak inşa edilmiş gayrimenkuller. Bu durumda yeni inşa edilmiş ancak satılamayan konut stoku ise 1,4-1,5 milyon arasında.

DURDUĞU YERDE SÜREKLİ FİYATI KATLANAN KONUT STOKU MEVCUT…

Son 1,5 yıldan bu yana COVID-19 salgını nedeniyle daralan ekonomi ve düşüşe geçen konut satışları göz önünde tutulduğunda, şu anda bu konut stoku sayısının daha da arttığını öngörmek durumundayız. Konut fiyatları satışlardaki bu durgunluğa rağmen salgın sürecinde yüzde 100’e varan düzeyde arttı ve asıl konut ihtiyacı olan orta gelir düzeyine sahip kesimin alım gücünü kat kat aştı. Geçen yıl kısa dönemli kamu bankalarının konut kredisi faiz indiriminden bu yana konut kredisi faizleri de sürekli yükselişte ve riskli konutlarda oturanların yeni konuta erişimleri iyice zorlaştı. Dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanının depreme karşı dayanıklı konutlar için İstanbul’da 300 bin, ülke genelinde toplam 1,5 milyon yeni konut inşasının gerektiği tezi, mevcut konut stoku verileriyle çürütülüyor. Yani şu anda sıfırdan inşa edilmesinin acil olduğu iktidar tarafından söylenen konut sayısı kadar boş, yeni, sağlam, satılamayan ve durduğu yerde sürekli fiyatı katlanan konut stoku mevcut…

KAYNAKLAR, İKTİDARIN DESTEK VE TEŞVİKİYLE PLANSIZ ŞEKİLDE LÜKS KONUTLARA AKTARILMIŞ.

Ancak şimdi gündeme getirilen deprem endişesi günü kurtarma ve inşaatçılara yeni kaynak aktarma amaçlı. Çünkü bu konuda iktidarın bir planı ve hedefi olmadığı için stoktaki bu yaklaşık 1,5 milyon konutun yüzde 90’ından fazlası lüks, ortalama gelire sahip halkın ihtiyaçlarına yanıt vermeyen, arsa rantına dayalı, alım gücünün üzerinde konutlar.

İktidarın telkiniyle ve iktidara yakın müteahhitlerin kamu bankalarınca finanse edilmesiyle ortaya çıkan bu konut stoku geri dönmeyen krediler nedeniyle aynı zamanda bankacılık sektörü üzerinde de büyük risk oluşturuyor. Diğer deyişle, deprem olasılığına karşı dönüşüm projelerinin ivedilikle yapılmasına ve riskli konutlarda yaşayanların sağlam yeni konutlara taşınmasına aktarılması gereken finansman kaynakları, iktidarın destek ve teşvikiyle plansız şekilde lüks konutlara aktarılmış.

Şimdi elde 1,5 milyon lüks ve satılamayan boş konut stoku var. Alıcısı yok. Bankalardan konut kredisi yok. Müteahhitler batakta ve alacaklı bankalar da zorda. Üstelik müteahhitlerin bu projeler için kullandıkları finansmanın büyük bölümü döviz kredisi olduğu için hem finansman maliyetleri ve geri ödeme yükümlülükleri artıyor hem de durduk yerde bitmiş ama satılamayan konutların fiyatı kur maliyeti nedeniyle artıyor.

Oysa diğer yandan deprem riskine karşı ülke çapında 1,5 milyon dönüştürülmüş yeni konut ihtiyacı olduğu iktidar tarafından açıklanıyor. O zaman iktidarın önce 25 yıl yerel yönetimlerde, 19 yıl merkezi hükümette bu konudaki ihmalinin, sorumsuzluğunun, plansızlığının ve kaynakları heba etmiş olmasının hesabını vermesi gerekiyor.

“19 YIL AKLINIZ NEREDEYDİ?”

Kanal İstanbul ısrarı ve inadıyla iki yakada inşa edilmesi hedeflenen 1,5 milyon nüfuslu iki yeni şehrin maketlerine bakıldığında da şu anda satılamayan, boş-bitmiş 1,5 milyon konutun benzeri proje maketlerinin, gökdelenlerin resmi görülüyor.

Bir yandan deprem endişesini gündeme getirip 1,5 milyon konut inşaatına kaynak aktarılmasını makul göstermeye çalışan iktidar diğer yandan yine kaynakların akıtılacağı lüks rezidans maketleriyle kendisini yalanlıyor. O zaman ‘19 YIL AKLINIZ NEREDEYDİ?’ sorusunun cevabını halka vermeleri gerekiyor.