TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’ten “NATO’ya karşı mücadele” çağrısı

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Genel Başkanı Aysel Tekerek, NATO'nun 2026 yılında Türkiye'de yapılması planlanan zirvesine karşı güçlü bir kampanya başlattıklarını duyurdu. Tekerek, yayımladığı video mesajla tüm yurttaşları anti-emperyalist mücadeleye ve zirvenin iptali için yürütülen imza kampanyasına destek vermeye çağırdı.

"NATO Zirvesi Bir Tesadüf Değil"

Ankara'nın zirve için seçilmesinin bölgedeki yeni işgal, yıkım ve dizayn planlarının bir parçası olduğunu savunan Tekerek, mesajında şu noktaların altını çizdi:

    • Savaş ve Terör Aygıtı: NATO'yu, emperyalizmin halkları birbirine düşüren, bağımsız ve egemen ülkeleri hedef alan bir savaş ve terör aygıtı olarak tanımladı.

    • Tarihsel Duruş: Türkiye'nin emperyalizme karşı verilen bir mücadeleyle kurulduğunu hatırlatan Tekerek, bu tarihsel kimliğe atıfta bulunarak emperyalistlerin savaş planlarının Türkiye'de yapılmasına karşı olduklarını ifade etti.

    • Sınıfsal Karşıtlık: NATO'nun sadece askeri bir yapı değil, aynı zamanda bir "sermaye sınıfı örgütü" olduğunu belirterek, işçi ve emekçilere düşman bir çizgide olduğunu vurguladı.

Shutterstock
Keşfet

TKH'nin Talepleri ve Mücadele Çağrısı

TKH Genel Başkanı, yürüttükleri "NATO'ya Hayır" kampanyası kapsamında şu temel talepleri dile getirdi:

  • Zirvenin İptali: Ankara'nın NATO'ya kapılarını kapatması ve zirvenin yapılmaması için toplumsal baskı oluşturulması.

  • Bağımsız Türkiye: ABD ve NATO üslerinin olmadığı, emperyalist savaş planlarına geçit vermeyen tam bağımsız ve egemen bir ülke vizyonu.

  • Örgütlü Mücadele: Tüm yurtseverleri, işçileri, emekçileri ve gençleri bu dönemsel tehdide karşı seslerini yükseltmeye ve "güçlü, örgütlü bir duruş" sergilemeye davet etti.

Tekerek, mesajını "Ülkemizi sizin elinize bırakmayacağız. NATO'ya hayır, Trump sen gelme, NATO sen gelme" ifadeleriyle noktaladı.

Bu kampanya, Türkiye’nin dış politika ve güvenlik doktrini üzerindeki tartışmaların sokağa yansıması olarak değerlendirilirken, önümüzdeki süreçte anti-emperyalist cephedeki hareketliliğin artacağının işaretlerini veriyor.