Adalet Bakanı Akın Gürlek: 75 ilde 638 faili meçhul dosya yeniden açılıyor!
Suriye’ye müdahale planları ve ‘paylaşım toplantısı’ yeniden gündemde
ABD’nin Suriye’ye askeri müdahalesinin tekrar konuşulmasıyla birlikte ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün arasındaki “paylaşım” toplantısı yeniden gündeme geldi.
ABD yönetimi, “kimyasal saldırı” iddialarını kullanarak Suriye’ye müdahaleyi yeniden dile getirmeye başladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın da aralarında bulunduğu isimlerden Suriye’ye tehditler gelirken 12 Ocak 2018’de yapılan “paylaşım toplantısı” yeniden gündeme geldi.
Sebla Küçük tarafından Türkçe’ye çevrilen, ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün arasındaki toplantıya ait belge, 17 Şubat’ta Münih Güvenlik Konferansı’nda ortaya çıkmış, belgenin tamamı Fransız gazeteci Richard Labévière tarafından yayımlanmıştı.
Tam metni 5 sayfa olan toplantı belgesinde, ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün’den oluşan “Suriye için Küçük Amerika Grubu”ndan bahsediliyor.
TOPLANTIYA KATILAN İSİMLER
Belgeleri sızan toplantıya katılan isimler arasında ABD Dışişleri’nden Yakın ve Ortadoğu Bölümü başkanı Hugh Cleary, Fransa Dışişleri Bakanlığı Kuzey Afrika ve Ortadoğu Direktörü Jerome Bonnafont, ABD Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Bölümü Yardımcısı David Satterfield, Ürdünlü yetkili Nevaf Tell ve Suudi yetkili Cemal el-Akil bulunuyor.
Beşli toplantıda Rusya-Türkiye-İran tarafından yürütülen Soçi sürecinin sabote edilmesi ve Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’ya yapılacak talepler konuşuluyor.
‘AMAÇ İRAN’IN YERLEŞMESİNİ ENGELLEMEK’
ABD Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu Yardımcısı David Satterfield, Trump’ın, ABD’nin Suriye’de geniş askeri varlığını sürdürmeye karar verdiğini doğruladı; amaç, “IŞİD’in yeniden canlanmasını” ama daha da önemlisi, “İran’ın siyasi çözüm arayışıyla Suriye’de kalıcı olarak yerleşmesini ve kendini dayatmasını” engellemek.
Ayrıca, Cenevre sürecinin sağlamlaştırmak için Mistura’ya maddi ve siyasi destek verilmesi gerektiğini belirtti. Tüm katılımcılar “2018 yılında ciddi bir ilerleme sağlanması” ve “Rusya’nın zafer propagandasına karşılık verilmesi”açısından bu gelişmeyi olumlu karşıladı.
Katılımcılar, “Rusya’nın siyasi çözüme ulaşma arzusuna” dikkat çekti; bunun, “Küçük Grubun” hedeflerini “daha operasyonel” hale getirmede kullanılacağını belirtti.
ABD, hâlihazırda “katılımını çok düşük seviyeye çektiği” Astana toplantılarına, “Cenevre’ye olan bağlılığını vurgulamak için” artık katılmayacağını belirtti; kati bir ifadeyle “Cenevre’ye geri dönmek için Astana’da kavramsal bir çizgi çekmeye” karar verdiklerini belirtti.
ESAD’IN KATILACAĞI SEÇİMLERE MÜDAHALE
ABD “Mistura’nın çabalarına rağmen Cenevre’nin bir fiyasko olduğunu”düşündüklerini söyledi. Cenevre’de ateşkes konusunda temkinli olduklarını belirtti: “Gerçek şu ki rejimin, muhalefetin İdlib’de ve Doğu Guta’da kalan ceplerini küçültmesini engelleme imkânımız yok.”
Yazıda, “son aylarda muhalefetin” büyük ilerleme kaydettiği belirtildi, “yine de (muhalefetin), rejimin Cenevre’yi terk etmemesi için daha esnek olması gerekecek (…) çünkü ABD, BMGK’nın 2254 sayılı Karar Tasarısında belirtilen geçiş hükümeti önerisini desteklemiyor” dendi.
Yazıda “muhalefetin sürekli olarak bu öneriyi kurcalamaktan vazgeçmesi faydalı olacaktır” dendi. Ayrıca “muhalefetin daha esnek olması, Suriye’nin bölünmesi ve Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın gitmesi olan nihai hedef değiştirilmeden bir geçiş hükümeti fikrini kurcalamaktan vazgeçmesi gerek” dendi.
Bonnafort (Fransa) gelecekteki seçimlere Esad’ın katılabilecek olması sorunundan bahsetti. Satterfield (ABD) buna yanıt olarak, “Hedef Esad’ın kazanamayacağı bir seçim düzenlenmesini sağlayacak koşulların ve kurumların oluşturulmasıdır” dedi.
Satterfield Esad’ın adaylığının engellenmesi için “aleni bir neden olmadığını”belirtti. Temel mesele “rejimi, yeni bir anayasayı, BM’nin denetiminde özgür seçimleri ve bunlara uygun bir ortamın yaratılmasını görüşmeye ikna etmesi amacıyla Rusya’nın niyetinin test edilmesi” dedi.
AMAÇ ‘RUSYA’YI ESAD’DAN VAZGEÇİRMEK’
“Küçük Grup” üyelerinin tamamı, “Moskova’ya baskı yapmak için, artık Lavrov’un tatlı sözleriyle yetinmeme” konusunda anlaştı. Satterfield’e göre mesele “BMGK’nın toplantıları ve kamuoyunca geniş çaplı bir iletişim kampanyasıyla” Rusya’yı Esad’dan vazgeçmeye ikna etmek.
“Küçük Grubun” birinci toplantısının sonuçlarından biri: “Soçi’nin devre dışı kalması için Cenevre’nin yeniden canlandırılması.” Fransa “Rusya’nın pozisyonu konusunda daha fazla şeffaflık” istedi.
Ancak, “Cenevre’ye en olumlu katkıları yapmak, Cenevre formatını yeniden başlatmak” amacıyla, “Suriye’deki sivil toplumun önemli bir bölümünü bir araya getirme avantajını kullanarak” Soçi’de “cepheden” muhalefet yapmayacağını söyledi.
Suudiler “muhalifler arasındaki parçalanma riskinden bahsetti ve muhalefetin birliğinin sürdürülmesi için yardım istedi.” Satterfield, temsilcilerinin “yüklü maaşlara, güzel otellerde uzun konaklamalara değil, siyasi çözüm bulmaya daha fazla zaman ayırması gerektiğini” söyledi.
Fransa, “iletişim” konusuna vurgu yaparak bu ifadeyi destekledi. Bu noktada, yazıya şu yorum düşülmüş: “Maalesef Fransa bu çabaları finanse etmeye niyetli değil” İngiliz temsilciler, “muhalefetin iletişim işlerinin başlangıçta İngiltere tarafından fonlandığını” hatırlatıyor.
Toplantıda Satterfield, Türkiye’nin YPG’ye karşı çıkması nedeniyle “Kürtlerin Cenevre’ye katılamadığını” belirtti. Ankara’nın tutumunu anlasa da, “Suriye’nin üçte birini kontrol eden ve IŞİD’e karşı savaşta en büyük payı üstlenen bir grubu göz ardı edemeyeceklerini” vurguladı.
“RUSYA’YI KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK İÇİN SURİYE’DE SİYASİ ROTAYI YENİDEN CANLANDIRMAK”
Satterfield, “ABD’nin, Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG’nin hegemonyasını zayıflatmak için farklı etnik kökenli kişilerden oluşan bir liderlik oluşturmaya çalıştığını” söyledi. Diğer yandan “Cenevre sürecinde SDG’nin de yer alması gerektiğini” belirtti.
Yazar burada bir not düşüyor: “ABD, SDG Özel Temsilcisi olarak Bahreyn eski büyükelçisi William Roebuck’ı görevlendirecek. ABD ile Türkiye arasındaki ilişkiler kötü ve düzelecek gibi görünmüyor. ABD, SDG ile Ankara arasındaki işi tek başına üstlenmek için iyi bir konumda değil.”
Hedef net bir şekilde tanımlanıyor: “Mistura’ya, Cenevre’de muhaliflerin, Esad’ın ve SDG’nin yer aldığı üçlü bir yapıyı kabul ettirmek.”
Ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı, “Rusya’yı köşeye sıkıştırmak için” 23 Ocak’ta Paris’te düzenlenecek toplantı öncesinde Mistura’ya “Cenevre’de Suriye için Siyasi Rotayı Yeniden Canlandırma” adlı bir belge gönderileceğini söylüyor.
‘TÜRKİYE’DE KATILMALI AMA…’
Yazar not düşüyor:
“Şu anda grupta ABD, İng., Fr., S. Arabistan ve Ürdün yer almalı. Mısır ve Almanya davet edilmeli. Türkiye de katılmalı ama görüşmeler Kürtler yüzünden zora girebilir ve bu Astana’nın etkisizleştirilmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle bu ülkelerin katılımı acil değil.”
‘ABD’NİN PLANI PETROL SAHALARINI KONTROL ETMEK İÇİN KÜRTLERİ SİLAHLANDIRMAK’
Yazının son kısmında Batı’nın Suriye stratejisinin geleceğinden uzun uzun bahsediliyor. Üç kilit sonuç çıkarılıyor: “Perde arkasında ABD liderliğinin yeniden doğrulanması…” İkinci perspektif “Rusya, umduğumuz gibi rejimden vazgeçmese bile, Rusya üzerinde baskının sürdürülmesi. Halihazırda yaptığımız şekilde-korkunç insani durumu ve sivil hedeflerin bombalanmasında Rusya’nın suç ortaklığını kınamaya devam etmeliyiz” Son olarak yazar “ABD’liler stratejilerine son halini verdikleri son aylarda katkımızı ve desteğimizi takdir ettiklerini söyledi” diyor.
Richard Labévière’e göre bu gizli yazı, Suriye’de Batı’nın stratejisini mükemmel bir şekilde anlatıyor: “Soçi’deki barış girişimlerini sabote etmek. Suriye krizine iki yeni savaş eklemek: Kürtlere karşı Türkler ve İran ile Lübnan Hizbullah’ına karşı İsrailliler.”
Belgeyi yayımlayan Richard Labévière’e göre, üst düzey Fransız bir diplomat durumu şöyle anlatıyor:
“ABD, Suriye’deki askeri yenilgisini asla kabullenmedi ve asıl stratejik hedefinden, özellikle Suriye’nin Irak ve Libya gibi bölünmesinden vazgeçmek istemiyor. İstedikleri şey, ülkedeki siyasi ve ekonomik yeniden yapılanmaya nüfuz edebilmek amacıyla, Suriye’nin doğusundaki petrol sahalarını kontrol etmek için Kürtleri silahlandırmak.”
Yeni Soluk
Yorum Yap