Suriyelilerin en az yüzde sekseni Türkiye’de ilelebet kalacakdır
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumartesi günü İstanbul’da düzenlediği Uluslararası Suriye Konferansı’nda Türkiye’nin Suriye politikası kadar iç savaşın ardından Anadolu’ya sığınan Suriyeli sığınmacıların akıbeti de gündemdeydi.
Geçtiğimiz Temmuz ayında Kadir Has Üniversitesi’nin yayınladığı Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması, halkın Suriyelilerden memnuniyetsizliğinin tırmanışta olduğunu rakamsal olarak ortaya koymuştu.
Araştırmaya göre, 2017 yılında yüzde 54,5 olan Suriyelilerden memnuniyetsizlik, 2018 yılında yüzde 60’a yükseldikten sonra, bu yıl da yüzde 67’e çıktı. Aynı araştırmada parti bazında en yüksek memnuniyetsizliğin yüzde 82,6 ile CHP seçmeninde olduğu görülüyordu.
Prof. Erdoğan: ‘‘Türkiye’de her gün 465 Suriyeli bebek doğuyor, 500 bin Suriyeli Türkiye’de doğdu’’
Uzun zamandır sığınmacılar üzerinde çalışan akademisyenler, İmamoğlu’nun Suriyelilere yaklaşımının sevindirici olduğunu söylerken Türkiye’deki kurumların artık Suriyeli sığınmacıların yakın dönemde ülkelerine dönmelerinin söz konusu olmadığı gerçeğini kabul etmelerinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor.
VOA Türkçe’nin konuştuğu Türk Alman Üniversitesi Göç ve Uyum Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi Başkanı Prof. Murat Erdoğan, ‘‘Türkiye’nin en büyük handikabı, Şam’da bir değişim olması halinde mülteci sorunun çözüleceği beklentisi. CHP’de de benzer bir beklenti var. Şam’la diyalog kurulması halinde dönecekleri düşünülüyor. 2011, 2012 ya da 2013’te Esat’la diyalog mültecilerin geri dönmesini sağlayabilirdi. Şu an Suriyelilerin büyük bölümü kamplarda yaşamıyor, kentlerde bizlerle yaşıyor. Suriyelilerin en az 1,2 milyonu çalışıyor. Türkiye’de en az 700 bin çocuk okullara gidiyor. Günde en az 465 bebek doğuyor. Bunların vatanları bile yok. Türkiye vatandaşı ya da Suriye vatandaşı değiller. Şu ana kadar Türkiye’de doğan bebek sayısı 500 bini aştı. Bütün bunların üzerine şunu eklemek lazım. Suriye’de yakın zamanda barış huzur bekleniyor mu? Ne yazık ki kimse umutlu değil. Böyle bir ortamda da insanların geri gidişini düşünmek hayal’’ dedi.
Prof. Erdoğan: ‘‘Esat gitti diye haber alsak Suriyelilerin yüzde 80’i Türkiye’de kalacaktır’’
Türkiye’deki Suriyeli nüfusunun 3 milyon 666 bine ulaştığının altını çizen Profesör Erdoğan, gelecek on yılda yüzde ondan fazla Suriyelinin anavatanlarına dönmesinin mümkün olmayacağı iddiasında.
‘‘Ben ülkelerine dönecek Suriyelilerin yüzde onu geçmeyeceğini düşünüyorum. Bunlar da çok yaşlı olanlar olacaktır. Daha nitelikliler, daha entelektüeller Batı ülkelerine gidebilirler. Ama isterse bugün ‘Esat gitti’ diye bir haber alalım bu kitlenin minimum yüzde sekseni ilelebet kalacaklardır. Bizim Türkler de Avrupa’ya bir yıllığına gitmişlerdi. Savaş yoktu, cennet gibi bir ülkeleri vardı. Ama dönemediler. Eğer süreç uzarsa ülkenin geneline yayılırsa göçmenler, sığınmacılar isteseler bile dönemiyorlar. Üstelik döndüklerinde onları böyle sıcak karşılayacak bir toplum yok Suriye’de. Onlara biz savaşırken siz keyif yaptınız diyeceklerdir.’’
Doç. Danış: ‘‘Suriyelilerin büyük bölümü geri dönmeyecek birlikte yaşama yolları bulmalıyız’’
Türkiye’nin Suriyelileri ‘misafir’ olarak görmekten vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Göç Araştırmaları Derneği Kurucu Başkanı Doçent Didem Danış’a göre, artık bu yeni durumla yüzleşmek kaçınılmaz. Danış da Erdoğan gibi sosyal entegrasyon politikalarının bir an evvel hayata geçirilmesini öneriyor.
Doçent Danış, ‘‘Bu konferansta ‘geri gitme, geri gönderme’ fikri vardı ki CHP seçmeninde de bunun yaygın olduğunu biliyoruz ama unutmayalım Türkiye’nin genelinde de Suriyeliler ‘geri gitsin’ diye bir pozisyon var. Bunun olmayacağı gerçeğini kabullenmemiz ve bununla yüzleşmemiz gerekiyor. Bunu tarihten başka ülke örnekleri de gösteriyor. Şu anda 3,6 milyon Suriyelinin bir kısmı ufak kısmı dönse bile büyük çoğunluk kalacak. Biz bundan sonra nasıl beraber, barış ve huzur içinde adaletli bir şekilde yaşayacağız bunun yollarını bulmamız lazım. Aslında en önemli sorunlardan biri hükümetin politikasındaki istikrarsızlık. Daha düne kadar ciddi bir kucak açma politikası güden hükümet ve cumhurbaşkanlığı bugün geri gitsinler güvenli bölge yapalım 3 milyonu 3,5 milyonu oraya geri gönderelim diye bir söyleme geçti. Bu hem Suriyelilerde hem de Türkiyelilerde ciddi bir gerginlik ve kaygı yaratıyor. Bu nefret ve ayrımcı söylemlerin gelişmesine neden oluyor’’ dedi.
Doç. Danış: ‘‘Suriyelilerin okullaşma oranı yüzde 65 ama diğerleri için kayıp kuşak tehdidi var’’
Galatasaray Üniversitesi’nde öğretim üyesi de Doçent Danış, Türkiye’nin sığınmacıların yerleştiği diğer ülkelerle mukayese edildiğinde kaydettiği okullaşma başarısının ‘kayıp kuşak’ ihtimalini ortadan kaldırmadığının da altını çiziyor.
Danış, ‘‘UNICEF’in desteğiyle Suriyeli çocukların MEB okullarında entegrasyonu için çalışmalar yapılıyor. Suriyelilerin okullaşma oranı yüzde 65. Burada aslında bardağın dolu tarafından da bakabiliriz boş tarafından da. Suriyelilerin en yoğun olduğu diğer Ortadoğu ülkelerine; Lübnan’a, Ürdün’e baktığımızda müthiş bir başarı. Öbür taraftan baktığımızda Suriyelilerin yüzde 35’i okula gitmiyor. Bu ne demek önümüzdeki 5-10 sene içinde kayıp kuşak tehdidi var. Hem bu gençlerin dağılmasına engel olmak hem de bütün toplumun huzuru için eğitimi yaygınlaştırmamız lazım’’ diyor.
Yeni Soluk
Yorum Yap