Şule Çet davasında ‘karar’ açıklanması bekleniyor

Şule Çet’in hayatını kaybetmesine ilişkin görülen davada bugün kararın çıkması bekleniyor. Ailenin avukatlarından Tatar, cezada indirim uygulanmaması gerektiğini belirtti. Davanın altıncı duruşması başladı. Sanıklar son savunmaları yapıyor.

Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Şule Çet’in geçen yıl Ankara’da bir plazanın 20'nci katından düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin devam eden davada bugün kararın verilmesi bekleniyor.

Bir önceki duruşmada mütalaasını açıklayan savcılık, tutuklu sanık Çağatay Aksu'nun "cinayet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırıdan" ve tutuklu sanık Berk Akand'ın "cinayete yardım, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından cezalandırılmalarını istedi.

Savcı mütalaasında Aksu’nun müebbet hapis cezasının yanı sıra 30 yıl, Akand’ın ise 40 yıl hapisle cezalandırılmalarını talep etti.

SANIKLAR SON SAVUNMALARINI YAPIYOR

Sanık Çağatay Aksu, son savunmasını yapıyor. Aksu, “Bu yargılandığım davada neden yargılandığımı bilmiyorum. Sinir krizleri geçiriyorum. Ne tecavüz edebilirim, ne öldürebilirim. Ben yapmadım. Şule'ye dokunmadım. Delil bulabiliyorsanız asın beni. Suçsuz yere yargılanıyorum" dedi.

Duruşma öncesi BirGün gazetesine konuşan Çet Ailesi’nin avukatlarından Onur Tatar, her her iki sanığın da cinayeti iştirak halinde işlediğini düşündüklerini belirterek mahkemeden de aynı istikamette karar vermelerini beklediklerini iletti. Avukat Tatar, "Bugün görülecek duruşmada bir sürpriz ile karşılaşabiliriz. Çağatay Aksu’nun diğer sanık Berk Akand'a yazdığı ve 'Ya beraber çıkarız ya beraber batarız' dediği mektuplarla ilgili sorularımızı sormasını mahkemeden talep edeceğiz. Mektuplar her şeyi itiraf derecesinde açığa çıkarıyor” dedi.

Şule Çet’in ağabeyi Şenol Çet ise sanıkların en ağır şekilde ceza almalarını istediklerini söyledi: “Beklentimiz iki sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmesi. İyi hal indiriminin sanıklar yönünden işlememesini talep ediyoruz.”