Sokak, tiyatro, sanatçı ve pandemi

Gün yok ki sanat için sağlık bakanlığından, Kültür ve Turizm Bakanlığından, İçişleri Bakanlığından genelge yayınlanmasın, ilk yasak ne hikmet ve dalaletse önce tiyatroya, operaya, baleye ve müziğe geliyor. Tabi bu yasaklara Valilik, Kaymakamlık, Belediye belki de yarın muhtarlık nüfus idare müdürlüğü karışabilir. Niye? “Burası Türkiye.”

Tabi bunları konuşmak için değil. Geçen musahip gülen namı değer; sihirbaz, jonklör, ip cambazı, kuklacı, palyaço, ateşbaz Muhteşem dostum aradı tanışmamızın üstünden 27 yıl geçmiş. Arayıp sana gelmek istiyorum. Yardıma ihtiyacım var dedi. Lakin buluşma günü parası olmadığından evden çıkamadığı söyledi. Tabi utana sıkıla dile getirdi. 

Ertesi gün geldiğinde avcılar belediye zabıtalarının sokakta sanat yapmasının kuralları ifade edilmiş. Ve amfi ile şarkı söylemesinin mümkün olmadığı aktarılmış.  Bende bir hal yordam varsa; çözmeye çalışır belediyeden arkadaşlara rica ederiz dedim. Buraya kadar her şey insani. İnsani olmayan 40 yılını sanata adamış bir sanatçı arkadaşımızın sokakta alın teri ile ekonomik çözüm araması. 

Nasıl bir pandemi ise hepimizi yoksulluk sınırının altına getirdi. Ve katkısız, dayanışmasız, dostsuz (birkaç dostu ayrı tutalım) gerçekten üstümüze benzin yakıp ölelim mi? direnerek, mücadele ederek mi ölelim tatbiki direnecek yasal haklarımızı alacağız. 

Bir sanatçının, sanatçıların düştüğü bu durumdan utanan yaksa “ben hepinizin yerine utanıyorum.”

Bugün musahip gülen dostum avcılar meclis üyesi ve sanatçı kardeşimiz Veysel Gül’ü arayarak onunda zabıta müdürlüğüne ricası ile durumu çözdük. Bu arada başımıza gelen zabıta memurlarına desibelin 90 desibele kadar yasal olduğunu kulakla değil telefonlarına program yüklemelerinin doğru olduğunu aktardık. Sohbetleyiz Helalleştik 

Dostum muhteşem titrek bir halde sanatçı naifliğiyle en kuytu yere geçerek Türk sanat musikisini icra etmeye çalıştı. Önünde küçük minnacık metal yoğurt kovası gönlünden kimin ne geçerse diye hemen önüne bıraktığı kova. Bende moral olsun diye bekliyor ve gözlemlerimi aktarıyorum. Kovaya Allah var birkaç TL attılar kira çıktımı hayır ya simit çay parası hayır.

https://yenisoluk.com/uploads/2020/09/page (4)

Kolları sıvadı muhteşem başına kaptan şapkası sırtına ceketini giydi haydi birkaç TL gerdirdiği amfi parası çıktımı hayır. Dur dedi, utana sıkıla aldı jönklör malzemeleri, yine bir şey yoka yakın. Dur sen dedi, sihirbazlık hayır yevmiye çıkmıyor, muhteşem yoruldu nefesi daraldı, terledi. En son kuklasını çıkarttı. Ünlü kukla çilli avcılar sokak festivalinde sandı kendini başladı çocukları eğlendirmeye hem de tek tek memnun etme çabası ile muhteşem kendini adı neonla yazılmış bir sahnede oynar gibi kan ter içinde korktum, orda yığılıp kalacak. Çocuklar gibi şen yine de çocuklara pandemi önlemlerini anlattı. Eğitsel bir çalışma. Fotoğraflar da muhteşemin ağzı kulaklarında.

Aklıma Şener Şen’in oynadığı “ZÜĞÜRT AĞA” filmi geldi. Sahi sizde bir gün domates demek zorunda kaldığınızda zorlanacağınızı düşünmediniz mi? Bugün arkadaşımın yüzüne gülücük katmasına, evine ekmek götürmesine neden olan Veysel’e zabıtalara, müdürlüğe, halka çocuklara bin teşekkür. 

Gelelim acı gerçeğe; başkana kültür müdürlüğüne “gelin canlar bir olalım münkire kültür kılalım.”

BİR OLALIM SANAT OLALIM.

Osman Genç/Tiyatrocu