Sıra CHP’li hangi belediye başkanında

Bu günlerde AKP siyaseten CHP’ye taarruz halinde. Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin hemen peşinden Beşiktaş Belediye  Başkanı  Murat Hazinedar’a görevden el çektirildi.

Battal İlgezdi görevden alındığında Reza Zarrab davası yeni başlamıştı. Hazinedar da ise ABD’de tutuklu olarak yargılanan Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla suçlu bulunmuştu. Zarrab davasıyla bu iki belediye başkanının görevden alınma tarihleri üst üste binince konu ‘gündem değiştirmek’ olarak da algılandı. Zaten farklı da algılanamazdı!

Sıradaki CHP’li belediyeler!

Ankara kaynaklı istihbaratımıza göre yakında sıra Maltepe’de, peşinden Egede bir büyükşehirde, hemen sonrası Bakırköy’e geleceği yönünde. Tam tersinin de olabileceği ya da sıralamanın karışabileceği varsayımını unutmamak gerek… Ancak siyasette teklifler, biranda her şeyi ‘ya kapkara ya tozpembe yapabilir’.

“Kirli pazarlık”

Bakınız Bülent Tezcan ne demişti: “Bize kirli bir pazarlık önerdiler. ‘Biz kendi işimize gelmeyen belediye başkanlarını istifa ettireceğiz, siz de istifa ettirin. İstifa etmezlerse savcılık, adliye yolu açılır’ dediler”…

Buradan ben şunu çıkartıyorum; mevcut durum kontrollü olarak devam edebilir. CHP’li tüm belediyelerde müfettiş yoğunluğu artırılarak eli kolu bağlanılıp hareketsiz hale getirilebilinir!

Kurultay ve daha da büyük koltuk hırsı!

Adamlar milletvekili ya da PM üyesi, lakin fotoğrafın büyüğüne baktıkları yok.
Bir acayip KHK yayımlanmış. ‘Paramiliter milis devleti’ diye kendileri söylüyor.

Buna rağmen örgüt içindeki delege ayak oyunlarından vaz geçmiyorlar…
Halen “küçük olsun benim olsun” hesapları yapıyorlar.

Elinde kâğıt kalem, “emrimdeki kurşun asker bu delege sayısı ile PM’ye girebilir miyim. Oradan MYK’ya sıçrayabilir miyim. MYK’da olursam ‘şunu’ belediye başkanı, ’bunu’ da ilçe başkanı yaparım” hesapları yapıp duruyorlar…

Memleket kötü durumdaymış, ellerimizin arasından kayıp gidiyormuş, diktatörlükmüş, faşizmmiş umurlarında bile değil…
Haa bu arada solculuğu da kimseye bırakmıyorlar(!)
Kısacası adamların tek derdi kıçı kırık koltuk olmuş…
Koltuk uğruna yapmayacakları hiçbir şey kalmamış.

Kutsal ittifak

Son beş senede üç ilçede yer edinemeyip ‘tebdili mekân’ yapanlar mı dersiniz, on yıldır kavgalı olduğu belediye başkanıyla çıkar ittifakı yaparak aynı saflarda delegelik peşinde olanlar mı dersiniz, parti okulunu kullanarak istikbal peşinde koşanlar mı dersiniz. Bunların hepsini maaşallah bu kongre sürecinde gördük. Sahi ya; bu kadar milletvekilini, dava adamını, mütehahit belediye başkanlarıyla liste yapmaya hangi çıkar ilişkisi zorladı? Bunları ileride tek tek yazacağız. Kim solcuymuş, kim solu kullanıyormuş çıksın artık ortaya(!)

Makamı Taltif, İtibari Koltuk!                           

Hasta yatağında can derdinde olan Deniz Baykal’dan tutunda ‘ben artık köşemde oturuyorum’ diyen 80 yaşındaki Önder Sav’a, Sav’dan ‘ben genel başkanın yanındayım’ diyen Muharrem İnce’ye, İnce’den Genel Başkan yardımcılarına, oradan çeşitli büyükşehir ya da ilçe belediye başkanlarına kadar herkesin adını, şanını, nüfuzunu kullanmaktan çekinmiyorlar.

Genel Başkana muhalefet etmeyi kurultay zamanı hatırlayan bu şuursuzlar, kurultay sürecinden evvel ise parti içi kurullarda ya da TBMM’de ki makamlarda yer almak için ‘suspus’ olanlar ne yazık ki her kurultay öncesi ortalığı çeşitli ‘hatır kalemleriyle’ ya da ‘akçeli ilişkileriyle’ karıştırmaktan geri durmuyorlar.

Cihaner kongrede neden oy kullanmadı?

İstanbul 3. Bölge milletvekili İlhan Cihaner, Canan Kaftancıoğlu’na destek veren vekillerdendi. Listeler açıklandıktan sonra oy vermeden salonu terk ettiği söyleniyor. Gerekçesi ise; Kaftancıoğlu’nun söylemlerindeki gibi sol bir duruşla liste hazırlamayıp, seçimi kazanmak adına çıkar ittifakı yaptığı yönünde…

Erdoğan Toprak faktörü!

“Erdoğan Toprak şöyle yaptı böyle yaptı, falan etti filan etti” diyenler bir adım geri çekilsin. Toprak yıllardır aynı siyasi çizgide olup hiç şerit değiştirmedi. Toprak’ın kendine özgü bir çizgisi var, o çizgide devam etti. Kendisi İstanbul’da faal olan bir siyaset adamı. Herkes gibi oda bir yerde olmayı ister ve gereğini yapıyor. Asıl sorun 2012 ve sonrasındaki tüm kurultaylarda Toprak’ı çizenlerde. Onlara şunu sormak lazım; “düne kadar Erdoğan Toprak’ı kurultaylarda çizdiniz şimdi ne oldu da aynı yerde buluştunuz?”

İl delegesi olmayan kaç kişi listeye yazıldı?

Cemal Canpolat’ın listesini hazırlayan kurmay heyetinin 39 kişiyi il delegesi olmadığı halde listeye yazdığını biliyor muydunuz? Bu konuda Canpolat’a kimse kızmasın, çünkü kongrelerde ekip hareketi çok önemlidir. Sağlam partililer de buna çok önem verir.

Alevi düşmanlığı algısı yaratanlar

Parti içinde, ülke insanının en ulvi konusu olan; Alevi, Sünni çekişmesi yaratmaktan geri durmuyorlar. “Alevi olmayanın bu partide yükselemeyeceği” algısı yaratmaya çalışanlar, genel başkan yardımcılarının, PM üyelerinin kaçı Alevi kaçı Sünni bunu asla konuşmuyorlar.

Bu arada 81 vilayette 7-8  il başkanı Alevi’dir, bunu da unutmadan bir kenara not alalım.

İddia ediyorum; bu çekişmeden kendine kar elde etmek isteyenlerin büyük bir çoğunluğu, siyasetten nüfuz adı altında ya da başka bir biçimle gelir ede edenler olup, tek dertleri yerel yönetimleri ele geçirmektir!

Kulis haberi diye hayal satanlar!

Kafaları karışık olanların kafasını daha da karıştırmak için algı adına çeşitli ‘hayali kulis haberleri’ çıkartıyorlar!
Yahu kardeşim hani taze kulis haberiydi?
Bari yeni birkaç delil koyda inandırıcı olsun!