Seferihisar’daki mini tsunami gösterdi ki ‘Kanal İstanbul Projesi’ iptal edilmeli
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “İktidar, İstanbul’da yaklaşan deprem felaketinin olası boyutlarını ve İzmir örneğinde Seferihisar’daki mini tsunaminin bile nasıl bir felakete yol açtığını göz önünde bulundurup, Kanal İstanbul Projesi’nin iptal edildiğini ilan ederek, 16 milyon İstanbullunun kaygı ve endişelerine saygı duyduğunu topluma göstermelidir” dedi.
İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanının kendisine bağlı birimleri, bakanları, kurumları seferber etmesine karşılık, 18 yıldır ülkeyi tek başına yönettiğini unutup hâlâ 20 yıl ve öncesindeki yönetimleri itham etmesi, ‘vesayetçi zihniyetin afete dayanıklı yapılaşmanın önünü kestiğini, ihmal ettiğini’ öne sürmesi, kendi sorumluluklarının inkârı ve sorumluluktan kaçıştır” ifadelerini kullandı.
Toprak yaptığı açıklama şöyle devam ediyor:
İKTİDAR-MUHALEFET AYRIMININ SÖZ KONUSU OLAMAZ
İzmir depremi ülkemizin bulunduğu coğrafyada doğal afetlere hazırlık, yerleşim planlaması, can ve mal güvenliğinin sağlanmasının ne kadar hayati olduğunu hatırlattı. Bu konuda iktidarlara düşen sorumluluğun ihmal edildiği, kaynakların akılcı ve yerinde kullanılmadığı ortaya çıktı. Bu son felaket, merkezi ve yerel yönetimlerin işbirliğinin önemini, bu konuda iktidar-muhalefet ayrımının söz konusu olamayacağını gösterdi!
Bilim insanları ve toplumsal gündem korona salgını ve olası İstanbul depremine yoğunlaşmış iken, İzmir ve ilçelerinde yaşanan deprem felaketi, bir kez daha doğal afetlere her an hazırlıklı olmanın, kayıpları en aza indirmenin önemini gösterdi. Deprem ve diğer doğal afetlere hazırlık, önleyici tedbirler, plan ve programlar, koordinasyon, merkezi ve yerel yönetimlerin ortaklaşması ve işbirliğinin hayati önemi kendisini dayatırken, siyasi iktidarın sorumluluklarını tam olarak yerine getirmesi ve ülke kaynaklarının en akılcı şekilde kullanılmasının elzem olduğu gerçeği yadsınamaz biçimde somutlaştı.
18 YILDIR KENDİSİ YÖNETİYOR 20 YIL ÖNCEKİNE İTHAM EDİYOR!
17 Ağustos 1999’daki Kocaeli ve Marmara depremi, ardından Yalova ve Düzce deprem felaketleri sonrasında yürütülen kapsamlı çalışmalarla, afetlere hazırlık konusundaki plan ve programlar, bunların finansmanını sağlayacak kaynakların oluşturulması, organizasyonu oluşturulmuştu. Buna karşılık, bugüne kadar yapılanlar ve yaşananlara bakıldığında 21 yıl önce öngörülen hazırlık-altyapı-plan ve programların büyük ölçüde ihmal edildiği ortaya çıkıyor. Cumhurbaşkanının kendisine bağlı birimleri, bakanları, kurumları seferber etmesine karşılık, 18 yıldır ülkeyi tek başına yönettiğini unutup hâlâ 20 yıl ve öncesindeki yönetimleri itham etmesi, ‘vesayetçi zihniyetin afete dayanıklı yapılaşmanın önünü kestiğini, ihmal ettiğini’ öne sürmesi, kendi sorumluluklarının inkârı ve sorumluluktan kaçıştır.
ULUSAL SEFERBERLİK YAKLAŞIMI SERGİLENMELİDİR
Bundan sonrası için ülkemizi bekleyen muhtemel deprem ve diğer doğal afetlere hazırlık ve önleyici tedbirler için ortak akıl, toplumsal dayanışma ve sorumlulukların paylaşımını içeren Afetlere Hazırlık ve Mücadele Ulusal Programı hazırlıklarına acilen başlanmalı, bu konuda ulusal seferberlik yaklaşımı sergilenmelidir. Yaşananlar göstermiştir ki; toplumsal acılara yol açan afetler, iktidar-muhalefet ayrımı, parti tercihlerine, inanç ve yaşam tarzına göre planlanamaz.
‘KANAL İSTANBUL PROJESİ’ İPTAL EDİLMELİ
İktidar, İstanbul’da yaklaşan deprem felaketinin olası boyutlarını ve İzmir örneğinde Seferihisar’daki mini tsunaminin bile nasıl bir felakete yol açtığını göz önünde bulundurup, Kanal İstanbul Projesi’nin iptal edildiğini ilan ederek, 16 milyon İstanbullunun kaygı ve endişelerine saygı duyduğunu topluma göstermelidir.
Yeni Soluk
Yorum Yap