Özgür Özel: 30 yıl muhalefet lideri olacağıma üç gün bile orayı meşgul etmem
Seçime doğru iktidardan özgürlükleri kısıtlayacak hamle…
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde “Dezenformasyonla Mücadele Merkezi” kuruldu. YİK toplantısında “yurtdışındaki iftira kampanyalarına karşı alınacak önlemler” tartışıldı. İçişleri Bakanlığı ise yayımladığı genelgede dezenformasyon vurgusu yaptı.
TBMM kapanmadan önce sosyal medyayla ilgili “Dezenformasyon Yasası” çıkarmaya çalışan ancak gelen tepkilerin ardından geri adım atan iktidar, seçimlere bir yıldan az süre kala yine “dezenformasyon” konusunu gündeme getirdi. İktidardan bir hafta içerisinde dezenformasyona yönelik farklı adımlar geldi.
İlk olarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde “Dezenformasyonla Mücadele Merkezi” kuruldu. Merkezin başına İdris Kardaş getirildi. Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yine “dezenformasyon” gündemiyle toplandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, “Kurul üyeleri, Türkiye seçim sathı mailine girdikçe sosyal medya kaynaklı dezenformasyonların ve provokasyonların artabileceğini ifade ederek iftira kampanyalarına karşı alınacak tedbirler üzerine fikir teatisinde bulunmuşlardır” denildi.
CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “İktidar İttifakı’nın hazırladığı Dezenformasyon Yasası yeni yasama yılına bırakılırken, Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığı harekete geçerek 3S planı (Sansür-Susturma Sindirme) çerçevesinde Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) kurulduğunu açıkladı. Bugüne kadar en büyük dezenformasyon üreticisi ve yalan haber pazarlayıcısı bizzat iktidarın kendisidir!” dedi.
BASIN KARTLARI İPTAL EDİLDİ. GAZETECİLERİN AKREDİTASYONLARINA KISITLAMALAR GETİRİLDİ
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Tabii ki ülkelerin kendilerine yönelik uluslararası alanda ortaya çıkabilecek yalan yanıltıcı iddiaları, haberleri, gerçek dışı manipülasyonları açığa çıkartması, bunlarla mücadele etmesi, uluslararası kamuoyunu doğru ve ikna edici yönde bilgilendirmesi gereklidir. Tek kişi yönetimi öncesinde bu işlevi Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü yerine getirmekte idi. Basın ataşeleri aracılığıyla diğer ülkelerdeki medya kurumları, gazetecilerle diyaloglar kuruluyordu. Yeni sistemde Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığı bünyesine dahil edilen bu kurumun yanı sıra CB İletişim Başkanlığının asıl hedefi yurtiçi oldu. Basın kartları iptal edildi. Gazetecilerin akreditasyonlarına kısıtlamalar getirildi. İnternet ve sosyal medyayı, dijital medyayı en başından itibaren hedefe koyan iktidar, internet yasası değişiklikleriyle de yetinmeyip, ‘Dezenformasyon Yasası’ çıkartma derdine düştü. Hatta bunu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de (KKTC) yaygınlaştırmak için KKTC hükümetini ve meclisini baskı altına aldı. Şimdi de anlaşılan CB İletişim bünyesinde DMM oluşturuldu.
GEÇEN SENE YURT SORUNU YAŞAYAN ÖĞRENCİLERİN SOSYAL MEDYA GÜCÜ…
İçişleri Bakanlığı ise yurtlarla ilgili yayımladığı genelgede dezenformasyon konusuna vurgu yaptı. Geçen sene yurt sorunu yaşayan öğrencilerin sosyal medyadan durumu protesto ettikleri anımsatılan genelgede, “Başta barınma konusu olmak üzere sosyal medya üzerinden yapılacak dezenformasyon içerikli provokatif paylaşımlara karşı teyakkuzda olunacak” ifadelerinin yer alması dikkat çekti.
İktidardan gelen bu hamleler “sansür adımı” olarak değerlendirilirken, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Şimdi sosyal medyada vatandaşların özgürlüklerini kısıtlıyorlar” dedi. Özkoç, “Dezenformasyona kim karar verecek? Mesela Marmaris’te çıkan yangında vatandaş ‘Büyüyor’ dedi. Bakan çıktı tam tersini söyledi. Neyin yanlış bilgi olduğuna iktidar mı karar verecek?” sorusunu yöneltti.
Yeni Soluk
Yorum Yap