Saygı bir davranış biçimidir

Saygı; kişi ve kişilerin, birbirlerinin yaşam alanlarına, yaşam haklarına, fikirsel, düşünsel farklılıklarına ön yargısız tutum sergilemeleridir.

Saygı kavramı genellikle kişi ve kişiler üzerinden tanımlansada, değerliliği ve yararlığı olan, üreten, başkalarının yaşam alanlarına rahatsızlık vermekten çekinen ve evrene karşı sorumluluk duygusuyla hareket eden bir duygudur.

Her birey, saygıya değer bir varlıktır. Hiç kimse kendinden faklı olanı hor görmeye, ötelemeye hakkı yoktur. Hangi dinden, dilden, coğrafyadan, düşünce ve fikirden olursa olsun herkesin yaşama, kendini ifade etme ve değerli kılma hakkı vardır.

Ya sadece hayatı seyredenler, benciller, aymazlar, kendine gelince kızılca kıyamet koparanlara ne demeli ? Saygı biçimsel bir seremoni midir ? Saygı hak edilen midir?

Toplum yaşamında sıkça kullandığımız bir tanımlama vardır ‘’Sevmek zorunda değilsin lakin saygı göstermek zorundasın.’’

İyi güzel hoş da, insan aklı ve yüreğiyle onaylamadığı bir davranış ve tutuma saygı duymak zorunda mı?

Saygı özünde değer vermek ise, gösterişe dayalı saygı en büyük iki yüzlülük değil mi ?

Çıkar kazanma umuduyla saygı göstermek korkunun bir ürünü değil mi ?

Saygı; davranış ve fikirlerimizi, özenle ifade etme ve samimiyetle sergileme hali iken, samimi bulmadığımız bir insana nasıl saygı gösterebiliriz?

Saygının, özünde bir tutarlılığı olmalı. Gösterilen saygının bir erdemi ve güzelliği olmalı.

Yoksa, sırf terfi almak için, koltuğundan olmamak için, iyi desinler diye gelene ağam gidene paşam diyen bir insanın hangi özelliğine saygı duyabiliriz?

Sadece, evrende yer aldığı için yaşama hakkına saygı duyabilirim. Yoksa; suya, havaya, duyguya kirlilik katan bir insanın neyine saygı duyabilirim ki ?

Saygı tek taraflı olacak bir şeyde değildir. Saygı kavramını içselleştirerek yaşamın felsefesi haline getirmeli insan. Ne olursa olsun içinde saygı tohumu olan sevgiler ortak yaşam alanlarının korunmasında elzemdir, olmaya da devam edecektir

O zaman  saygı kimlere gösterilir?

‘’*Özellikle bilim adamlarına ve onları yetiştiren öğretmenlere
*Gelecek adına; aklı, vicdanı hür evlatlar yetiştiren ebeveyinlere
* Doğayı ,hayvanları,insanları yaşamın bir bütünü olarak gören bilince
* İnsanların ”değerini” renkleriyle, dilleriyle, cinsiyetleriyle ve maddi güçleriyle ölçmeyen bilinç ve algıda seçiciliğe sahip olanlara
*Haksızlığa, yalana, talana sessiz kalmayanlara
*Üretenlere, değer katanlara
* Evrensel ve humanist insanlara
*Sevgiyi, saygıyı kendine ilke edinmiş ve inanmış insanlara’ ’Saygı duymalı.

Yaşamak sorumluluktur. Yaşama saygı, bu sorumluluğu duymaktır. Kendimizden, toplumdan, çocuklardan, büyüyen ağaçtan, akan sudan sorumlu olmaktır. Bize emek veren, sabır gösteren, bu dünyanın iyiliği için çalışan insanlara saygı duymak gibi bir sorumluluğumuz vardır. Sevgiye saygı, barışa, anneye, çiçeğe, denize, toprağa saygı evet o kadar elzem bir olgudur ki, bilmek ve anlamak gerekir.

Yaşam hakkına, eğitim alma hakkına, sağlıktan faydalanma hakkına, eşit ve adil eğitim alma hakkına, sonuna kadar saygı duyuyor ve sahip çıkıyorum.

Saygı, karısındaki insanın varlığını kabullenmek, düşüncelerini kabul etmesen bile onun düşüncelerinin dinlenmeye değer olduğunu ona hissettirmektir. Bunun içinde önce insanın kendine saygısı olmalıdır. Kendine saygı duymayan bir insanın bir başkasına saygı duyması mümkün değildir. Olsa olsa korkuya dayalı bir saygıdır ona da erdemli saygı diyemeyiz.

Kendi bilincinin farkında olmayan, birey olmayı başaramamış bir insanın gösterdiği saygı kendi donanımına göre anlam ifade eder. Yargısı da, takdiri de içinde bulunduğu bilinç ve algıyla orantılı olacaktır.

Özellikle ilişkilerimizi, dini ritüellerimizi, cinsel tercihlerimizi, kendimize saygımızı, durduğumuz yerin farkındalığını düzenleyen erdemli bir yaşam anahtarıdır saygı. Saygı bir erdemdir ve erdemin olduğu her yerde bizi güzelliğe yönelten davranışlar olur. Korkudan kaynaklanan, göstermelik bir saygı da erdem yoktur. Kendine saygı duymayan bir insanın, başkasına saygı duyması mümkün değildir. Yaşamı anlamlı kılan her birey kendine ve yaşama saygılıdır. Otorite ya da korku karşında ceket ilikleme tutumunu saygı olarak algılayamıyorum.

Yaşamla birlikte ”saygının” hiç bir zaman yanlışa toleranslı davranmak, görmemezlikten gelmek, katlanmak demek olmadığının öğreniyorsun. Bu nedenle ”erdemli saygı” bir korku imparatoru yaratmaz. Kendine saygısı olan,  insanlara ölçülü, seviyeli ve kibar davranır. Ön yargılı ve yargılayıcı değildir.

Saygı aynı zamanda empatidir. Yargılamadan, karşıdakinin penceresinden bakarak, hayatı ve içindekileri anlamaya, dinlemeye, özenle, dikkatle olum-lamaya çalışmak, anlaşılır ve tutarlı olmaktır.

Sağlam ve anlaşılır olmak, insanların güvenle bir arada çalışmalarını, risk almalarını ve kendileri olmalarını sağlar. Anlaşılır, açık ve tutarlı olmak, sapla samanı karıştırmamak karşımızda ki insanlara rahatlık hissi verir, güven duygusu sağlar.

Duygularımızda saygılı, samimi ve içten olalım. Saygının insana kazandırdığı  güven duygusu en büyük huzurdur.  Kim olursa olsun, saygı duymadığımız bir insanla gönül bağı kuramayız.  Saygı bir kültürdür, dar bir görüş değildir.

Kadınlara, çocuklara şiddet uygulayanlara,  zehir tacirlerine, tecavüzcülere, din simsarlarına, doğayı katledenlere, hayvanlara eziyet edenlere,   bencillere, sevgi ve güven duygusundan yoksun yürek taşıyanlara, bencillere  saygı duymuyorum.

Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda